Salı, Nisan 6

Hangi mandıradan aldılar sizi?

100 yıldan fazla olmuş Fenerbahçe-Galatasaray rekabeti varolalı.Hoş son 10 yılda iş boyut değiştirdi.Birbirine düşman iki ekibin savaşı gibi,iki zıt cephe gibi birşeye dönüştü.

İyi güzel Türkcell çok Süper Ligimizde ikimizden birinin yaptığı puan kaybına sevinelim.Hadi dalga geçmesine de varım.Ama anlamıyor musunuz lan? Edirne'den sonra kimse Fenerbahçe,Galatasaray,Beşiktaş bakmıyor.Türk takımı diyorlar.Türkiye'den diyorlar.Türklerle dalga geçerken 'ehehe nası koydu ama Liverpool Beşiktaş'a demiyorlar,nası koyduk ama Türklere diyorlar'.

Fenerbahçe Acıbadem Avrupa'da finale çıkmış,finalde 2-0 dan 2-2 yi yakalamış 3.5 atıyor kimisi,aman kazanmasın takım diye.Hasta mısınız bilader?Maç sonu nası koydular ama diye mesajlar geliyor Fenerbahçe taraftarlarının telefonuna.Uefa'yı aldınız 10 sene oldu,hala dinliyoruz Avrupa'nın kralı olduk laflarını..Sabrediyoruz ama dimi.Beşiktaş gitti 8 yedi hiç mi üzülmediniz? O zaman da 9 olsun 10 olsun falan mı diyordunuz? İnönü'de Fenerbahçe'nin 3 yediği maçtan önce 8jk yazacak kadar zekası olan Kazım kadar bile aklınız yok demek ki..

Bugün Sivas'ta şampiyonluk umutlarını tüketti Galatasaray.Yukarıdaki fotoda Atletico Madrid maçında yapılan koreografiyi görüyoruz.Ben ve pek çok Fenerbahçe taraftarı o tarz bi şovu yapanların hakkını teslim eder.Etti de ben gözlerimle gördüm.Keza Lille maçında Fenerbahçe tribünlerinde Grup CK ve Vamos Bien gruplarının yaptığı şovu pek çok Galatasaraylı arkadaşımın takdir etmesi gibi.

Peki bu akşam Sivas maçından sonra forumlarda dönen ''Bursa'ya gol atan Galatasaraylı o. çocuğudur! Volkan'ın popo stopunu unutup oynayan futbolcu adam değildir!'' muhabbeti nedir? Yada haftaya Diyarbakır'a da yenilelim Sivas küme düşsün muhabbeti? Böyle gerizekalıların yaptıklarını elbette tüm taraftarın üzerine atmamak lazım ama nerde varsa böyle aptal herifler,bunları temizlemek stadda tribünden sahaya bişeyler atan,oyuncusunu ıslıklayan,küfür eden taraftarını uyaran ve uyarması gereken her akıllı taraftarın boynunun borcudur.


Galatsaray Bursa'ya yatsa nolacak?10 sene Uefa'nız konuşuldu,öyle bir durumda 100 sene sizin yatmanız konuşulmaz mı,hiç mi beyniniz yok sizin?Nerden geldiniz ki,hangi mandıradan aldılar sizi bilemedim?Yuh be!



(Forum kısmı haberinin kaynağı:benfenerbahçeliyim)

Newcastle United Premier Lig'de!


Geçen yıl 'düştü,düşüyor yok yahu düşürmezler koskoca Newcastle' sözlerinin akabinde 118 yıllık tarihinde ilk defa Premier Lig'den Championship ligine düşüyordu.Üstelik bu hikayenin son maçı daha bir dramatikti.Ligin son maçında Aston Villa karşısında kendi kalelerine attıkları golle 1-0 mağlup olarak küme düşmüşlerdi.Maddi olanakları İngiltere'de ki pek çok kulüpten iyi olan kulübün küme düşmesi 50-60 milyon sterlin gibi bir zarar getireceği söyleniyordu.

Newcastle United; İngiltere'nin nüfus bakımından 20. sırada olan Newcastle upon Tyne şehrinin takımı olmasına rağmen Premier Lig'de olduğu yıllar boyunca maçlarını oynadığı 52.000 kişilik St.James' Park'ta sağladığı seyirci ortalamasında hep üst sıralarda olmuş bir kulüp.Son 10 yılda Premier Lig'de 3.en çok seyirci ortalamasına sahip takımdılar.

Sonları Leeds United'a benzeyecek deniliyordu ancak öyle olmadı.Newcastle United'ın Championship hikayesi sadece 1 yıl sürdü.Ligin 42.maç gününde 1 maçı eksikken,en yakın rakibi West Brom'a 4 puan,3.sıradaki Nottingham Forest ile 15 puan fark varken Nottingham'ın erken saatlerde Cardiff ile berabere kalması sonucu akşam oynayacağı Sheffield United karşılaşması öncesi Premier Lige çıkmayı garantiledi.

