Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Eylül 25

Tavsiye Filmler {4} - Musallat -

Blogdaki son post bir hafta öncesinde kalmış.Pazar öğlen başlayan Sivas'ta ki 3.yılımda ev taşıma,yerleşme,abonelikler vs yüzünden netten uzak kaldım.Esasında Pazartesi başvurduğumuz telefon ve internet aboneliğinin Salı günü başlamasına rağmen bizim ancak Perşembe akşamı kullanabilir hale gelmemiz tamamen telekomun suçu ki bunun böyle olmasında şaşılacak bir durum yok sanırım.

Neyse 1 hafta sonra uzun süredir üstüne bişeyler yazmadığım sinema etiketiyle post girmek keyifli aslında.Cuma gecesi Bursaspor-Bucaspor maçını izleyen bünye hatun kişinin de yorgunluktan bitap düşüp sızması üzerine film,dizi işlerine takılır.Sivas'ta yaşıyorsanız çok da fazla seçeneğiniz yok aslında.

House s1e9 ve e10 izlendikten sonra tivibu'da bakınan bünye Filmclub kanalında Musallat filminin yeni başladığını görür ve izleyelim bari der.Burda bir parantez açmak gerekir sanırım;filme başladıktan yarım saat sonra tivibu'da kesilen filmclub yayınını devamlı şekilde izlemek mümkün olmadığı için başka bir siteden filmi açıp dolmasını beklemek suretiyle ayrı bir sekmede açık bıraktık.Öte yandan tivibu'da;bu haftanın çok konuşulan dizisi Fatmagül'ün Suçu Ne? dizisinin tekrarına rastlanılır ve yarısına gelmiş bölüm sonuna kadar izlenir.

Sonrasında Musallat filmine kalındığı yerden devam edilir.Öncelikle şunu söylemek gerek,korku filmleri sırasında yada sonrasında 'ehe hiç korkunç değilmiş bu' diyen tiplerdensen sana baştan kılım ve bu yazıyı buraya kadar okuduysan şimdiden vazgeçebilirsin arkadaşım.

Gecenin 2-3 sularında izlenmeye başlandığı takdirde Musallat gayet etkileyici bir film olabiliyor.Ben böyle cinli perili filmlerin etkisinde kalmam.Ama filmi izlerken 3-4 kez net şekilde tüylerimin diken dike olduğunu irkildiğimi itiraf etmem gerek.

Bir kere film konusu itibariyle farklı ve ilgi çekici.Malum 3 harflilerin dünya üzerinde yaşayan biz insan ırkından bir kimseye karşı duygusal anlamda bağlanması ve hatta fiziksel olarak ilişkiye girmesi üzerine mevzular dönmüştü 2-3 yıl evvelinde.Hatta daha bile fazla var hiç unutmam lise zamanında bir gazeteyle ek olarak gelen tempo dergisinde görmüştüm mevzuyu.Ozamanlar epey saçma gelen konu filmde izleyince o düşüncelerimi bana hatırlatıp sorgulattı açıkçası.

Filmdeki karakterlerin çarpılma sahneleri dikkat çekiciydi.Filmin başrölünde bence türk dizi tarihinin en büyük çakması yolunda zirveye oynayan 'Küçük Sırlar' dizisinde de oynayan 2006 yılı best modeli Burak Özçivit oynuyor.

Filmde beğenmediğim tek şey hacı amcanın nasihat verir tarzdaki konuşmaları oldu.Özellikle sona doğru olan kısımları baydı biraz.Ama bugüne kadar türk sinemasında korku dalında böyle cinli,vampirli filmler düşünüldüğünde bence Musallat konusu ve işlenişiyle,insanı sürüklemesi ile epey başarılı bir gerilim filmi olmuş.Arkadaşlarla toplaşıp 'hadi korku filmi izleyelim' diyenlerin kaçırmayacağı bir film olmuş kısacası.

