Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ocak 13

Bitti Kalem Doldu Defter..Nur İçinde Yat LEFTER!


Henüz 5-6 yaşlarındayken büyüklerime Fenerbahçe tarihini sorduğumda marşta da geçtiği gibi Can'dan Fikret'ten ama en çok Ordinaryüs'ten bahsediyorlardı.İzleme fırsatımız olmadı,nasıl şimdi Alex'i Anelka'yı Appiah'ı Kezman'ı Pierre'i,Gökhan'ı Tota'yı Semih'i canlı canlı izleme şansına nail olduğumuz için şanslıysak babamı dedemi ve diğer büyüklerimi de onlardan dinlediğim efsaneleri izleyebildikleri için kıskanırdım.

Son 2-3 senedir twitterda tanıştığım ve 2 ay kadar önce FBLOGGERS oluşumu altında toplanan Fenerbahçeli bloggerların Lefter'i yaz aylarında ziyaret edişine denk geldim ama geçen yaz çok istesemde şehir dışında olduğum için katılamadım.Önümüzdeki yaza dair en çok istediğim ve planlarım arasında ilk sırada yer alan şey oydu kısmet olmadı.

Geçen hafta boyunca her gün aklımın bi köşesinde onun hastanede olduğu düşüncesi vardı,yukarda Allah var her sabah uyandığımda daha yatağımdan çıkmadan twittera girip ondan iyi bi haber var mı,iyileşip adaya döndü mü diye merak edip bakardım.Bugün vefat haberini final sınavlarımdan sonuncusundan çıktığımda alınca tüylerim diken diken oldu.Onu ilk defa duyan kardeşlerim bana Lefter kim diye sorduğunda şimdi Alex neyse zamanında Lefter oymuş diye bahsettim kendimce.Ama biraz düşününce avrupa kariyeri vs de Lefter'i ayrı yere koyuyor sanırım.Hepsi birer efsane,kıyas yapmak anlamsız.

Ben şahsen 8 yıldır Alex'i izlediğim için kendimi inanılmaz şanslı hissediyorum,onu çocuklarıma,torunlarıma anlatma keyfini yaşama şansım olacak.Bir yandan da gün geçtikçe Alex'in sahalara veda vakti geldiği için inanılmaz üzülüyorum aklıma geldikçe.Televizyona,stadda onu gördüğüm an tüm dertlerimi unutturuyor bana yalan değil.Hiç görmediğim,izleme şansı bulamadığım Lefter'in vefatı tüylerimi diken diken ediyorsa onu izleme fırsatı bulanlar neler hissediyordur düşünemiyorum.

Ordinaryüs'ün vefatı sebebiyle Pazar günü stadda tören yapılacak ordan da muhtemelen cenazesinin defnedileceği adaya geçilecek.Nur içinde yat büyük Lefter!

...Tribünler inledi binlerce kere ver Leftere yaz deftere bitti kalem, doldu defter bu alemde kral LEFTER!...

Salı, Aralık 13

Bursaspor:0 - Fenerbahçe:2


Yıllar süren üstünlük sonrası belki de ilk kez ezeli rakibin favori olarak çıkıp 3 puanı almayı başardığı derbi sonrası hasarı telafi etmek,taraftarın ve oyuncuların Temmuz ayında patlak veren operasyon yüzünden sabırsızlıkla beklediği Trabzon maçı öncesi güven ve moral depolamak adına önemliydi Bursaspor maçı.

Uzun zamandır süregelen dengesiz halleri derbide zirve yapınca isyanların 1 numaralı odağı haline gelen Bilica kadro dışı,yerinde bizim onu merakla beklediğimizden daha çok 11'de oynayacağı gün için sakal bırakma totemine girerek iple çeken Serdar Kesimal sahadaydı.TT Arena'da sağ açıkta yitip giden Bienvenu'nun yerine Semih 11'deydi ki maç öncesi böyle kritik Anadolu deplasmanlarının çoğu kez kurtarıcısı olduğunu gözönünde bulundurarak olsa gerek ki gol atacağını da hissetmiş ve dile getirmiştim.Son haftaların formda çocuğu Stoch ta 11'deydi tek kusur Özer'di bana göre.Özer'e olan kredim tükendi ve artık maçı izlerken yaptığı en ufak bir hatada negatif düşünceler açığa çıkıyor,bu şüphesiz yanlış,kendi de taraftarın çoğunun artık böyle düşündüğünün farkında olacak ki baskı da var üstünde.Bilemiyorum ancak çok büyük sürpriz olmazsa Özer'in bu dakikadan sonra farklı bir çizgiye çıkarmasını beklemiyorum oyununu.Formda bir Topuz'u kesebilecek düzeyde olamadı hiç.

Keza Selçuk'un dün özellikle ilk yarıda yine 4-5 basit top kaybı yapması ve bunların 2 tanesinin pozisyon olması dikkat çekti.Fenerbahçe'nin piyasada adı geçen yerli genç yetenekleri kadrosuna katması için bence çabuk davranması gerekior.Alper Potuk ve Özgür Çek isimleri ilk planda.Zaten teknik kadro ve yönetimin de gündeminde olduğunu düşündüğüm bu isimler takıma katılırsa Selçuk'un artık miyadını doldurduğu ve Emre Belözoğlu'nun muhtemel ayrılığı durumu gözönünne alındığında çok faydalı bir iş yapılmış olur.

Bursa deplasmanında maçlar genelde tempolu ve keyifli geçiyor dün de maç öyle başladı 8 dakikada 2 net pozisyon yakaladı Fenerbahçe.Daha sonraki 20 dakika boyunca Stoch'un Bursa sağ kanadını felç edişini izledik.Stoch okadar hızlı ki o koşusunu yapıp ara pasını ceza sahası civarında aldığında yardımına koşan diğer sarı lacivertli futbolcuların gelmesi 4-5 saniyeyi buluyor.Sezonun ilk maçlarında da bu pozisyonları buluyor ancak tercih hatası yapıyor yada skora katkı edecek türden hareketleri göremiyorduk.Son maçlarda bunu çok yüzdeli bir şekilde yapmaya başladı,attığı şutların yarısından çoğu kaleyi buluyor ve şimdiden 4 golü oldu bile.Dün de attığı golde daha Alex topu alır almaz sol kanattan deparını yaptı Alex'in Gökhan'ı düşündüğünü görünce direk içe kat etmeye başladı ve ceza yayına koşu yapan Alex'ten önce oraya gelip gol vuruşunu yaptı ki oraya gelişi,gol vuruşu zeka ve klas fışkırıyordu.

7-8 net pozisyon buldu Fenerbahçe,pozisyon da verdi vermedi değil,0-0ken Gökhan'ın çıkardığı top var.Serdar'ın maçta hatalı 1-2 hareketinden biriydi bu.Topu uzaklaştırıyım derken rakip oyuncuya gitti pozisyon oldu.Serdar gerçekten farkını hissettiriyor.Bir kaç maç daha oynadığı takdirde uzun yıllardır yabancılardan oluşan stoper ikilimize bir Türk oyuncu adını yazdırmış olacak.Fiziği,ayağına hakimiyeti,her zaman olmasa da soğukkanlılığı.Yobo da yine iyi maçlarından birini çıkardı.Sene sonu kesinlikle bonservisi alınmalı artık.

Bursaspor takımını Sivas deplasmanına geldiklerinde canlı izledim.Ve 2 sezon öncesinin şampiyon takımının o takım olduğuna inanamadım.Gerçekten çok kötüydüler.Biraz Turgay çırpınmıştı okadar.Dün de durum pek farklı değildi.Son 4 maçında 1 galibiyet almış bu maça bilenmiş denilen bir takımın bu denli etkisiz,kopuk,dağınık olması akıl alır gibi değil.Şampiyonluk ve yayın gelirleri ne derece doğru kullanıldı bunları ciddi ciddi oturup tartışması gerekiyor Bursa'nın.Takımda Scott Carson,Ndiaye ve Ozan İpek dışında iş yapan futbolcu yok.ne Bangoura ne Tagoe bu takımın golcüsü olacak kapasitede değiller Insua ve Batalla da eski formlarından çok çok uzaklar.

Önemli bir 3 puan oldu Fenerbahçe için.Dünle ilgili tek can sıkıcı konu derbide olduğu gibi bu maçta da saha içinde tartışma yaşayan Emre Belözoğlu mevzusu.Ki bugün de geçtiğimiz saatlerde kadro dışı bırakıldığı haberi geldi.Bunu ayrı bir postta inceleriz zira her kafadan ayrı bir ses çıkıyor konuyla ilgili.

Perşembe, Aralık 8

Galatasaray:3 - Fenerbahçe:1


Galatasaray 2000 yılında Uefa kupasını kaldıran kadrodan sonra geçen 10 yıllık süreçte takım oluşturmakta oldukça zorlandı.Fenerbahçe'nin kupayı alan takımı Johnson'ın golüyle 1-0 mağlup ettiği maçla başlayan,iki takım arasındaki rekabette ibrenin Fenerbahçe lehine döndüğü 10 yıllık bir süreç geçti.Saracoğlu'nda Galatasaray'ın son yıllardaki en iyi topunu oynamasına rağmen 0-0a razı kalması ve maç sonu Sabri ile taraftarın galip gelmişçesine üçlü çektirmesi bu rekabetin boyutunu ortaya koyan cinstendi.

Geçtiğimiz yıl Galatasaray'ın tarihteki en kötü sezonlarından birini yaşamasının ardından bu sezon yapılan revizyon sonucu kaliteli bi kadro oluşturulduğunu söylemek mümkün.Elmander-Baros gibi iyi hücum silahları Eboue,Engin,Melo,Ujfalusi gibi dirençli,mücadele gücü yüksek,Selçuk gibi teknik kapasitesi ve pas kabiliyeti yüksek,Muslera gibi zaman zaman basit goller yese de kaliteli bir kaleci ile kurulan kadro haftalar geçtikçe oyununu da oturtmaya başlamıştı.