Normal şartlarda şampiyonluğu önceden garantileyen takımların son maçlarından oluşabilecek olası rahatlık sonucu puan kaybı olması muhtemeldir(Fenerbahçe taraftarı son maçta kaybedilen Konya maçını hatırlayabilir).Dün akşam da böyle bir gece yaşanmak üzereydi.Maçın ilk yarısında amaçsız Sheffield United takımı St.James' Park'ta 0-1 öne geçti ancak ilk yarının son dakikasında kazanılan penaltıyı Peter Lovenkrands'ın gole çevirmesi ve ikinci yarıda tecrübeli golcü Kevin Nolan'ın attığı golle bu güzel geceyi 2-1 önde kapadı Newcastle United.Küme düştükten sonra ayrılan Duff,Viduka,Martins,Owen gibi isimlere rağmen halen Alan Smith,Joey Barton,David Guthrie,Lovenkrands,Wayne Routledge,Jonas Gutierrez,Coloccini,Kevin Nolan gibi kaliteli isimlere sahipler.

Maç sonu yaşanan sevinç görüntüleri görülmeye değerdi.Böyle diyorum çünkü Premier Lige yükselmeyi garantiledikleri akşam evlerinde taraftarlarına galibiyet hediye edeceklerine inanmıştım ve maçın ikinci yarısını ve sonrasını bende izledim.Kazanarak bana da kazandırdılar sağolsunlar ;)

Şaka maka Newcastle United tarihiyle taraftarıyla büyük bir klüp,sevdiğim bir klüp.Her nekadar geçen yıl artık kazanırlar,zamanı geldi,tamam artık bu maç yenecekler diye diye çok kez kaybettirdiler bana ve etrafımdakilere ama olsun Premier Lig onlar olmadan olmaz.Ee darısı Leeds'in başına..

Game Over!



Galatasaray 19.haftada 2-1 galip geldiği Denizli deplasmanından sonra üst üste 5.deplasmanından da 3 puan göremeden ayrıldı ve zaten azalan şampiyonluk ümitlerine bence bu kez veda etti.

Maç pazartesi olduğu için gitmek planımda yoktu ancak akşam 6 da başlayan dersin sıkıcı geçmesi sonucu çıkıp maça gidelim dedik.Stadın önünde kapalı bileti satmaya çalışan has Sivaslı iki ağır abinin 'kale arkası bitti gençler kapalı verelim' sözüne kanıp gişeye sormasak play station oynamaya doğru yol alacaktık.

Stada girip kale arkasındaki yerimizi alınca Galatasaray'ın kadrosu şaşırttı açıkçası beni.Jo'nun grip geçirdiğini okumuştum,Elano'nun sakatlığı var mıydı bilmiyorum ama gündüz haberlerde verilen muhtemel kadrolarda sahada olacakları söyleniyordu.Sahadaki kadro ise bambaşkaydı.Sanırsınız Galatasaray Real Madrid deplasmanına çıkıyor.Rijkaard; Ayhan-Topal-Barış-Sarp-Santos ile oluşturduğu orta sahanın önüne Keita'yı forvet olarak koymuştu.

Bu takıma Jo neden alındı? Peki Elano? Sivasspor'un 29 haftadır oynadığı futbol belli.Hadi tüm maçları geçtim Rijkaard sırf Fenerbahçe'nin Sivas'ta 5-1 galip gelidği maçı izleyip ordan feyz alarak oluştursaydı kadroyu böyle olmazdı.Koca sezonu defans yaparak geçiren ve bu şekilde aldığı puanlarla ligde kalmaya çalışan ekipler ancak bu şekilde 'orta sahayı basan adamlarla dolduralım da önce yemeyelim' anlayışıyla oynar.İlk yarı yine Santos'u 2-3 kere kaçırmayı başardı Galatasaray sol açık gibi oynayan Ayhan'ın tarafından hiç gelemediler zaten.Ayhan'ın ortaya kaydığı pozisyonların birinde Barış'a verdiği verkaç pasının sonucunda öne de geçtiler.

İkinci yarı başlar başlamaz Jo-Elano ve ne alakaysa Gökhan Zan ısınmaya başlamışlardı.70 gibi Jo,80 gibi de Elano girdi.İkinci yarı abartmadan sölüyorum Sivas tek kale oynadı desem yalan olmaz.Ne golü atan Barış,ne çakma sol açık Ayhan ne de ofansif orta saha görevindeki Mustafa Sarp bir varlık gösteremeyince Sivas, yakın rakipleri Denizli ve Diyarbakır'ın kaybetmesinden de olsa gerek puan almaya inanmış bir şekilde gelmeye başladı Galatasaray üzerine.