Cuma, Temmuz 30

Tatil bitti+Inception



Uzun zaman oldu.Finaller,bütünlemeler,ev arama-bulma-taşıma işlerinin ardından hatun kişinin yardımına koşmaca ile Temmuz ayının yarısı geçmişti zaten.Öyle ki İspanya'nın Avrupa Şampiyonluğunu adamakıllı paylaşamamak(zaten dünya kadar blog yazdı okuyan okudu benzer yada ilginç kupa yorumlarını ama nolursa olsun burası sonuçta tarihten bu tarz notlar düşebilme yeriydi ve bunu yapamamak sıkıntı vericiydi asıl) ile başlayan süreç transferler,hazırlık maçları ile devam etti ve Şampiyonlar Ligi ve Uefa maçlarının elemelerine kadar geldik.

Tatil bitti,hah şimdi blogla yeniden ilgilencek zamanım olur diye düşünmek ve yazabilmek çok isterdim ancak şimdi de koca bir Ağustos ayı staj ile geçecek.Pazartesi başlayacak bu dönem en başta saydığım zorlu hayat gerçekleri!nin bi devamı niteliğinde olacak.Staj yapcağım yerin karşıda olduğu düşünülürse epey yorucu olacağı kesin ama yinede geceleri şu 2 ayda olup biten şeylerden kısa kısa postlar girmeye çalışmak istiyorum.Uzun süre nete girememenin en güzel yanı da reader da okunacak bir dünya post birikmiş olması olsa gerek :)

Neyse bugün tatilden geldikten sonra ayağımın tozuyla hatunu taktım koluma koştuk liseden beri vazgeçemediğimiz Galleria'nın sinemalarına(bu arada 5 seneye yakındır zaman zaman yaz aylarında üşümemize neden olan sinema salonlarının klimaları çalışmıyordu ve film sırasında hamamdaymışız gibi hissettiğimiz anlar oldu ayıpladık) ve tabi ki fragmanı ilk yayınlandığı günden beri merakla beklediğim Inception'ı izledik.Ben filmi beğendim.Bi kere bugüne kadar bu tarz bir yapım görmemiş olmam yani filmin konusunun özgün olması en çok hoşuma giden şeydi.Zindan Adası'nı izlememem yönünde çok şey duydum ve okudum o yüzden boş bi zamanda vakit geçirmek için izlerim düşüncesini taşıyodum hala da izlemedim ordaki oyunculuğunu bilmiyorum ama Di Caprio Inception'da iyiydi bence.

Ben küçüklüğümden beri Batman hayranıydım.Batman Begins ve Dark Knight'ı kaç kez izlediğim hatırlamıyorum bile.Afişlerindeki benzerliğinin yanına Batman filmlerinden Crane ve Alfred gibi iki karakteri canlandıran Cillian Murphy ve Michael Caine gibi oyuncuları barındırması benim için daha izlemeden bi artıydı.Taxi serileri ve Jeux d'enfants filminden bildiğim Marion Cotilard'ın sergilediği 'Mal' karakteri bi kere karakter ismiyle bizim için ofsayttı ama oyunculuğu bence Di Caprio'nun ekibinde yer alan Arthur ve Eames karakterlerinden daha alt seviyede etkiliydi filmde.Hatta 3 hafta önce bütünlemelere giderken otobüste izlediğim Juno filminin başrol oyuncusu Ellen Page bile daha ilgi çekiciydi.Bu arada filmi izlerken filmin adının Juno olduğunu hatırlayamamıştık ayrıca birbirimize sorduğumuz şu soruya burda da yer vermek lazım bence.Bu Ellen Page hiç büyümeyecek mi?