Bu bahsettiğimiz oturma olayı bugün Fenerbahçe karşısında son yıllardaki galibiyet açlığının getirdiği istek ile de birleşince Galatasaray'ın bu sezon oynadığı etkili oyunlardan birini izledik.

Maçın henüz başlarında Volkan'ın çıkardığı net pozisyonlar gelen golü habercisi idi.Ancak çıkardıkları için ne kadar övmek gerekirse de yediği ilk iki gol için Volkan'ı eleştirmek mümkün.İki golde de topu altından kaçırdı.Bu hataya yediği gollerde sık denk gelmek mümkün.

Bienvenu için iyi şeyler yazdım,beklentilerim olduğunu vurguladım.Bugün Aykut hocanın tercihi sağ kanatta şans buldu.Öyle olunca Gökhan hem hücum hem savunmada yapayalnız kaldı,sağ kanat felç gibiydi.Aykut hocanın kredisi bende sonsuzdur ancak devre arası yaptığı değişiklikleri; Alex uçta kaldığında top tutmakta zorlandığımız ve Bienvenu'nun sağda etkisiz kaldığı gerçeğini daha erken kabul edip öne çekmeliydi.Bienvenu'ya da yüklenmenin anlamı yok o pozisyonda verimli olmasını beklemek zorlamaydı,ilk yarı tüm takım kötüydü zaten ekstra bi etkisizliği yoktu.

Gelelim maçı kaybetmemizden kat be kat fazla takıldığım ve şu saat olmasına rağmen hala sinirimin geçmek bilmediği,kabullenemediğim Bilica mevzusuna.Fatih Terim'in 19 yaşında olması ve lig tecrübesi bulunmamasına rağmen güvenip 11'e koyduğu gelecekte muhtemelen milli takımın stoperlerinden biri olacak Semih Kaya zor durumda hiç çekinmeden,gocunmadan topu taca atabiliyorken bizim 30'luk Bilica'nın yaptıkları çoktandır taşmış olan bardağa düşen damlalardan başka bişey değildi.Kulübe geldiği güne lanet ettim gerçekten.Fenerbahçe tarihinde bu kadar sinir bozucu bir futbolcu olmamıştır.Serdar Kesimal 18'e girece kadar iyiyse artık oynasın,eğer Kocaman yeterli kapasitede olduğunu düşünmüyorsa Lugano geri mi döncek biri mi alınacak napılacaksa yapılsın ben taraftarın neredeyse tümünün bu adamı izlemek istemediğine eminim.

Galatasaray hakettiği bir galibiyet aldı.Fenerbahçe'nin maç sonu soyunma odasında kenetlenmesi ve toparlanmak gerektiği konusunda takımın fikir birliğine varması,tesislere dönüş yolunda taraftarın takımı karşılaması,desteğin skora bağlı olmadığını göstermesi ve transfer yanlısı olmayan yönetimin artık gerekliliği anlamış olması gerektiği gerçeği göz önüne alındığında hayırlı bir mağlubiyet olmuş olabilir.

Herşeye rağmen puanlar eşit ve bence bu takım beklentilerin üzerinde performans gösterdi bu haftaya kadar.Kadro kalitesi yapılacak takviyelerle birlikte hala ligi rahatlıkla zirvede bitirebilecek düzeyde.Ancak transfer şart.

Cuma, Aralık 2

Euro 2012 Kuraları ve Resmi Topu &Şike Yasasının Veto Edilmesi


A GRUBU POLONYA- YUNANİSTAN- RUSYA- ÇEK CUMHURİYETİ
B GRUBU HOLLANDA DANİMARKA- ALMANYA PORTEKİZ
CGRUBU İSPANYA -İTALYA -İRLANDA CUM.-HIRVATİSTAN
D GRUBU UKRAYNA-İSVEÇ-FRANSA-İNGİLTERE

Turnuvanın resmi topu 80'li yıllarda kullanılan 3 topun izlerini fiziken olduğu gibi ismen de taşıyan 'Tango'.(River Plate (1980), Tango Mundial (1984) and Tango Europa (1988))

Milli takımın ne şekilde elendiğini izledik.Hala daha hatırlayınca içimde birşeyler yer değiştiriyor.Değil kura çekimini turnuvayı bile dikkatimi çeken denk geleceğim yada bahis yapacağım maçlar dışında takip edeceğimi sanmıyorum.İstesem de zaman müsade etmeyecek zaten okulun son yazı,yoğun olacaktır her açıdan.

Üstüne üstlük Cumhurbaşkanımızın Şike Yasasını veto etmesi haberi zaman zaman dışa vurduğum bu ülkede yaşamaktan,bu tür anlamsız kararları kabul etmek zorunda bırakılmaktan dert yandığım sıkıntılarımı tekrar doruk noktasına ulaştırdı.Kimse yanlış anlamasın taşı toprağı altın,ekmeğini yiyoruz vs ama böyle saçma kararların alındığı 2.bir devlet yönetimi zor bulunur dünyada.

Anne, Baba;neden Bosna'dan buraya göç ettiniz ki?

Veto Gerekçesi:

''yapılan değişikliklerin, diğer kanunlarda öngörülen suçlara verilen cezalar dikkate alınmak suretiyle adil ve hakkaniyete uygun cezalar belirlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği belirtilmekte ise de, kamuoyunda, genel ve gereklilikten doğan bir düzenleme olmaktan ziyade, halen yürütülmekte olan bir soruşturma kapsamında bulunan kişilere yönelik özel bir düzenleme olduğu intibaını uyandırdığı, bu durumun da değişikliğin esas amacı dışında özel bir saikle hazırlandığı eleştirilerine sebebiyet verdiği görülmektedir.''

Kamuoyunda kişiler özel olduğu intibası uyanmış.Bu kamuoyu kimmiş biri çıksın söylesin de bilelim?

Salı, Kasım 15

Kaleye Geçen Forvet 2 Penaltı Kurtardı,1 Kendi Attı,Takımı Turladı!



İngiltere Kuzey Konferans ligi takımlarından Corby Town'ın 18 yaş altı takımı,İngiltere Futbol Federasyonu'nun u18 takımlar için düzenlediği ve her yıl 474 takımın katıldığı FA Youth Cup'ta benzeri görülmemiş bir dramatik hikaye sonunda tur atlamayı başardı.Atılan kalecisinin yerine geçen forvet oyuncusu James Harrison,uzatmalar sonunda penaltı atışlarında rakip Dagenham Red takımının 2 penaltı atışını kurtarmasının ardından takımın son penaltısını gole çevirerek takımının tur atlamasını sağlamış.

Fa Youth Cup çoğunlukla Premier Lig ile alt lig kulüplerinin altyapı takımları ile amatör kulüp takımlarının katılımıyla oynanıyor.Maçın dramatik hal aldığı uzatma anlarının öncesinde normal süresinin hikayesi de ilginç.

Dagenham Red takımı maçın henüz 6.dakikasında bir frikik golüyle öne geçmiş ardından Corby Town kısa bir süre sonra ironik bir şekilde Dag&Red adına frikiği atan Frost isimli oyuncunun ters kafasının neden olduğu bir golle beraberliği sağlamış.Dakikalar 29'u gösterirken Dagenham Red 2-1 öne geçmiş deplasmanda ve maç uzun süre böyle gitmiş.

Dakikalar 80'i gösterirken Daggers bir penaltı kazanmış.Corby Town kalecisi Wallis frikiği gole çeviren ve kendi kalesine 1 gole neden olan Dag&Red oyuncusu Frost'un yere düşürülmesinin ardından kullandığı penaltıyı kurtarma başarısını göstermiş.Bu kurtarış takımı gazlamış olacak ki 3 dakika sonra Corby Town 2-2 lik beraberliği sağlayan golü bulmuş.

Uzatmaya giden maçta 103.dakikada Corby kalecisi Wallis ceza sahası dışında elle oynayınca oyundan atılmış ve kalan 17 dakikada kaleyi takımın forvet oyuncusu James Harrison almış.Skoru 2-2'de tutmayı başaracak bir performans göstermiş Harrison.

Maç penaltılara gidince Harrison adete devleşmiş kalede ve Dag&Red takımının iki penaltısını kurtardıktan sonra avantaj Corby Town'a geçtiğinde son penaltıyı kendisi kullanarak ağlara yollamış ve takımını Manchester City ile karşılaşacakları bir sonraki tura taşımış.

Şu an kim olduğunu hatırlamıyorum ancak yıllar önce denk geldiğim bir kaleci röportajında nasıl kaleci olduğu sorulduğunda ''futbola forvet olarak başladım,kalecimiz atılınca kaleye geçtim o maçtan sonra da kariyerime kaleci olarak devam ettim'' şeklinde anlatan bir kaleci vardı Türkiye'de.Kimbilir belki Harrison da hazır gençken ''ağaç yaşken eğilir'' mantığıyla pozisyonunu değiştirmeyi düşünebilir.

Cumartesi, Kasım 12

Türkiye:0 - Hırvatistan:3


Türkiye'ye yerleşeli çok değil 5-6 yıl olmuş Brezilyalı'lar Alex de Souza ve Andre Moritz maçtan önce birlik mesajı veriyor,haydi Türkiye diyordu.Maç sonu Moritz'in ''sahada kırmızı formayı taşıyan oyuncular Türkiye için mücadele ediyorlar,ne FB ne GS ne Bjk ne de Bursa'' sözü malesef ülkedeki futbolseverlerde eksik kalan düşünceler.