Tribünden izlerken 'şişir şişir nereye kadar,Neill ile Servet gibi iki adamdan top indirmek kolay mı' diye düşünüyordum ancak tek başına Mehmet Yıldız özellikle Servet ile girdiği ikili mücadelelerin neredeyse hepsinden galip çıkarak bu topların önde tutulmasını sağladı.Oyuna girerken beraber izlediğimiz arkadaşlardan birinin; 'bu da İstanbulspor'dan sonra kayboldu' sözümden sonra 'serseri' olarak tabir ettiği Faruk'un şutunu Aykut'un sektirmesinin ardından Sivas'ın gururu Mehmet Yıldız'ın golüyle düşmeme adına önemli bir puanı aldılar.Sivasspor'un sahadaki tek kötü ismi Cihan Yılmaz'dı benim gördüğüm kadarıyla.Mesut Bakkal'ın gelişini eleştirmiştim ancak görülen o ki hoca değişikliği genelde olduğu gibi Sivas'ı da olumlu etkiledi ona da hakkını teslim etmek lazım.Yabancılardan Petkovic dahil 3 ismi kadroya almaması,ilk 11'de yalnız Keita'ya yer vermesi onun dışındaki yabancıların da Kamanan ve Agbetu gibi etkili sayılabilecek isimlerden olması alınan sonuçlara bakılınca doğru tercihler olarak görülüyor şimdilik.

Galatasaray şu maçtan galip ayrılsaydı bile bundan sonrası adına umut beslemeleri ne derece doğru olurdu bilmiyorum.Haftasonu bloglar arasında gezinirken derbiden önce puan hesabı yaptığında Galatasaray'ı şampiyon olarak çıkaran bir blogger'ın tekrar yaptığı hesaplarda Fenerbahçe'yi şampiyonlukta favori çıkardığı ancak eğer olursa dahi Fenerbahçe'nin bu sezon oynadığı futbolla bunu haketmeyerek kazanmış olacağını söylemişti.Galatasaray'ın sırf derbide ve şu maçta oynadığı futbollar ligin en kritik dönemlerinde,kalitenin ortaya konulması gerektiği yerde varlık gösterememesinin adı 'haketmek' mi olacaktı acaba? Varsın 3.hesaplamasını ve kim neyi hakediyormuş Fenerbahçe'nin son 2 haftadır oynadığı istekli futbolu da gözönüne alarak hesaplasın bir zahmet.

Sonuç olarak Galatasaray bence Rijkaard'ın yanlış tercihleri sonucu az miktarda varolan şampiyonluk şansını da yitirdi.Rijkaard bu ülkeye gelirken bir sistem,bir karakter oluşturacağı düşünülüyordu ancak görünen o ki Rijkaard'ın şampiyonluk zora girdiğinde takımı karakterinden vazgeçiren bir yapısı varmış.

Son olarak dikkatimi çeken başka iki şey; bu şehrin halkı Galatasaray'dan nefret ediyor resmen.Bu akşam stadda gördüğüm tepkiler sanki yabancı bir takımla oynanıyormuş gibiydi.Ne Fenerbahçe ne Beşiktaş hatta Sivas'ın her daim çekişme içinde olduğu şehrin takımı Kayseri bile bu stada geldiğinde böyle tepki görmedi bu güne kadar.

İkincisi de Keita'nın bu çirkeflikleri aynı işten ekmek kazanan bir meslekdaşını sakatlamasıyla falan son bulacak heralde.Yasin'in kaval kemiğine bastığı tekmede ayağı mı kırılsaydı?Hayrettin'e attığı dirsekte boğazına kaçan dili kısa sürede düzeltilemeseydi mi farkına varılacaktı bu adamın pis oyunlarına? Yakışmıyor bu adam.Galatasaray ezeli rakiptir evet ama sonuçta bu ülkenin büyük camialarından biridir ve o camianın formasını taşımaya yakışmayan bi adamdır Keita bence.Galatasaray yöneticileri hala bu tür davranışlardan sonra bile Keita'yı bu formaya yakıştırabiliyorlarsa kendi karakterlerini de ortaya koymuş olurlar diye düşünüyorum.

Pazartesi, Nisan 5

Alma aldırtma!

Hadi sıfatı spor kulübü olupta yıllardır futbolda edindiği tek tük başarıları ısıtıp ısıtıp onlara sırtını dayayan diğerlerinin ve taraftarlarının; sarı meleklerin 2-0 dan eşitliği sağladıktan sonra son sette Voley Bergamo için dualarını esirgememesini anladık.

Hadi bu sözde spor kulüplerinin taraftarlarının çekememezliğini,hatta Türkiye'de ilk kez olimpik takım sporlarında ikincilik elde etmelerine rağmen maçtan sonra Fenerbahçe taraftarı arkadaşlarına 'nası koydular!' muhabbeti yapmasını da anladık.Kanlarında var çünkü,korkuyorlar;Fenerbahçe'nin gidişatı belli hedefi belli gelişimi ortada kulübün..