Hatun pek beğenmedi filmi.Filmi anlamak için bir süre geçmesi lazım.Rüya içinde 2. hatta sonra 3. rüya durumları falan bazen 2. şuydu da 1.rüyada noluyodu ki? dedirtiyo insana..Biz ikimiz de bol rüya görürüz.Aslında sık rüya gören insanların filmden etkilenmesi daha olağan diye düşünüyorum.Nolursa olsun bi etki bırakır cinsten gidişatı var çünkü filmin.Ben beğendim.Fakat ne olduğunu belki üstünden bir süre geçtikten sonra anlayabileceğim bi eksiklik vardı sanki.Yada benim beklentilerim yüksek olduğu için böyle bi hissiyat oluştu bilemiyorum.

Sonuç olarak yukarda da dediğim gibi özellikle sık rüya gören insanlar için gidilesi bi film Inception..

Salı, Şubat 9

Batman vs Dark Knight

89 yazında gösterime giren Batman ile 19 yıl sonra 2008 yazında gösterime giren Batman:The Dark Knight'ın fragmanları arasındaki benzerlik hatta neredeyse aynı oluşları ilginç.

Batman çocukluğumda da en sevdiğim filmdi Batman Begins ve Dark Knight ise defalarca sıkılmadan izlediğim ender birkaç filmden iki tanesi.Hala izlemeyen varsa çok şey kaybediyor,bu posttan hareketle film tavsiyeleri serime en kısa zamanda bi ekleme daha yapmak farz oldu.


Çarşamba, Şubat 3

Tavsiye Filmler-(3)-The Other Boleyn Girl


Philippa Gregory'nin aynı adlı romanından uyarlanan Şubat 2008'da gösterime giren filmde başrollerde Eric Bana,Natalie Portman,Scarlett Johansson oynamış.

İngiltere'de ki kraliyet hayatını tüm entrikalarıyla,aşk,ihanet ve iktidar adına yapılan oyunlarla gözler önüne serilen film imdb'de 6.7 puan alırken ülkemizde izleyicilerin oyları 7-8 civarında bi ortalama yakalamış durumda.
Filmin kitaba göre pek çok karakteri ve detayı içermemesi,üstünkörü geçilmiş eleştirilerine yol açsa da ben filmi beğendim.Kitabının çok daha detaylı olduğu söylenen filmin kısaca konusuna değinmek gerekirse,İngiltere Kralı 8.Henry'nin varisi olarak göstereceği bir erkek çocuk arayışında olmasına paralel olarak,karşısına çıkan yada bilinçli olarak çıkarılan Boleyn kızları Anne ve Mary'nin sarayda yaşadıkları sırasında birbirlerine rakip konumuna kadar gelmesi ve bu olaylar sırasında meydana gelen entrikalar,ihanetler dönemin mekanları ve kıyafetlerine de sadık kalınarak izleyiciye aktarılmış.

Kitabını okumadığım için kıyaslama yapamayacağım ancak film bence izlenmesi gereken bir film.Dönemde yaşanan olayları 1 saat 55dk gibi bir sürede merak ve şaşkınlık içinde izleten bir film.


Pazar, Kasım 29

Tavsiye Filmler-(2)-SHAWSANK REDEMPTİON


Aslında bol futbollu bi hafta Arsenal-Chelsea,Barca-Real maçları var,bizim büyükler iyi günde kötü günde beraberiz kanka dediler ve cimbom kaybedince fener de seni yalnız bırakmam der gibi oda kaybetti.Yazılcak çok şey var ancak malum bayram sebebiyle ne maç izleyebildim ne de takip edebildim gelişmeleri.([Mesela şu an ben bu satırları yazarken 1-0 önde olan ve busquets'in kırmızı gördüğü barca karşısında real'de Ronaldo oyundan çıkıyor,ilginç,maçı netten takip ediyorum sakatlık yoksa eleştirilesi bi değişiklik olabilir])Bu yüzden bu haftasonunu böyle geçerekten,tavsiye filmlerime ikincisini ekliyorum ve hala izlemeyen varsa mutlaka izleyin bu filmi diyorum..