Gökhan Gönül sakatlıktan çıktığından beri hala beklenen form düzeyini yakalamış değil.İlk golde yediği basit çalım gole neden oldu.Keza Volkan Demirel 2.golde yapılan ortayı izlemekle yetinmedi dar açıdan kafayla gelen gol vuruşunda da hamle bile yapamadı neredeyse.Hatalılardı doğru.Ama bunun tepkisinin stadda maç oynanırken verilmesini ''ufak tepki'' adı altında haklı bulanlar ve asıl suçu Volkan'ın ters tepkisinde bulanlar ne içmişler gerçekten çok merak ediyorum.

Bugün Avrupa'da pek çok milli takım devşirme oyuncularla dolu.Onlarda da çekişme var,derbi maçlar var ama hiçbir ülkede hiçbir stadda böyle bir olayın yaşandığını duymadım ben.Milli maç deyince adamlarda akan sular duruyor.

Rıdvan Dilmen'i izleme şansına nail olamadım.Büyüklerimden duyduklarım hep ''bugün oynasa Messi mi kalırdı?'' şeklindeydi.Belki abartı ancak bu ülkenin futbol adına en önemli değerlerinden biri.Fenerbahçeli diye her söylediğine amenna doğru diyecek değilim pek çok düşüncesine ben de katılmıyorum eleştiriyorum dün akşam maç sonuna doğru RTE'yi öven konuşmalarını son derece yanlış buluyorum mesela.Gel gelelim Volkan'a yapılanları savunması son derece haklıydı ve bunu yaptı diye mevzuyu ''merak etme Volkan seni savunan Rıdvan Dilmen gibi abilerin varken sırtın yere gelemz'' tarzı saçma düşüncelerle yorumlayan zihniyetler futbol falan izlemesin kardeşim bi zahmet gidin golf,masa tenisi,badminton vb rahat sporlar izleyin.

Teknik heyetin oyuncu seçimlerindeki hataları,MAA yönetimindeki adam akıllı karar alma yetisi gelişmemiş basiretsiz federasyonun Fenerbahçeli futbolcuların her daim tepki gördüğünü bildiği halde maçı TT Arena'ya vermesi,Hiddink'in beni kovun diye bağıran maça müdahalesiz kalması bir yana dün sahada yer alan oyunculardan hepsi eleştiriyi hakediyordu.Kimi formsuzluğu kimi bilerek gördüğü kartları,kimi mücadelesizliği,kimi henüz milli formayı giyemeyecek düzeyde oluşuyla eleştirilebilirdi.

Ben dün şahsım adına Egemen Korkmaz'ı takdir ettim.Zor durumda olmasına rağmen vermesi gereken geri pası takım arkadaşı ıslıklanmasın diye vermedi.Sahadaki 11'den en azından Galatasaray'lı futbolcuların kendi evlerinde yapılan bu terbiyesizliğe karşı tribünlere dönüp tek bir ''sakin olun'' işareti yapmamasını hangi sıfat altında tartışabiliriz bilemiyorum.

Hiddink'in rövanşı beklemeden istifası,bundan sonraki maçların kesinlikle İstanbul dışında oynanması,2 yıl sonra tekrardan bir yeniden yapılanma içine girilmesi olması beklenen gelişmeler.Ben kendi adıma Fenerbahçe'li futbolcuların yerinde olsam dün akşam maç sonrası milli takımı bıraktığımı açıklardım.Bunu bir saygısızlık olarak görecek olanlar vardır ancak bence dün akşam stadda yapılanlardan büyük bir terbiyesizlik olamazdı.

Lazer Işını Ronaldo'nun Ayarını Bozdu! // Bosna Hersek:0 - Portekiz:0


Euro 2012 elemeleri play off turunda Bosna Hersek Zenica'da Portekiz'i ağırladı dün akşam.Golsüz sona eren müsabaka öncesinde Boşnak futbolseverlerin Portekiz milli takımını havaalanında karşılayışı sırasında Ronaldo terminale girdiğinde ''Messi Messi Messi!!'' tezahüratı yapması Cristiano Ronaldo'yu epey dolduruşa getirmiş gibi.

Maçtan önceki akşam Portekiz'in takım idmanı sırasında stad çevresindeki binalardan kendisine tutulan lazer ışıklarına orta parmağıyla karşılık veren Ronaldo maç özetlerinde de görülebileceği üzere epey hırs yapmış.Ancak skora ve Ronaldo'nun kolaylıkla gol yaptığı pozisyonlardaki başarısızlığı,frikikleri adeta dağa taşa vurmasına bakılacak olursa ''keskin sirke küpüne zarar'' çıkarımında bulunmak pek de yanlış olmaz.

Portekiz maçta pozisyon üstünlüğünü elinde bulunduran ekipken Bosna az sayıda bulduğu şanslardan özellikle Ibiseviç'in karşı karşıya değerlendiremediği pozisyonu umarım rövanş sonrası aramaz.Bu maçın geneline bakılacak olursa Portekiz'de Ronaldo ve arkadaşları Bosna'yı ezip geçer tahminini yapmak kolaya kaçmak olur ve ben deplasmanda Bosna'nın Paris deplasmanında Fransa'ya karşı gösterdiği performans benzeri bir oyun görmeyi diliyorum.Lazer ışını Ronaldo'yu Zenica'da durdurmuş olabilir ancak Bosna'nın turlaması için Portekiz'de bundan daha fazlası gerekecek.


Cuma, Kasım 4

Sivasspor:2 - Fenerbahçe:0 //Kaçınılmaz Son


''Elbette Fenerbahçe de yenilebilir ama bu kadar kötü oynamaya hakkı yok''...

Maç sırasında twitterda en çok denk geldiğim cümleydi.Bunu söyleyenler zannedersem bu takımın biri İnönü deplasmanında ligin o haftaya kadarki en tempolu maçını,3 gün ardından da iç sahada 85 dakika 10 kişi insanüstü mücadele vererek kazandığı 2 maçı geçtiğimiz 7 gün için oynayan takım olduğunu unuttular.Ve bugün izlediğimiz Sivas deplasmanının da 8.günde çıkılan 3.maç olduğunun.

Yönetici ve denetleyici görevini üstlendiği liginin Şampiyonlar Ligi temsilcisinin grup maçının olduğu güne ve hatta neredeyse saate 1 aydan fazla bir süre önceden ülkenin 1 numaralı derbisini koyarak işini ne denli iyi yaptığını gözler önüne seren federasyonun fikstür düzenleme konusundaki acizliği sahada canını dişine takan etten kemikten yapılma bünyelerin bir noktada zor şartlarla karşılaştığında mücadelesini 1 seviye arttırmasını mümkün kılmıyor malesef.

Bu hakkını Karabük maçında kullanmıştı Fenerbahçe;Sivas gibi dışarda 10 dakika yürüdüğünüz an yanaklarınızın soğuktan kararmaya başladığı bir şehirde 2 gündür yağış yemiş bir zeminde ligin sertliği en çok seven ve taktiğinin bir parçası haline getiren takımına karşı normal mücadelenizin üstüne koymanız gerekirken yapamıyorsunuz.Üstüne net bir şekilde ofsayttan yenilen golle planlarınız alt üst oluyor belki yenilmezlik ünvanının devamı için bu şartlarda gol için en çok umutlanabileceğiniz noktalar olan duran topları da iyi değerlendiremiyorsunuz zira bu konudaki usta ayağınız önceki maçınızda haksız yere atılmış.Yine federasyonun acizliğinden ertelenen lig fikstürü,boşa giden kamp çalışmaları,üstüne değişen lig statüsü yüzünden sıkıştırılan maçlar adale sakatlıklarını kaçınılmaz kılınca sezon başından beri yakanızı bırakmayan aksilikler bu kez formuyla ''gelen gideni aratır'' deyimini çürüten istikrarlı transferinizi vurupta yerine koyduğunuz isim maçın geride kalanında takımın en kötülerinden olunca 27 maçlık yenilmezlik apoletini bir kenara bırakmak zorunda kalıyorsunuz.

Alex'in yokluğunda şans bulan Sezer'in üstündeki baskı her halinden okunuyordu.Sezer kaliteli bir oyuncu ancak bunu gösterebilmesi için özgüvenli bir şekilde oynayabilmesi gerek.Hala Bienvenu'ye boş adam diyenler var bence futbol izlemeyi bırakıp gidip golf falan gibi daha relax sporlar takip etsinler.Bir Niang olmadığı kesin an itibariyle ancak potansiyeli olduğu çok açık topları ezmiyor,kolay kolay kaybetmiyor baskı altında adam geçebiliyor bunlar ilerisi için umut verici şeyler.Baroni artan performansı ile övdüğümüz Baroni'den çok uzaktı.Kayseri yıllarından olacak bu şartlara alışkın Topuz sahada çubuklu forma ile yer alan futbolcular arasında en çok mücadele eden isimdi.Emre silikti.Volkan 2 golde de sıfıra yakın açılardan basit goller yedi bence daha iyi yer tutabilirdi diye düşünüyorum.Golü yiyip Ziegler sakatlandıktan sonra yapılan Stoch değişikli de düşünüldüğünde 2.yarı göbeği Selçuk-Baroni ikilisine bırakıp Emre'yi Alex konumuna çekmek yapılacak en mantıklı hamleydi.Zira formsuzluğu zirve noktasında olan Semih'in 2.forvet olarak erken alınması Sivas'ın ekmeğine yağ sürerdi.

Sivasspor'un mücadelesi ve oyununu es geçmemek gerek.Bu sezon Kamil Grosicki'nin önderliği ve Eneramo'nun göze çarpan yükselen çizgisi ile keyif veren bir futbol oynuyor Sivas.Bugün öne geçtikten sonra dahi büyük takımlara karşı öne geçtikten sonra kapanan Anadolu takımlarının aksine önde basan bir anlayış içinde olmaları bunun göstergesi.