Peki ya bu ülkenin en çok okunan yayın gruplarından birinin gazetesinin yaptığı bu terbiyesizlik..Okadar birikmiş ki demek ki içlerinde hep bi fırsat kollamışlar..Nasıl bir ahlak nasıl bir amatör ruh ki sizde ki 'Avrupa'da kupa hayal' diye başlık atabiliyorsunuz..İğrençsin Milliyet..Küçüksün..

Zaten ne internet sitelerini okur,ne gazetelerini alırdım ama bundan sonra etrafımdaki insanların da almasına engel olmak için herşeyi yapacağım.Değil sadece Fenerbahçe hangi türk takımı olursa olsun bu yaptıkları rezillikten başka birşey değil.Basın dediğin tarafsız olandır,objektif şekilde gerçekleri ortaya sunandır.60 yıldır varolan bir medya organının rengini bu derece belli etmesi bi 60 yıl daha varolsalar adam olamayacaklarının göstergesidir.Tüm Fenerbahçe taraftarının bu çirkef hareketlerden sonra yapması gereken tepkisini ortaya koymasıdır!Milliyet alma aldırtma!

Artık onlar da inanıyor..

Galatasaray derbisi sonrası, bay geçilecek hafta ve ertesinde Beşiktaş ile bence galip gelindiğinde şampiyonluk yolunda en ciddi adımın atılacağı maç öncesinde; derbi galibiyetinin ve son haftalardaki bu 'yemeyen ve istediğini alan' takım hüviyetinin devam ettirilmesi adına önemli bir maçtı Kayseri maçı.

Kayseri'nin son haftalarda Trabzon maçında aldığı galibiyete rağmen istikrarsız gidişatı,Tolunay Kafkas'ın sezon sonu bırakacak oluşunun takım üzerindeki etkisi de olsa gerek ben şu ligin iyi takımlarından da olsalar,bize zorluk çıkarmış da olsalar bu akşam bir sürpriz beklemiyordum.

Hele Tolunay hoca Cangele'yi de 70 dakika yanında oturtunca Kayseri'nin yegane gol umudu Makukula olmuştu.O da Lugano ve Bilica arasında tost oldu maç boyunca.Takımın maça başlangıcı belki ikinci yarıda hiç görmediğimiz şekilde arzu doluydu.Guiza'nın sakatlanıp çıkmasının ardından Gökhan Ünal'ın golüyle öne geçen takım hem stadda hem de ekranları başında izleyen milyonların heyecanlı beklentisine karşılık oluyordu.

Bireysel olarak tek bir şeye değinmek istiyorum.İkinci yarının başından beri ısrarla sol kanatta Santos-Wederson oynadığı takdirde hem Santos'un hücumda daha faydalı olabildiğini hem de takımın en azından bir kanatının işlediğini tekrarladım.Bugün Özer tercihi yine ve yine gösterdi ki Özer asla kanatta oynayabilecek bi adam değil.Evet mücadele ediyor evet sakatlığı var ancak karşısında rakip oyuncu belirdiği anda korkuyormuş gibi bir hali var.Nerde o çalım deneyen verkaça giren Özer.

Onun dışında takımın geri kalanının oyunu eksiksizdi.Selçuk-Emre ikilisi görevlerini harfiyen yerine getirdiler.Alex yine fazla ortalıklarda gözükmeden 2 asistini yaptı.Beşiktaş maçında şu istek olursa sıkıntı yaşamadan galip gelineceğine inanıyorum.

Bu arada devre arası ve maç öncesinde tüm tribünlerin koridorlara doluşup Cannes'da ki sarı meleklerin mücadelesini izlemesi,binlerce taraftarın aynı duyguyu o derece yoğun yaşadığının göstergesi inanılmazdı cidden.Herşeye rağmen bir kez daha teşekkürler sarı melekler!

Pazar, Nisan 4

Teşekkürler Sarı Melekler!

50 binin üzerinde Fenerbahçe taraftarının gözü Saracoğlu'nda aklı ve kalbi Cannes'daydı.Fenerbahçeli futbolcular da 'Bizler inandık,siz de inanın' pankartıyla sahaya çıkarak hem tribünlere hem de Cannes'da voleybolun şampiyonlar liginde finalde,bu kupayı 6 kez kazanan Voley Bergamo takımı ile kupa için karşılaşan sarı meleklere mesaj gönderiyorlardı.

Karşılaşmaya iyi başlayamadı Fenerbahçe.İlk iki seti kaybederek 2-0 geriye düşmelerine rağmen yılmadılar 3. ve 4. setleri kazanarak maçı tie-break setine taşıdılar.Voley Bergamo takımı gerçekten çok güçlü ve tecrübeli bir takım.Yaptıkları savunma zaman zaman karşıladıkları toplar için kullanılabilecek tek tabir 'inanılmaz' olsa gerek.