94 yapımı Stephen King'in Rita Hayworth and Shawshank Redemption adlı romanından uyarlanma bir film,adı türkçemizde ''Esaretin Bedeli'' olarak geçiyor.İmdb sitesinde 456.000den fazla oy alarak top 250 listesinde uzun süredir 1 numarada ve farklı türler arasındaki en iyi 3 filmden biri olarak gösteriliyor.

Filmin fragmanını izlemek istiyorsanız buyrun;
Film ile ilgili yorumları okumak için ise buraya buyrun.


Filmin konusu şöyle; Şaibeli bir şekilde karısını öldürmek suçundan Shawshank Hapishanesi`ne gönderilen Andy Dufresne (Tim Robbins), burada hiç alışık olmadığı bir hayat mücadelesi vermeye başlar. Hapishanede tanıştığı Ellis Boyd Redding (Morgan Freeman) ile aralarında mükemmel bir dostluk oluşur. Bir süre sonra Andy'nin hayata bağlı tavırları hapisenedeki mahkümları bile etkilemeyi başarır.Ve büyük kaçışın öyküsü böyle başlar(*)

Dediğim gibi tvde de defalarca verilen bu filmi izlemeyen azınlık içerisinde iseniz ilk fırsatta kaçırmayın izlerim derim.

Çarşamba, Kasım 18

Tavsiye Filmler-(1)

Requiem For A Dream(2000)
Üniversite okumaya ailenizden uzağa bi diyara gidiyorsanız,sınav dönemleri,arkadaşlarla gezme-tozma vs dışında kalan zamanda kaldığınız ortamda yapılacak en sık ve en iyi vakit değerlendirme yollarından biridir film izlemek..Zaten limitsiz internet hernekadar ülkemizde fiyat/performans bakımından yerlerde sürünsede(bkz.başka bi post konusu) bunun nimetlerinden faydalanmanın ilk yolu download manager tarzı programlarla,popüler paylaşım sitelerinden alınacak üyeliklerle film dosyalarını sıralayıp indirmektir..Laptoplar gerekirse 1 hafta açık kalacak ama o filmler inecektir..Sonra klasörlerle arşivlenecektir..

İşte bu şekilde geçen zamanlarda,belki de sağdan soldan alınan duyumların,sözlük forum gibi yerlerde okunan entrylerin etkisiyle en çok merak edilip araştırılıp illa ki bulunacak filmlerden biridir Requiem for a Dream..
Gerçek bi dramadır..Kimi zaman nefesinizi kesecek,kimi zaman gözyaşlarınızı tutamayacağınız insanı yaşam amacını,alışkanlıklarını,sahip olduklarına verdiği değeri tekrardan irdelemeye iten bi film..Depresif bünyelerin izlemekten kaçınması gerektiğini de söylemeden geçmemek gerek..
Film genel olarak 4 karakter etrafında geçmekte..Uyuşuturucu satarak geçimini kazanan harry ve tyrone için başta herşey güzel gider..Film ilerledikçe her bir karakterin durumunun geldiği nokta izlenesi,ibret alınası her nekadar bir film olsa da sonrasında üstünde düşünülmesi ve kulağa küpe yapılması gereken hallerdir..

  • Filmin başrol oyuncularından Jared Leto(1971) 1998 yılında halen de aktif olan 30 Seconds to Mars grubunu kurmuştur.Grup 2006 yılında Mtv2 ödülünü aldı.
  • Filmin soundtrack albümündeki şarkılar ülkemizde de birçok haber bülteninde sıklıkla kullanılmaya devam ediliyor.
  • Söylemeyi unuttuk ama isminin türkçesi Bir Rüya İçin Ağıt'tır.
  • Filmi izledikten sonra sizde izleyenlerin çoğunluğu gibi vurgun yemiş bi halde boş boş bakıyorsanız annenizi arama isteği doğabilir normaldir arayın iyi gelecektir muhtemelen..
  • Filmin diğer başrol oyuncuları Jennifer Connelly,Ellen Burstyn,Marlon Wayans..
  • Unutmadan;filmin süresi 102 dk dır.

İyi seyirler...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...