Bir Sivasspor maçı ile başlayan 27 maçlık seri yine bir Sivas deplasmanı ile sonuçlandı.Bu yenilgi uzun maratondaki duraklardan yalnız biri ve bırakılan 3 puana rağmen haftayı lider olarak tamamlamak anlamlı olsa da geçen hafta Alex'in atılmasına neden olan hatalı hakem kararları o maçtan bu deplasmana taşınan yorgunluğun sebebi olarak gayet tabi gösterilebilir.Keza bugün Sivasspor'un ilk golünün net ofsayt olduğu düşünüldüğünde daha ligin 3te1i tamamlanmamışken hakemlerin durumlarının hiç de iç açıcı olmadığı gerçeği düşündürücü.

27 maçtır bugünü bekleyen bazı kesimler Fenerbahçe'nin aldığı bu mağlubiyet merkezli espriler üretmekte tüketecekleri nefeslerini hakemlerin kötü yönetimlerinin sürüyor oluşunun farkına varıp o konuda değerlendirse kendileri adına da daha hayırlı olur kanaatindeyim.

Pazartesi, Ekim 31

Fenerbahçe:1 - Karabük:0


Futbolda her maçın bir hikayesi vardır.Pek çok maç önceden öngörüldüğü tahmin edildiği gibi favori olan takımın kazanması ile sonuçlanıyor,bazı maçlarda erken gelen gol,topun bir türlü kaleye girmemesi,sakatlıklar vb nedenlerle sürpriz sonuçlarla bitebiliyor.Bugün erken çıkan kırmızı kartla seyri tamaen değişen bir örneğini izledik Saracoğlu'nda.

Maç başladığında dışardaydım eve varıp laptopu açtığımda 20.dakika geçmiş,maçın asıl aksiyonları olmuş bitmişti bile.Alex'in kırmızısından başlayalım.Dürüst olmak gerekirse Alex'in Fenerbahçe forması giydiği 8.sezonu izliyoruz ve geride kalan 7 sezonda 2-3 kez bilerek yaptığı çaktırmadan taban basmalarına şahit oldum.Bunları kesinlikle savunmuyorum ancak bunca sezon oynadığı sayısız maçta kendisine yapılan itme,çekme,tekme,dirsek,taban gibi hareketler düşünüldüğünde 7 sezonda 3 kez inceden basmasına bişey diyemiyorum.Dün akşam da pozisyonu ilk gördüğümde yine çaktırmadan dirseği koyuyor diye düşünmüştüm.

Maç bitip tekrarını izlediğimde net bir şekilde dirsek atmadığını sadece kolunu açıp arkasından kendisini çeken rakibinin daha fazla yaklaşmasına engel olmaya çalıştığını görüyoruz.Kolu sabit bir şekilde açık olarak duruyor.Basketbolda bu hareket serbesttir.Topu kollarınızı vücudunuzla 90 derece yapacak şekilde dirsekleriniz açık olarak tutabilir ve kolunuzu kendi ekseninizde savurabilirsiniz.Topu tutan oyuncunun vücudunu çevreleyen bir çember olduğu varsayılır ve rakip oyunucun o çembere girmesi,muhtemel o dirseği yemesi topu tutana değil rakibe faul getirir.

Futbolda bu hareket tabi ki serbest değil.Kolu normalden açık bir şekilde engellemek için tutarsanız karşılığı sarı karttır.Alex'in kasıtlı olmadığı açık ve maçın başında verilen bu haksız kırmızı daha 6.dakikada maçın seyrini inanılmaz değiştirdi.

Hakem Aytekin Durmaz kontrolü kaybetti.Kırmızının hemen ardından Caner ve Emre'nin sertliklerine Emre'nin ilk yarı sonuna kadarki agresifliğine kart gösteremedi.Gerektiği yerde kartı çıkaramadı tamamen alakasız bir yerde Emre topun havası inik işareti yapıp top toplayıcı çocuğa değişim için attığı an sarı verdi.

Saracoğlu tribünleri Bienvenu'yu altıpastan yapamadığı gol vuruşu için eleştirirken 3 dakka sonra aşırtma vuruşla attığı gol için sevinirken buldu.İkinci yarıda hızlı bir kontraatakta Fenerbahçe tehlikeli çıkarken faul gerekçesiyle devam eden atağı kesip sarı kart veren de Aytekin Durmaz'dı.Neyse ki bugün Saracoğlu'nda hakemin bu dengesizliği ve Fenerbahçeli futbolcuların erken ve haksız eksik kalmanın verdiği adrenalin ile açığa çıkan agresifliklerine lehine kullanma adına çirkef davranışlarda bulunan bir rakip değildi Karabük.Öyle olsaydı hem tribün hem futbolcuların tansiyonu daha da artabilirdi.

Federasyon ve MHK ne düşünecek nasıl yaptırımlarda bulunacak,bulunacak mı şu maçtan sonra bilemiyorum ancak sezon başlayalı 9 hafta oldu ve hata sayısı kabul edilebilir derecede olan hakemleri saymak istesek bir elin parmaklarını zor bulur!

Tüm takım Alex'in atılmasını bir nevi gurur meselesi yapıp sahada onu aratmadılar özellike çalışkanlığı ve bitmek bilmeyen enerjisi ile Caner,hem yaptığı asist hem sakatlıktan sonra form tuttuğunu görmemiz ile sevindiren Topuz,bugün için çoğu zaman aşırı olsa da mücadelesi ile Emre,2 kez Shelton'ın ağlara giden topunu çıkaran Volkan,yine formu yüzünden eleştirilen Gökhan'ın iyi oyunu,Ziegler ve Yobo'nun hatasız oynaması dikkat çekenlerdi.

Bienvenu için şahsi düşüncelerim çok pozitif,daha önce de dediğim gibi potansiyeli olduğu çok açık,tek eksiği bu potansiyeli verimli şekilde kullanmakta henüz tam manasıyla başarılı olamıyor,ama bunu da zaman içerisinde yapacak.Bugün yine çok çalıştı golünü de attı bence yapamadığı şeyler yüzünden onu eleştirip Semih'i tercih etmekten yana olmaktansa onu desteklemek gerek.Çünkü sonradan giren bir Semih bile nedendir bilinmez top tutmakta zorlanıyor artık,75 te girdiği zaman bile sanki bir 90 dakka yapıp girmiş gibi takatsız gözüküyor.Hiç alışık olmadığımız kadar formsuz Semih.

Caner'in geçen yılın ikinci yarısında başlayan yükselişi ısrarla sürüyor.Özellikle Galatasaray taraftarının kendisine hala tepkisi var.Takımı satmakla vs suçlanıyor ve Fenerbahçe taraftarının kendisini kabul edip övgüyle söz etmesine bile tahammül edilemiyor bazı kesimler tarafından.Bence Hırvatistan maçlarında kesinlikle kadroda yer alması gerek Caner'in.Böyle devam ederse Fenerbahçe'nin yeni Tuncay'ı olmaya çok yakın.

Aykut Kocaman'ın maç sonu değindiği gibi bugünkü Aytekin Durmaz'ı görünce geçen hafta derbiyi yöneten Fırat Aydınus yönetimi yüzünden öpüp baş üstüne konulması gerekir.Herkes maçtan sonra ne kadar keyif aldığından bahsettiyse bundan Fırat hocanın yönetiminin de payı azımsanmamalı.

Takımın Alex'siz ve muhtemelen ilk defa evindeki bir maçta pas yüzdesinde rakipten geride kaldığı bir maçı(49-51) yüksek mücadele göstererek kazanması taraftarı için gurur nedeni ve övgüyü kesinlikle hakediyor.Böyle galibiyetlerin de hem izleyenler için hem futbolcular için anlamı daha başka oluyor.

Bu arada Ali Koç'un devre arası Alex'i locasında ziyaret edip başından öpüp sırtını sıvazlayarak teselli etmesini ise kelimelerle anlatamıyorum.Futbolu yöneten yada yönettiğini sanan pek çok yöneticinin görüp örnek alması gereken hareketler bunlar.

Cuma, Ekim 28

Beşiktaş:2 - Fenerbahçe:2



Sezonun ilk derbisinde adına yakışır bir şekilde tempolu,kıran kırana,gerilimi yüksek,bol gollü bir maç izledik dün akşam İnönü'de.Herşeyden önce Fenerbahçe taraftarıyla adeta dalga geçen ne yaptıklarından kendilerinin dahi haberi olmayan federasyonun maçtan 1 gün önce bilet satışı bittikten sonra ''deplasman seyircisi olmayacak'' kararı vermesinin ardından maç günü maça 4 saat kala ''biz öyle bir şey demedik'' tribine girmesini konuşmak gerek.Bunun üzerine ellerinde bilet 1500 Fenerbahçe taraftarını maç başlamasına rağmen stada almayıp cop ve biber gazı ile kışkırtıp kapıdan almadıkları taraftarın bacadan girmesine neden olarak tüm suçu Fenerbahçe taraftarına yıkma arzusu gözlerden kaçmamalı.Yıllar evvel yapılan 'truva' sonrası Fenerbahçe taraftarının 2. baskını oldu bu.Başta Beşiktaş taraftarı olmak üzere ''biz yapsak holigan derler'' tribine giren her futbolsever bir gün kendilerinin de öyle bir baskında yer alma istekleri olduğunu ve bu durumu içten içe kıskandıklarını da biraz cesaretle dile getirebilseler keşke.