Bergamo takımının seyircisi de voleybolü gerçekten bilen bir kitle.Sırf seyirci destğiyle aldıkları sayılara da şahit olduk.Sarı meleklerin 2-0 dan eşitliği sağlaması; belki bugüne kadar hayatında bir voleybol maçını tam olarak izlemeyen bir dolu Türk vatandaşını ekrana kitlemişti.Herkes umut dolmuştu.Belki takımın kendine gelmesi 3.seti bulmasa maçı bile alabilirdik.Olmadı.Sağlık olsun,hepsinin canı sağolsun.

Böylesine tecrübeli bir takımın karşısında 2-0 geriye düştükten sonra dahi savaşmaya devam etmeleri alkışa değerdi.Şampiyonlar ligindeki 12. ve ligle birlikte totalde 38.maçında ilk mağlubiyetini aldı sarı melekler.İlk galibiyet için yanlış maçı seçtik belki ama bu gurur da bize yeter.

Teşekkürler 'Sarı Melekler'


Cumartesi, Nisan 3

Rooney United:1-Chelsea:2

Hafta içi Ancelotti Drogba'nın mide fıtığı rahatsızlığı yaşadığını,bununla yaşamaya alıştığını ancak Premier Lig sezonu sona erdikten sonra operasyon geçireceğini söylemişti.

Bu sözlerin ardından maça Anelka tek forvet olarak çıktı Chelsea.Drogba yedek kulübesinden takip ediyordu.Maça iyi başlayan taraf Chelsea idi.Anelka'nın kaçırdığı 1-2 posizyonun ardından Joe Cole ile golü de buldular.

Manchester'ın maç boyu benim gördüğüm yapmaya çalıştığı 2 şey vardı.Biri ve en çok yaptıkları şey kanatlara verdikleri topları Berbatov'un kafasıyla buluşturmak oldu.Berbatov o kafa vuruşlarını dışarı atmakta ısrar ediyordu.İkinci yarıya daha bi istekli girdi ManU.Park ile Giggs'in hemen ceza sahası önünde ki verkaçları ile tehlikeli olmaya başladılar.

Ben tam beraberlik gollerini beklerken Ancelotti maçı kazandıran hamlesini yaptı bana göre.Drogba-Anelka değişikliğinin ardından Drogba topla buluştuğu yanılmıyorsam ilk pozisyonda ofsaytta aldığı topu yukarıda gördüğünüz vuruşla İbrahimoviç'in Arsenal tavanına astığı gole benzer bir gol atarak takımını rahatlattı.Ferguson'un Nani ve Macheda hamleleri de Drogba'nın golünden 2 dk sonra biraz da şans bi golle karşılığını buluyordu.Chelsea belki golden sonra bi 5 dakika daha dayanıp topu ayağında tutabilseydi daha rahat bir galibiyet de alabilirdi.

Sonuçta Rooney'in olmayışının ciddi şekilde Chelsea'ye avantaj getirebileceğine inanıyordum.Bu sene takımı resmen sürükledi her kulvarda.Berbatov onun verdiklerinin yarısını verebilecek bir isim değil hele ileri uçta tek forvet olduğunda ve böyle zorlu rakiplere karşı.

Chelsea ilk yarıda 1-0 lık galibiyetinin ardından rövanş maçını da kazanarak Manchester'dan liderliği devraldı ve ligin bitimine 5 hafta kala avantajı eline geçirdi.

Sarı melekler finalde!

Kalbimiz duracaktı!Soğuk terler akıtmak nedir birebir yaşadık ama üst üste 3 kez kullanamdığımız maç sayısı şansını rakibe kaptırdıktan sonra 3 kez ard arda aldığımız sayılarla zor da olsa 3-2 kazanmasını bildik.

Indesit bayanlar voleybol saşmpiyonlar ligi final four maçında Fenerbahçe Acıbadem dörtlü finale ev sahipliği yapan Cannes takımı ile karşılaştı.İlk setin hemen başında heyecandan olsa gerek 6-0 geriye düşen sarı melekler sonrasında oyunda dengeyi sağlasa da farkı kapatamadı ve ilk seti kaybettik.Sonrasındaki iki seti 6 ve 8 sayı farklarla rahat alan Fenerbahçe 4.seti verince kıran kırana,kalbimizi zorlayan bir 5.set izledik ve sonunda kazanan 3-2 ile Fenerbahçe Acıbadem oldu.

Bizler inandık onlar da inandı,Cannes takımını taraftarı önünde yenmesini bildiler.Artık kupayı almadan dönmek olmaz.Yarın muhtemelen İtalyan Voley Bergamo takımı ile 18.30 da karşılaşacak olan sarı meleklerden dualarımızı esirgemeyelim.Kalbimiz sizinle!

Kafam rahat!

Antônio Augusto Ribeiro Reis Jr. Bizim bildiğimiz adıyla Juninho Pernambucano.

2001-2009 yılları arasında 8 sezon top koşturduğu Lyon forması altında 344 maça çıkıp 100 gol atma başarısı göstermiş Juninho geçtiğimiz sezon sonu sözleşmesinin sona ermesinin ardından son yıllarda futbol hayatının sonuna yaklaşan Avrupa'nın yıldız futbolcularını bünyesine katmaya çalışan Katar furyasına katılıp Al-Gharafa takımına 2 yıllığına imza atmıştı.

Lyon'dan önce 6 yıl formasını giydiği Brezilya'nın Vasco de Gama kulübü tıpkı son 5-6 sezonda her transfer döneminde bizim basının 'Galatasaray'a geliyor,Fenerbahçe ile anlaştı' tarzı haberler yaptığı gibi artık 35 yaşına gelmiş,taraftarların kulübün stadının isminden esinlenerek kendisine 'King of San Januario' lakabını taktığı eski futbolcuları Juninho'yu bünyelerine katmak istemişler son 2 sezonda.Ve halen de bu niyetlerinden vazgeçmiş değiller.

Ancak Juninho;Katar'dan gönderdiği mesajda 2 yıl için 2.5 milyon € gibi en azından ülkemize gelse bu miktarı yıllık rahat alabileceğini söyleyebileceğimiz bir meblağa anlaştığı takımında stressiz,rahat bir ortamda futbol oynadığını ve en azından şimdilik ülkesine dönmeyi düşünmediğini ifade etmiş.Herşey para şan şöhret değil demek ki,insan kafasının rahat olduğu yerde standartlar düşük de olsa yaşamaya devam edebiliyormuş.

Cuma, Nisan 2

Haftasonu Tv'de Futbol

2 Nisan Cuma
20:00 Ankaragücü-Beşiktaş / Lig TV

3 Nisan Cumartesi
14:30 K.Erciyesspor-Adanaspor / D Spor
14:45 M.United-Chelsea / Spormax
16:00 İnter-Bologna/ NTV Spor
17:00 Arsenal-Wolverhampton / Spormax
19:00 Bursaspor-Antalyaspor / Lig TV
21:00 Barcelona-A.Bilbao / NTV Spor
22:00 Palmeiras-Oeste / Spormax
22:00 Montpellier-Monaco / Kanal A

4 Nisan Pazar
14:30 Konyaspor-Hacettepe / D Spor
17:00 Birmingham-Liverpool / Spormax
18:00 Everton-West Ham / Spormax
18:00 Valencia-Osasuna / NTV Spor
18:00 Marseille-Lens / Kanal A
18:30 Hamburg-Hannover / TRT 3
19:00 Fenerbahçe-Kayserispor / Lig TV
20:00 R.Santander-Real Madrid / NTV Spor
20:15 Burnley-Manchester City / Spormax
22:00 Auxerre-PSG / Kanal A
22.00 Itiano-Corinthians / Spormax

5 Nisan Pazartesi
20:00 Sivasspor-Galatasaray / Lig TV
20:00 Altay-Giresunspor / D Spor

2010 Basketbol Dünya Şampiyonası yaklaşıyor!


Ülkemizin evsahipliği yapacağı 2010 Dünya Şampiyonası'na sayılı günler kala şampiyona için hazırlanan afişleri ve bunların yapılış aşamasını FIBA'nın şampiyona ile ilgili sitesinde incelemek mümkün.Galata Kulesi'nden Boğaz Köprüsü'ne,Atakule'den Ortaköy'e pek çok farklı mekanın kullanıldığı çalışmalar güzel olmuş.Ben beğendiğim 3 tanesini buradan paylaşıyorum tüm duvar kağıtlarını şuradan inceleyebilirsiniz.

Haftasonu öngörüleri

Bu aralar kendime kazandıramasam da etrafımdakilerin kazanmasına vesile oluyorum ki sevindirici bişey benim adıma.Daha 1 hafta önce benim gazımla bahis işine atılan iki arkadaş girdikleri parayı bugün itibariyle 10 a katlamayı başarmış durumdalar.Dünya üzerinde 1 haftada paranızı 10 a katlayabileceğiniz başka bir yatırım aracı varmı bilmiyorum ancak bu işten ne istediğinizi bilerek oynadığınız ve nefsinize hakim olabildiğiniz takdirde dönemsel! olarak para kazanmanız mümkün.Dönemsel diyorum çünkü şansın da yanınızda olması gerekiyor,bazen kendi şansınızı kendiniz yaratsanız da akıl almaz şeyler oluyor.

Neyse velhasıl 3 haftadır Çarşamba,Perşembe akşamları haftasonu programlarına gözatıp düşündüğüm ve arkadaşlara söylediğim tahminlerin çoğunlukla tutması üzerine bu akşam bunu kağıda dökmek istedim.Geçen 2 haftada özellikle 'şunu da söylemiştik oldu be,vay be şunu da düşünmüştük oynasaymışız' dediğimiz çok maç oldu.O yüzden yine aynı şeyi dememiş olmamak için ilk bakışta aklıma gelenleri buraya yazıyorum.Cumartesi günü yine daha bi güvendiğim maçları buradan paylaşırım muhtemelen.