Maça gelecek olursak Beşiktaş Simao'nun erken gelen ve bence biraz kısmetle ayağına iyi oturmuş şuttan gelen gol ile tribün baskısını güzel birleştirerek gol ve sonraki 6-7 dakika baskılı gözüktü.O andan sonra kontrol tamamen Fenerbahçe'ye geçti devre arasına kadar çok sayıda pozisyon üretti takım.Sakatlıktan çıkıp 11'de şans bulan Topuz ve halen form yakalamaya çalışan Emre biraz daha dirençli olsalar ilk yarıda da golü bulabilirdik.Caner yine etkiliydi.Sezon başından beri gösterdiği çıkışı görmezden gelen milli takım yetkilileri Hırvatistan maçlarında onu kullanmayı düşünürler mi bilinmez.Kanatlarda onun ve Topuz'un beklere yardımları ile Beşiktaş'ın başta Quaresma olmak üzere kenar bindirmeleri engellendi.

İlk yarıda beklenen gol ikinci yarıda Alex'in ayağıyla geldi.Ziegler-Bienvenu-Caner işbirliğinde gelişen atakta Alex gol atmaya ve arkasından turlamaya alıştığı kaleye 19.Beşiktaş maçındaki 13.golünü bıraktı.Maç boyunca Alex ile Bienvenu arasında halen daha kuvvetlenmeye çok ihtiyacı olan iletişimi gözlemlemek zor değildi.Kaptan Semih ile ver kaçlar ve boş koşularla alan boşaltma anlamında daha iyi anlaşıyor ancak Semih'in toparlanmak bilmeyen form durumu ve istikrarsız halleri yeni bir forvet transferi yapılana kadar Bienvenu'nun gelişimini beklemekten başka seçenek bırakmıyor bizlere.Bienvenu kesinlikle potansiyeli olan bir futbolcu o bölgenin yükünü sırtlayabilir ancak bunu tam beklendiği gibi yapabilmesi için 1-2 sezona daha ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.Devre arası iyi bir forvet takviyesi ile 2.yarı çok daha etkili bir Fenerbahçe mümkün olur bence.

İkinci devre Aykut Kocaman'ın Caner ve hem sakatlığı hem sarı kartı olan Topuz'u oyundan alıp Özer-Stoch değişikliği geldi.Stoch ilerde hareketlilik açısından iyi bir değişiklik olabilirdi ancak Caner'in çıkmasına tek neden olarak yorgunluğunu düşünmek istiyorum.Topuz çıkıp yerine giren Özer onun yaptığı beke yardımı yapmayınca Beşiktaş Gökhan'ın olduğu kanattan yaptığı 2.orta ile Ziegler'in de kademeyi terkedip kaleye yaklaşması ile boş kalan Almeida'nın boş pozisyondaki rahat kafasından golü buldu.Bekir'in Quaresma'ya çok kolay geçilmesinden çok Özer'in o pozisyonda ceza sahası dışında yürüyerek pozisyonu izlemesi görülüp eleştirilmeli.

2-1 öne geçtikten sonra Beşiktaş'ın oyunu hiç de bunu yansıtmıyorken galip gelmiş gibi son 10 dakika top çevirip oley çektirmeye başlaması bende tıpkı yıllar evvel Beşiktaş namağlup lige devam ederken Trabzon deplasmanında yenik durumda götürdüğü maçta son dakikalarda beraberliği kurtarmasını hatırlattı ve beraberlik golünün geleceğini hissettim.Takımın oynadığı futbol yenilgiyi haketmeyen türdendi ve beklenen gol 88'de Beşiktaş'ın maç ucuz faullerle verdiği sayısız frikikten geldi.Baroni ile Alex'in bu pozisyonları idmanlarda çalıştığını biliyoruz,geçen sezonun ikinci yarısından bu yana yükselen grafiğine bu özelliğini eklemiş olması Baroni ve takım için büyük bi artı.

Özellikle ilk yarının son yarım saatinde oynanan oyun İnönü gibi seyirci baskısının yüksek olduğu bir deplasmanda sevindirici.Böyle oynayan takım dün kaybetse bile tek üzüntü 26. maçta namağlupluk serisinin bozulması olurdu benim adıma.Gökhan ve Emre'nin sakatlıktan sonra hala forma girememiş ve özellikle Gökhan'ın dün çok etkisiz kalması,Topuz'un sakatlıktan sonraki ilk maçı olması ki ona rağmen fena oynamadı tüm bunlar düşünüldüğünde alınan puan ve oynanan oyun güzeldi.

Yazıyı sonlandırırken Beşiktaş taraftarının Van için yaptığı atkı jestine değinmek istiyorum.Anlamı açısından gerçekten güzel bir hareket takdir etmek lazım ancak bunu 2-2 yapan Baroni'nin golünden sonra Semih ağlardan topu çıkarıp santraya koşmuşken ve takım 3.gol için Beşiktaş yarı sahasına yüklenmişken uzatmaların bitimine 2 dakika kala yaparak oyunu bölme amacıyla yapmış olmaları jestin arkasına saklandı ve kimse konuşmadı.Buna rağmen Özer yakaladığı fırsatı acele etmeyip daha soğukkanlı olup değerlendirse çok değerli bir 3 puan gelebilirdi.

Bu arada dün Emre Belözoğlu'na yine ana avrat küfür edildi tüm stad olarak.Emre hırçın ve agresif bir futbolcu bunu kabul ediyorum ancak hangi takımdan olursa olsun milli bir futbolcuya böyle ciddi küfür edilmesini anlayamıyorum.

Maçın esprisi ise yüzyıllarca bitmeyeceğe benzeyen türden: ''Fenerbahçe taraftarı sahaya girdiği anda maçın 2-2 biteceğini anlamalıydık''

Perşembe, Ekim 27

Beckham PSG Yolunda

36 yaşındaki İngiliz yıldızın L.A Galaxy ile sözleşmesi Kasım ayında sona erecek ve Katar sermayesi ile bu sezon başında içlerinde Javier Pastore'yi 40 milyon € civarı bir bonservis vererek yaptıkları transfer de dahil olmak üzere ciddi takviyeler yaparak lige güçlü bir kadro ile şampiyonluk parolası ile giren Paris Saint Germain kulübü kendisiyle ciddi olarak ilgileniyor.

Hatta öyle ki iş ilgiden öteye geçmiş bu transferin gerçekleşmesine kesin gözüyle bakılıyor zira Fransız kulübü Beckham baskılı 20.000 forma siparişi vermiş bile.Beckham'ın transferinde eşi Victoria Beckham'ın modanın başkenti Paris'te yaşama arzusunun da rol oynadığı,fransız radyosu RTL'in haberine göre Beckham ailesinin yılbaşından önce Fransa'ya yerleşmiş olacağı söyleniyor.

Gerçekleşmeye çok yakın gözüken bu transfer PSG'ye oyun anlamında ne kadar olumlu yansıyabilir,Beckham faydalı olsa bile ne derece istikrarlı olabilir soru işareti.Bana daha çok sansasyon yaratma,ses getirme amaçlı bir transfer arzusu gibi geliyor.Kulübün;milyonlarca euro sıcak para sağlama gücü olan Katarlı sahipler düşünüldüğünde,forma satışından gelecek gelire ne derece muhtaç olacağını varın siz düşünün.

Pazartesi, Ekim 24

Fenerbahçe:0 - Samsunspor:0


Kadıköy hiç olmadığı kadar siyahtı dün akşam.Hafta içi gelen şehit haberleri zaten tüm milleti derinden etkilemişken üzerine dün Van'da meydana gelen 7.2'lik depremi ''ilahi adalet'' olarak tanımlayan sığ düşünceli insanların aramızda olduğunu görmek,dış güçlerin yapamadığı bölünmeyi kendi içimizde yapabiliyor olduğumuzu farketmek ve bunu yaşamak tüm toplumun psikolojisini alt üst etti açıkçası.

Bu koşullar altında oynanacaktı Fenerbahçe Samsunspor maçı.Fenerbahçe düz siyah bir pankartla çıktı,Samsun tarafı da dahil olmak üzere tribünler maçtan önce şehitlerin yoklaması alınırken hep bir ağızdan ''burada!'' diye bağırırken gözyaşlarına engel olamadı.Ben tv başında izlerken inanılmaz duygulandım tüylerim diken diken oldu ve o an stadda olmak istedim.Saygı duruşunda getirilen tekbirlerin sebebini de bu işi yapanların zihniytini de anlamış değilim sanırım değil bizim çocuklarımız torunlarımızın maçları izleyeceği dönemde bile bizler ülke olarak bu işi beceremeyeceğiz.

Maç başladığı anda tribünlerin tüm bu olumsuzluğu üzerinden atıp takıma destek olmaya başlaması gerekirdi ancak tribünler son yıllarda gördüğüm en etkisiz halindeydi gerçekten.Takımın önceki maçlardan daha diri daha organize gözüktüğü ancak Gökhan ve Emre gibi isimlerin sakatlıktan sonra halen güçsüz ve formsuz oluşları,Semih'in 90 dakikanın 75inde markaj altında kalması takımın en çok duran top şansı yakaladığı halde bunu gole çevirecek Luganovari -belki Serdar Aziz- bir ismi bulamaması ve hernekadar markaj altından çıktığı 3-4 pozisyon olsa da gol yapma ve toplu oyunda yer alma becerisi olarak hiçbirzaman devamlı bir istikrar içinde olamayan Semih'in yerinde yıllardır arayıp bulamadığımız,bulduğumuzda da 1 yılda elimizden kayıp giden Niang tarzı bir santraforun yokluğu dün topu ağlara gönderemememizin asıl nedenleriydi.

Beşiktaş maçı öncesi bu puan kaybı bir silkinme etkisi yaratabileceğinden hayırlı olmuş da olabilir.Belki Dia oyuna girdikten 5 dakika sonra sakatlanmasa işler farklı olabilirdi ancak ondan önce oynayan Stoch da bence fena oynamadı.Kaç maçtır yapması gereken ancak çoğu zaman unuttuğu 'basit oynamak' özelliğine sahip olduğunu gördük.Ziegler yine göze çarpan isimlerdendi.Gökhan ve Emre bu bir hafta iyi hazırlanır ve Özer sahada kaldığı süre boyunca gösterdiği belki bu sezonki en verimli oyununu yansıtırsa Beşiktaş maçında golü bulmak zor olmaz.Mehmet Topuz'u arıyor takım ortasahada ancak onun da sakatlıktan çıktıktan sonra ne kadar hazır olabileceği-yetişirse-meçhul.

Ülke gerçekten çok zor zamanlarını geçiriyor şu günlerde.Hem izleyenlerin hem sahada bu işi yapan futbolcuların konsantre olması zor.Belki futbol camiası bu yaşananlara maçı hasılatlarını,ürün satışından elde edilen gelirlerin bir kısmını bölgeye yardım olarak yollayıp destek olabilir.

Pazar, Ekim 23

Mario Balotelli:Why Always Me?

An itibariyle ilk yarısı oynanan Manchester derbisinde City'i 22.dakikada 1-0 öne geçirdikten sonra alışılagelmişin dışında olarak golden sonra hiç bir jest yada mimik göstermedi olduğu yerde durdu ve formasını kaldırıp özel olarak hazırladığı tshirtünü sergiledi Balotelli.Gerçekten futbol dünyasında ki en ilginç en inanılmaz karakterlerden biri Mario Balotelli.Pek çok futbolcu medya ile kafayı bozmasının akabinde gol attığında basın tribününe hareket çeker,tribünlere medyayı hedef alan jestlerde bulunur.Balotelli'nin yaptığı manyakça ama bence sempatik.

Salı, Ekim 18

Mersin İ.Y.:1 - Fenerbahçe:2


Milli takım arası izleyenler için lig maçlarının bir an önce gelmesini beklediği takımlar içinse çoğunlukla varsa eğer sakatlıkların iyileşmesi adına ek bir süre yahut fazla sayıda milli takıma verilen oyuncu yoksa taktiksel anlamda çalışmalar yapılması için ortam yaratıyor.Fenerbahçe için ikinci şık pek uymasada Mehmet Topuz,Gökhan Gönül gibi direk 11 çıkan isimlerin iyileşmesi adına uygun bir dönemdi ancak bu sakatlar düzelmediği gibi bu arada Volkan Demirel'in de sakatlanması can sıkıcıydı Mersin deplasmanı öncesi.

Özer çok eleştirilen bir isim.Yetenekli olduğunu herkes kabul etti ama hala kararsızım Özer için bir maç çok silik,hatalı tercihler yapan,topu ezen bir Özer izliyoruz bir daha zor şans bulur diyoruz bugün çıkıyor 48 metreden çocukluğundan beri hayalini kurduğu golü atıyor.Gol dışında 90 dakikaya baktığımızda Özer yine yok gerçi.

Belediye maçında taraftara geçen yılki Belediye maçında attığı golü tekrarlayarak bir nevi dejavu yaşatan Stoch'un 11'de olmaması Özer'in 11'de çıkmasından sonraki ikinci şaşkınlığımdı.Vardır Aykut hocanın bir bildiği,idmanlarda gördüğü diyerek maçı bekledim.Bekledim ve 2.yarı Stoch'un içlerinden en az 2sini gol yapması gerektiği 4-5 pozisyonu nasıl harcadığını gördük.Belki ilk pozisyonda golü yapamamasının getirdiği baskı diğer pozisyonlarda peşi sıra üstünde gerginlik yaratmış ve doğru tercih yapmasını engellemiş olabilir ancak nolursa olsun gerek Alex'in sahada ve maç sonunda gerek Aykut hocanın maç bitiminde sinirlenmesine neden olmak için epey haklı sebepleri vardı.

Fenerbahçe yaşadığı sıkıntılı süreçten geçtiğimiz 6 maç sonunda daha da güçlenerek,birlik olarak çıkmışa benziyor.Hafta içi yapılan idmanlardaki tempo ve istekliliğin çok üst düzeyde olduğu haberleri geliyor.Bugün Mersin'de golün erken atılması,sonrasında oyunda kontrol sağlanmışken yağan yağmur ve ağırlaşan zemin planların dışında bir oyun olmasına neden oldu ancak kadrodaki hiçbir futbolcunun 6 maçta alınan 5 galibiyete ve gidişata bakarak ''biz çok iyiyiz,çok güçlü bi kadromuz var nasılsa yeneriz önümüze geleni,atarız golleri' rehavetine girmemesi gerekiyor zira bugün kaçan golleri aradığımız deplasman maçları olacak.Aykut hoca da bunun bilincinde ve maç sonunda ve sonrasındaki röportajlarda yüzüne yansıyan sinirin sebebi buydu diye düşünüyorum.

Ziegler ve Cristian'ın bu maç öne çıkan isimler olduğunu düşünüyorum.Bienvenu için boş kaleye attı iyi adam değil yorumlarına denk geldim dün akşam ve çok şaşırdım cidden şu an süper ligde oynayan 18 takımın forvetlerini bugün gol attığı pozisyona koysak en az yarısı o topu öyle seri bir şekilde stoperden ve kaleciden önce davranarak almayı başaramazdı.Henri 1-2 yıl içinde konuşmalarından da anlaşıldığı üzere çalışmalarının karşılığını alacak ve çok daha komple bir forvet olacak bunu hepimiz göreceğiz.

2-0 dan sonra çok sayıda kaçırılan fırsat sonrası atamayan atarlar kuralı işledi ve Mersin'in golü gelince uzatma dakikaları yine yıllardır kronikleşmiş kendi kendine sıkıntı yaratma alışkanlığı ile geçti neyse ki maç 2-1 bitti ve Fenerbahçe son 2 senede alt ligden yükselmiş tüm takımları mağlup etme gibi bir iş başarmış oldu.

Mersin takımı Nobre'nin yokluğunu epey hissetti bugün Nobre olsaydı ceza sahasında oluşan karamboller onun en sevdiği ortamlardı golü bulabilirdi.Moritz'i Kasımpaşa günlerinden çok uzak gördüm ilk geldiğinde alıştığımız Moritz'den uzak bir görüntüsü vardı.N'Duka,Zurita,Beto ve stoper Boum kaliteli isimler.Mersin'in kadrosu ligi 8-12 arası bitirebilecek kaliteye sahip.Belki kupaya ağırlık verirlerse maç maç gidilecek bir organizasyonda tam kadro oldukları takdirde beklenmedik yükselişler gösterebilirler.

Fenerbahçe geçen yıl başlayan deplasmanda maç kazanma serisini 12 maça çıkardı.13.deplasman İnönü deplasmanı.Öncesinde de yine birkaç tehlikeli isme sahip Samsun ile Saracoğlu'nda karşılaşılacak.Samsun maçı da kayıpsız atlatılırsa eksiksiz çıkılacak bir İnönü deplasmanından hele Beşiktaş'ın son dönemde düşüşteki grafiği ve 1 hafta içinde çıkacağı 3.maç olacağı düşünülürse 3 puanla dönmenin epey olası olduğunu düşündüğüm bir maç.

Çarşamba, Ekim 5

Aykut Kocaman // Kocaman Umutlarımızın Sahibi


Aykut Kocaman'ı gülerken yakalamak zor.Biz onu hep soğukkanlı,ağırbaşlı,sakin halleriyle görüyoruz öyle alıştık.Ama o dingin halinden çıkıp içindeki güzellikleri yüzündeki tebessümle, jestleriyle dışa vurduğu zaman da o hallerinden inanılmaz keyif aldık.TT Arena deplasmanında Alex galibiyet golünü attığında yumruklarını sıkıp havaya kaldırdığı,Alex'le sarıldıkları anlar hala gözlerimin önünde.

1.5 yıl evvel yine bu satırlarda Ben Aykut Kocaman'a İnanıyorum başlıklı bir yazı paylaşmıştım.Geçen süreçte Aykut hoca beni yanıltmadı.Başlangıçta çok dengesizdi herşey,takım iyi top oynamıyordu,kulvarlardan bir bir eleniyorduk,çatlak sesler git gide artıyordu ama ona inancını kaybetmeyen kesimin büyüklüğü ondan öncekilere her koşulda destek verenlerden kat be kat fazlaydı.Yanıltmadı.Öyle bir takım yarattı ki 9 puan geriden gelerek o takım şampiyon oldu.Öyle bir adamdı ki Aykut hoca herşeyden önce,basın toplantılarında,medya sohbetlerinde konuştuğu zaman dinlemeye doyamıyordunuz.Puan kaybedilen maçlardan sonra öyle bir konuşuyordu ki biz taraftarların kafasında ne varsa Aykut hoca da onları hissettiğini,düşündüğünü doğruluyor ağzından çıkan cümlelerdeki samimiyet üzüntümüzü söküp atmakla kalmıyor yerlerine umut ekiyordu..

Takımla birlikte çıktığı 39 lig maçında 30 galibiyet 5 beraberlik 4 yenilgi aldı ve %76.9 galibiyet yüzdesi ile 95-96 sezonunda şampiyon olan takımın efsane antrenörü Parreira'yı geride bırakarak kulüp tarihinin en yüksek galibiyet yüzdesine sahip antrenörü ünvanını ele geçirdi.

Şimdi sokaklardaki tuttuğu takım farketmeksizin herhangi bir futbolseveri durdurun ona Aykut Kocaman dediğiniz zaman hocanın adamlığından,samimi oluşundan bahsedecek,eğer Fenerbahçe taraftarı ise ''bizim Alex Ferguson'umuz olacak inşallah'' sözlerini işiteceksiniz.