*Maçların sıralaması tarih ve saatlere göre;

Braga-Guimares>>1
Sporting Lisbon-Rio Ave>>1
West Brom-Leicester>>>over 2.5

Amkar-Sibir>>>under 2.5
Anzhi-Alania>>>under 2.5
İ.B.B-Denizli>>>02
Manchester United-Chelsea>>>02
Arsenal-Wolwerhampton>>>under 2.5
Portsmouth-Blackburn>>>02
Genoa-Livorno>>>1
Dortmund-Werder Bremen>>>over 2.5
Burnley-Manchester City>>>2
Frankfurt-Leverkusen>>>2
Stutgart-Mönchengladbach>>>over2.5
Anderlecht-Club Brugge>>>1
Rennes-Lyon>>>under 2.5
Montpellier-Monaco>>>1
Porto-Maritimo>>>over 2.5
Sevilla-Tenerıfe>>>over 2.5
Alkmaar-Utrecht>>>1
Venlo-Twente>>>2

Saturn-Rubin>>>under 2.5
Birmingham-Liverpool>>under 2.5
Fenerbahçe-Kayseri>>under 2.5,1
Marsılya-Lens>>1
Auxerre-PSG>>1
Santander-Real Madrid>>2
Atletico Madrid-Deportıvo>>02
Naval-Benfica>>2
Sivas-Galatasaray>>>2

Perşembe, Nisan 1

Wayne Rooney&Cesc Fabregas {Nazara geldiler}

























Bu sezon 40 maçta attığı 34 golle adeta Manchester United'ı tek başına sırtladı Rooney.3 hafta önce Allah'tan şu topraklardan onun gibi bir tanesinin daha çıkmasını dilemiştim.Salı akşamı nazara geldi desek çok da yanlış olmaz.Bayern Münih'e 2-1 kaybedilen çeyrek final ilk maçının sonlarında oyundan sekerek çıkmak zorunda kalan Rooney'in sakatlığının ciddi olabileceği 6 haftaya kadar sahalardan uzak kalabileceği ifade edilmişti.

Neyse ki çekilen mr tetkikleri ve testler sonucunda korkulan bi kırığın olmadığı Rooney'in bağlarından bir zedelenme olduğu ve 4 hafta sonra sahalara dönebileceği açıklandı.

Öte yandan dün gece Arsenal'in Barcelona ile karşılaştığı mücadelede takımına 2-2 beraberliği getiren golden önce penaltı yaptırdığı pozisyonda sakatlanan Fabregas'ın sonuçları pek iç açıcı değil.Bugün yapılan testlerde anlaşıldı ki dün gece penaltı pozisyonda Fabregas'ın dizinin hemen altında fibula kemiğinin ön üst kısmında kılcak bir kırık oluşmuş.O kırığa rağmen penaltıyı kullanıp gole çeviren Fabregas: ''penaltıyı kullanana kadar ve kullandığımda ağrı hissetmiyordum ancak vuruşu gole çevirmenin sonrasında topu almak için hareket ettiğimde ağrı hissettim ve birşeylerin yolunda olmadığını anladım'' demiş.Fabregas'ın en az 6 hafta sahalardan uzak kalacağı,bu sezon tekrar oynamasının da zor olduğu hatta sezonu kapattığı söyleniyor.

Bu iki isim bu sezon takımlarının kilit oyuncularıydılar.Rooney'in bu cumartesi Old Trafford'da Chelsea ile yapılacak maçı kaçırmasına rağmen 4 hafta sonra forma giyebilecek olması hem takımı hem de milli takım adına İngilizleri sevindiren bi gelişmeyken Fabregas'sız oynadığı maçlarda sıkıntı çeken Arsenal'in Cesc'in Rooney kadar şanslı olmamasıyla bir hayli sıkıntı çekecekleri ve belki de ellerinde fikstür avantajından sonra umutlandıkları şampiyonluk yolunda büyük yara aldıkları da bir gerçek.

El Burrito yeniden!



Geçtiğimiz Ağustos ayında Maradona'nın; Arjantin'in Yeni Zelanda ile yapacağı hazırlık maçı kadrosuna çağırmasının ardından kendisine mikrofon yöneltip bu gelişme hakkında ne düşündüğü sorulduğunda: 'ciddi misiniz? benimle dalga mı geçiyor musunuz?' diye tepki vermişti Ariel Ortega.


36 yaşına geldi artık.Alkol yüzünden çok sıkıntı çeken Ortega en son bu sezon Kasım ayında River'ın El Monumental'de Lanus'a yenilmesinin ardından faturanın kesildiği ilk isim olmuş ve takımdan gönderilmişti.O günden bu yana futbol oynamayan 'El Burrito',El Monumental'da yapılan takım idmanına katılmış.Yapılan idman maçının son yarım saatinde de yer almış.Onun yer aldığı takım 3-0 kaybetmiş ama takım oyuncuları ve yönetimden demeç verenlerin ağzı bir gibi : ''Ortega bu kulübün idol olmuş,taraftarlar tarafından hayranlık duyulan ve sevilen bir ismi.Teknik direktör Leo Astrada Ortega'nın gidişatından memnun olduğunu dile getirdi ve biz de onun alacağı tüm kararlara saygı duyacağız.''