Fenerbahçe'nin onun gelişinden sonra gösterdiği gelişime şaşıranlar,onun ve takımının önünü türlü oyunlarla kesmeye çabalayadursunlar bu taraftar ona olan inancını koruyacak çünkü bu işin başında dedik bir kere;Kocaman Umutlarımızın Sahibi diye..

Pazar, Eylül 25

Sivasspor:3 - Bursaspor:0


Bursaspor'u son canlı izleyişim 1.5 yıl önce Saracoğlu'nda ikinci yarı 2-0'dan geri gelerek Fenerbahçe'yi mağlup ettikleri maçtaydı.O maç Fenerbahçe'yi şampiyonluktan eden maçlar sıralamasında ilk sırada geliyor bana göre.İlk yarı iyi oynayan rakibe karşı 2-0 geri düşmüşlerdi ona rağmen 2.yarı pes etmediler ve Özer'in sakatlanması,Cristian'ın en etkisiz maçlarından birini oynaması ile oyundan düşen ortasahaya karşı kontralarda çok etkili olarak 2-2'den sonra Fenerbahçe'nin golü aradığı son dakikalarda bir kontra ile 3.golü bularak galip ayrılmışlardı.

O maçta şans bulan isimlerden bugün Ömer Erdoğan,Turgay,Batalla ve hatta o maç gol atan Ozan İpek vardı Bursaspor'da.Kalede Carson ilk yarı Sivasspor'un net 2 pozisyonunu çıkardı,Wederson maç boyu Bursaspor'un birşeyler yapmaya çalışan ender isimlerindendi.

Bursaspor Batalla merkezli bir takım oluşturmuş gibi.Göbekteki Ndiaye fiziği kuvvetli,dirençli bir ortasaha ancak yaratıcılık konusunda eksik.Ozan İpek pozisyon yaratmakta görev alması beklenen bir isim ancak bugün o da çok durgundu.Batalla 1-2 frikik haricinde sahada hayalet gibiydi topla buluşma sayısı oldukça azdı.Zaten maçın ilk yarısında Bursaspor takım olarak inanılmaz durgundu.Bu durgunluk en uçtaki Sestak'ın da hiçbir varlık gösterememesine neden oldu.

Devre arasında Sivas 2 şans buldu 3.bulduğunu gole çevirmezse ibre Bursaspor'a döner diye düşünüyordum ki 2.yarı başında Sivas Grosicki ile yarattığı ilk pozisyonda Eneramo ile golü buldu.Aynı Grosicki Sivasspor'un başlattığı tüm ataklarda olduğu gibi 2.golü de sol çaprazdan ceza sahasına girerek hazırladı kaleciden seken topu Sivasspor'a uyum sağladığı geçtiğimiz maçlarda gözüken Celtic'ten kiralık Danimarkalı Duncan Rasmussen tamamladı ve Sivas'ı rahatlattı.Rasmussen takımının 3.golünü de akıllıca bir kafa vuruşuyla yaparak Sivas forması altında 4 maçta 5.golünü atmış oldu.

Sivasspor Ankaragücü deplasmanından sonra 2.galibiyetini Bursaspor gibi bir takımdan alarak hem moral depoladı hem lige yapılan kötü başlangıcı bir nevi amorte etti.Özellikle Grosicki-Erman Kılıç ikilisi hücumda çok etkili olabiliyor Sivas adına.Mehmet Nas işin biraz daha defansif yönünde mücadele veriyor.Erman top tutma kabiliyeti yüksek ancak topsuz oyunda bugün Rıza hoca epey uyardı kendisini.Toptan çok uzak kalabiliyor zaman zaman.

Karabük deplasmanında alınan mağlubiyetten sonra özellikle içerdeki Eskişehir maçının 4-0 kaybedilmesi moralleri baya bozmuş şehirde ''bu sene Sivas düşecek gibi'' yorumlarının yapılmasına neden olmuştu ancak Sivas bugünkü gibi istekli olup mücadele ederse geçen sene son maçlarda gördüğü korkulu rüyalardan uzaklaşıp kendini ligin ortalarına yakın bölgelere atarak rahat bir lig sonu oynayabilir diye düşünüyorum.

Cuma, Eylül 23

Kayserispor:0 - Fenerbahçe:1


Gökhan Gönül,Emre Belözoğlu,Serdar Kesimal ve Mehmet Topuz gibi ilk 11'in direk isimlerinin yokluğu,geçen 10 günde oynanan 3 maçın getirdiği fiziksel yük;lige iyi başlamamış ancak son maçında Antep deplasmanında kazanarak bir tepki gösteren Kayseri deplasmanını zor kılan etkenlerdi.

Taraftar ne koşulda olursa olsun iyi futbol istiyor.Takımına her türlü desteği vermeye hazır olduğunu defalarca gösteren kitlenin bu arzusu çok doğal ancak maçın başında gelen golden sonra Aykut hocanın taktik düşüncesi Bienvenu gibi araya koşular yapabilen bir oyuncuyu da tercihlemişken oyunu geride kabullenip skoru korumak,Cangele'nin eksikliğinde pozisyon üretmekte zorlanan Kayseri'ye karşı savunmada hata yapmadan bulabileceği kontralarla skoru arttırma fırsatı kollamaktı.

Takımda lig başladığından beri şans bulamayan Özer ve Stoch ile ilgili bir belirsizlik durumu vardı.Bunun Özer'le ilgili olan kısmı bugün maç öncesi çıkan Özer'in şans bulamama durumuna isyan ettiği ile ilgili haberlerle basına yansımıştı.Twitter'da haberi sorduğum ntvspor muhabiri Aykut Yıldırım önce yalan dedi daha sonra kendisi de aldığı duyumlara göre olayın doğru olduğunu ifade etti ve haberin doğruluğu daha sonra başka muhabirler tarafından da onaylandı.

Aykut hoca bugün Özer'e 90 dakika forma şansı verdi.Benim görüşüm eğer yukarıdaki olay doğru ise hocanın kendisine şans vermesi ''çok konuştun oyna da görelim'' misali zira Özer kendisine verilen şansları bir türlü değerlendiremedi.Bunda şüphesiz yaşadığı sakatlıkların da payı var ancak sakatlıklar döndükten sonra bugün bulduğu şansı da bulamayacağını düşünüyorum.Sezer hatta Gökay ondan önce geliyor benim tercih sıramda.

Kayseri'de Amrabat yetenekli oyuncu eyvallah da bi oyuncu bir kez bile adam çalımladıktan sonra pas vermeyi düşünmez mi be kardeşim.Aklıma 'Gol' filmi geldi.Newcastle'a ilk transfer olduğunda antrenörü Nunez'in çalımları sırasında aynı şeyi söylenip duruyordu ''pas ver,pas,pas lanet olası pası ver artık''.Amrabat'ta aynı filmdeki Nunez karakteri gibiydi.Çalımları attı attı durdu.Kendi şut sayısı Fenerbahçe'nin attığı 6 şuttan fazlaydı.Belki bi tanesinde pası tercih etse Kayseri puan çıkarabilirdi maçtan.

Hakem Kuddusi Müftüoğlu 2 gün evvel Galatasaray'a verdiği enteresan penaltıdan sonra bugün Bilica ve Caner'in elle oynamalarını es geçti.Maçın sonuna doğru Santana'nın Ziegler ve Gökhan'ın Caner'e yaptığı net kırmızı kartlık faullerin birini es geçerken diğerine sarı göstermekle yetindi.Santana'ya sarı vermeden önceki pozisyonda da sarı göstermeliydi onu atlayınca direk kırmızı verebileceği pozisyonda ikinci sarıdan atma ihtimali de ortadan kalktı.

Sonuç olarak Fenerbahçe 11 günlük bu sıkışık fikstürün son halkasında önemli olanın 3 puan almak olduğunun bilincinde olarak oynadı belki göze hoş gelen bir futbol oynanmadı ancak akıllı oynadı ve attığı golü savunarak 10 puanla kapattı bu fikstürü.Pazartesi ligin 4.haftası sonlandığında liderlik Fenerbahçe'de olacak belki de.Bu kadar sakatın yokluğu düşünüldüğünde en önemli husus budur,sahada eksikleri hissettirmeyerek mücadele gösteren oyuncuların emeğine saygı göstermek gerek.

Fenerbahçe:1-Manisaspor:1 & Kayserispor Deplasmanı


Shaktar'la oynanan hazırlık maçında taraftarların yaşanan sürece olan tepkilerini dışa vurmasının sonucu olarak verilen 2 maçlık seyircisiz oynama cezasının 2.maçı öncesi;federasyonun artık seyircisiz oynama cezası verilen maçlara 'yalnız kadınlar ve 12yaşına kadar erkek çocuklarının' girebileceğini açıklaması maç saatine kadar en çok konuşulan konu oldu.

5bin civarı taraftar bekleyenler Salı sabahı Şükrü Saracoğlu stadı Fenerium gişelerinde çevreyolu bağlantısına kadar uzanan 100-150 metrelik kuyruğu görünce şaşkınlıklarını gizleyemediler.Basılan 15bin bilet 2 saat gibi kısa bir süre içerisinde bitmişti ancak talep ve kuyruk git gide artıyordu.Hemen yeni biletler basıldı ve dünyada ilk defa bir futbol maçı 41663 biletli ve %90-95 civarı bir kadın taraftar kitlesi tarafından izlendi.