En son umut ölür!


Yine izlemeyenlerin çok şeyler kaçırdığı Barcelona'nın diğer La Liga maçlarından biri gibiydi.Tek fark ilk yarıda yarattıkları o baskının golle sonuçlanmamış olmasıydı.Arsenal taraftarlarını dahi susturan Barcelona'nın etkili oyunu,kaçan pozisyonlar sonrası ilk yarının 0-0 bitmiş olması Arsenal'i sevindiren sonuç olmuştur diye düşünüyorum.

İkinci yarının başında;bugüne kadar Şampiyonlar Ligi'nde İngiliz ekiplerine karşı oynadığı son 11 maçta gol atamayan İbrahimoviç(benim kendisine taktığım lakap ibram abi) akıllıca bir vuruşla ilk yarının Arsenal adına yıldızı(2 dk içinde 4 net pozisyon çıkardı) Almunia'yı avlıyordu.Kısa bir süre sonra da yine ilk goldeki kadar akıllıca ve klas bir vuruşla topu tavana asarak 0-2 ye taşıyordu skoru.İki takım da gol atar bahsine para yatıran bi arkadaşın Arsenal'den gol umutlarının da kesildiği şu sözlerle anlaşılıyordu: 'Yok aga baksana bıraktılar maçı'

Ben Arsenal'in bu maçta iyi direnmesini ve bi ara sıkıştırıp 1-0 falan almasını bekliyordum maçı.Evet Barca bu,gol atmamalarını beklemek saçmaydı.Sonrasında 2 sakatlıkla Gallas ve Arshavin'i kaybeden Arsenal 3. ve taktik olarak yapılan tek değişikliğinde oyuna giren Walcott ve Fabregas'ın penaltı golü ile beraberliği sağladı.Belki ellerinde Bendtner'den daha etkili bi santrafor olsa,devre arasında transfer yapılsa işler farklı olabilirdi.

Ancak umut en son ölendir ya; rövanşta Barca defansının en önemli ismi Puyol ve İbrahimoviç'e asist de yapan Pique'nın olmayışı Arsenal'e avantaj olabilir.Pek tabi maç sonunda '2-0 bizim sonumuz olurdu ordan getirip 2-2 sonlandırmak iyi bir sonuç' diyen ve muhtemelen ayağının penaltıyı kullanırken sakatlandığını kırık dahi olabileceğini ekleyen Fabregas'ın herşeye rağmen sözlerinden umut taşıdıkları anlaşılıyordu.Ben 0-0 ken de 0-2'ken de 2-2 bitince de aynı şeyi söyledim: 'Barcelona Nou Camp'da en az 3'lük yapar Arsenal'i '

Bu arada Messi'nin girdiği pozisyonlara rağmen adından en az söz edilen maçlarından birine bukadar zaman sonra ilk kez denk geliyorum.
Gecenin diğer maçında İnter Sevilla'yı eleyerek 2.turların sürpriz sonucunu yapan Cska Moskova'yı ağırladı.Çoğunluğun Chelsea'yi eledikten sonra İnter'in farklı kazanmasını belki de daha ilk maçtan turu garantilemesini beklediği maçta İnter Barcelona'nın ilk yarıda olduğu gibi çok sayıda bulduğu pozisyonları gole çevirmekte zorlandı ve Milito'nun golüyle maçı 1-0 kazandı.

İnter'in acilen Stankovic'ten kurtulması lazım.Bu takımın ofansif orta saha oyuncusu eksikliği var.Sahaya 3 forvetle çıktılar dün gece.Pandev-Milito-Eto'o.Eto'o sanırsınız ki bir 10 numara orta sahadan yada kanata açılarak aldığı toplarla kendisi ilerleyerek bişeyler yapmaya çalışıyor.Abartısız 10 pozisyonun 7-8 tanesini bu şekilde harcadı.Stankovic için artık 'bitik' sıfatını gönül rahatlığıyla kullanabilirim.İnter'in izlediğim son 4-5 maçında da saçma sapan pas hataları,hantallığı ile izlerken gına getiren bi adam olmuş artık.Mourinho nasıl tahammül ediyor anlamıyorum.

Cska doğru düzgün pozisyona bile giremedi.Bir iki tane altıpasa yapılan orta var İnter defansının çıkardığı bir de 3-4 adet '3 kale daha olsa girmezdi' tarzında şutları var.İkinci maçta İnter muhtemelen yine kazanarak turu atlayacaktır ancak Cska'yı küçümsemişler sanki.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...