Kadın seyircilerin coşkusu ekran başında bizlere 2002'de Japonya'da yapılan Dünya Kupası'nı hatırlattı bizlere.Gol vb tehlikeli pozisyonlarda artan çığlık sesleri,tezahüratlardaki o tiz ses yoğunluğu çok değişikti.Herşeye rağmen 42bine yakın kadının sabahın erken saatlerinde yakıcı güneşe rağmen kuyruğa girmesi,o kuyrukta düzeni bozmadan durmaları,stadda anons yapılırken sessiz kalıp dinlemeleri,hepsinde ama hepsinin üstünde lisanslı ürün bulunması gibi nüanslar erkeklere ders olacak nitelikte enstantanelerdi.Belki tiz sesler ve aralarında konuşmaların[dırdır :) ] sahadaki oyuncuların konsantrasyonunu bozmuş bile olabilir fakat tribünde böyle bir kitlenin bulunması gerçekten çok farklı bir deneyim oldu tüm futbol camiası için.

8 günde 3.maçıydı Fenerbahçe'nin ve bunun getirdiği yorgunluk ile 2 kamp döneminde sakatlık çıkmayıp liglerin başlamasına 1 hafta kala patlak veren sakatlıklar birleşince sahadaki oyuncularda oyun sırasında sakatlık başgöstermesi(selçuk) ve baskı kurmayı sağlayacak fizikseş güçte düşüş olması doğaldı.Bunun sonucunda sahadaki 11'in 2-3 parçasında bu yönden sıkıntı yaşamak 49.dakikadan sonra 1 kişi fazla oynasanız bile sakin olup fazla oyuncu avantajını kullanmanızı engelleyebiliyor.

Lige 3 puan ile başlamak önemliydi,arkasından her zaman zorlu geçen Antep deplasmanında alınan 3 puan değerliydi,kadın taraftarların dünyada bir ilki yaşatarak desteklerini verdikleri bu tarihi günde 3 puan ile devam etmek takıma hava katacak ve bugünkü Kayseri deplasmanı öncesi fiziksel yorgunluğu unutturabilecek bir motivasyon sağlayacaktı şüphesiz.Ancak bahsi geçen sıkıntılar düşünüldüğünde bu puan kaybına çok da şaşırmamak gerek.

Belki 2.yarıda Orhan Şam değişikliği yerine 2 maçtır şans bulamayan Stoch denenseydi,Orhan;bölgesinde oynamadığı bariz Bekir'in yerine 11'de şans bulsa daha farklı şeyler izleyebiliridik.Orhan'ın sakatlıktan çıkması ve henüz tam kondisyonunda olmaması da bir ihtimal tabi bunu en iyi Aykut hoca biliyor.

Kayseri deplasmanı her zaman zorlu geçmeye aday bir engel.Lige kötü başladılar ancak Gaziantep deplasmanında geriden gelerek çıkardıkları 3 puan onları da bu maç için motive edecek şüphesiz.Ekstra bir motivasyonla hazırlanacaklar.

Fenerbahçe'de Emre'nin yokluğu bu maçta da devam edecek.Cristian'la Selçuk'u toplasak bir Emre etmiyor malesef ve takım kapılan toplarda ileri hızlı çıkmada sorun yaşarken rakip sahaya yerleştiğinde de pas trafiğinde aksaklıklar oluşabiliyor.

Gökay taraftarların oynamasını istediği bir oyuncu.Manisa maçında şans buldu geçen sezon oynadığı maçlarda güçlenmesi gerektiğinden bahsetmiştim ve bu maç o yönde bir gelişme olduğu görüldü.Belki bir kaç maç ard arda şans bulsa özgüven artışıyla paralel olarak oyunu da pas trafiğindeki bir durak olmaktan çok etki eden bir unsur olma yönünde ilerleyecek.Belki direkt oynamak için biraz daha beklemesi gerek ama yine de ara ara bu şekilde şans bulması iyi olur.

Bienvenu transferine genç,yetenekli,potansiyelli,gelişim göstermeye açık oluşundan dolayı ve taraftarın Fenerbahçe'nin oynadığı rakiplerde izleyip beğendiği bir oyuncunun kadroya katılması yönünden sevinmiştim ancak büyük çoğunluk Niang'ın gidişi sonrası bir takviye daha bekledi,Semih-Henri ikilisi şu an için yetersiz kalacak görüşü hakimdi.Geride kalan 3 maç sonrası bunu söylemek mümkün.

Semih'i seviyorum,bu formanın hakkını her zaman vermeye çalışan,profesyonel,yaşamına dikkat eden bir oyuncu ancak ilk 11 çıktığı maçlarda etkisiz olduğunu görmemek için kör olmak lazım.Bilemiyorum bir sıkıntısı var mı yok mu ancak özellikle fiziksel mücadelelerde ve önüne atılan toplara koşmada o eski Semih'i göremiyoruz.İnanılmaz bir hantallaşma ve çeviklik yoksunluğu mevcut.Sanırım Kayseri maçından itibaren Bienvenu tercihi ile maça başlamak ve ilerleyen maçlarda da bunu denemek daha doğru tercih olacak.

Mehmet Topuz'un ve Selçuk'un sakatlıkları da ayrı sorunlar.Eğer kişisel bir sıkıntısı yoksa ve hazırsa artık Stoch'un zamanı olduğunu düşünüyorum.Göbektede Gökay yada Sezer ile başlaması mümkün Aykut hocanın.

Kayserispor'da sakatlıkların iyileştiği haberleri var.Geçen sezondan özellikle Santana kilit oyuncu olarak gözüküyordu.Keza Gökhan Ünal'da Fenerbahçe forması altında kendini pek gösteremediği için parladığı takımın forması ile ekstra bir motivasyonla oynayabilir dikkatli olmak gerek.Kayserispor'un kadrosunda her an parlayabilecek yetenekli ve genç isimler bulunmakta.Önceki yıllarda Mehmet Eren,geçtiğimiz sene Ömer Şişmanoğlu gibi isimler performanslarıyla isimlerinden söz ettirmişlerdi bu tür çıkış yapabilecek isimlere karşı takım savunmasında hata yapmamalı Fenerbahçe.

Bu zorlu deplasmandan alınacak 3 puan ile 11 günde 4.maçın sonnda toplanacak 10 puan hiç de fena bir netice olmaz diye düşünüyorum.


Cumartesi, Temmuz 9

FENERBAHÇE YIKILMAYAN SON KALEDİR!!


1 haftadır içimiz kan ağlıyor desek yeri.Biz konuşulanları,suçlamaları bu renklere yakıştıramazken bir azınlık sürekli olarak parça parça da olsa bugün ekşisözlükte incisözlük kaynaklı olarak paylaşılan bir entryde yer alan ve yıllardır yaşanan tüm herşeyi güzelce yerine oturtan gözler önüne seren olaylar işi bambaşka bi boyuta taşıdı.Bu yazılanlar eğer gerçekse ne biz ne de bizden sonraki nesiller için gönül verilecek sarı-lacivert renkler ne de Fenerbahçe olacak demektir.Uzatmanın hiçbir anlamı yok herşey ama herşey yazıda yer alıyor.Sporla ilgilenen ilgilenmeyen herkes azcık sağduyu gösterip 10 dakika ayırarak bu yazıyı okumalı ve neler döndüğünün farkına varmalı.Bu gidişle zaten çoktan elden çıkmaya başlayan ülke tamamen bambaşka güçlerin ve mantalitenin eline geçmiş olacak.Bu blog yazarının nacizane rızası bu yazıyı her okuyanın tüm yakınlarıyla paylaşmasıdır.Zaten 1 haftadır taraftarlar olarak alt üst olmuş durumdayız ama buna rağmen takıma ve renklere her anlamda,platform farketmeksizin destek olacağımızı hep söyledik fakat şu yazılanlar sonrası hiç umudum kalmadı desem yeridir.Umarım hepsi iddaalar ve komplo teorilerinden ibarettir zira eğer gerçek olursa birey olarak benim futbol ve genel olarak ülke sporundan komple uzak kalacağım büyük ihtimaldir.

Aziz Yıldırım'ın gözaltına alındığı anda avukatından ''siyasi içerikli herhangi bir kitap istediği''nin basına yansıması da Yıldırım'ın olayın bu boyutuna işaret ettiğinin bariz göstergesi değil de nedir?Aziz başkanın Fenerbahçe dergisinde dediği gibi ''Fenerbahçe Cumhuriyet'in yıkılmayan son kalesidir''.Ve artık o kale de yıkılmaya her zamankinden daha yakın malesef.


fenerbahceliler kulubune her zamankinden daha cok sahip cikmalidir

cunku tarihinde hic bir zaman kalmadigi kadar buyuk bir tehditle karsi karsiyadir

sorusturmalarin sikeyle, saibeyle filan ilgisi yok, tamamen siyasi.

gelin size bir kac sey anlatayim...

iki sene oncesine donelim... 2009 baskanlik secimlerine

aziz yildirim yine kazandi ve yonetim kurulundaki iki yeni isim dikkat cekti

rte 'nin dostu cihan kamer, ve kadir topbas 'in oglu huseyin topbas

bunlar turkiye 'nin yeni doneminin temsilcileri olarak alindilar yonetime

henuz topbas 'in hic bisi yapmisligi yok, ama kamer 'in transfer islerinde gorevleri oldu

stoch transferi mesela.

huseyin topbas 'in babasi sebebiyle kurabilecegi iliskiler,

ozellikle stad konusunda bir umut olur sanildi

ama isler oyle olmadi

simdi cok buyuk bir operasyon gun isigina cikiyor

esas organize isleri bunlar (imamin ordusu) duzenliyor

bugun itibariyle fenerbahce 'nin hisseleri buyuk oranda dusus yasadi

daha da dusecek

ve bunu bilen bir cok hissedar, hisselerini satip elden cikariyor

peki kim aliyor sizce?

ya paravan bir sirket, ya bi kac sirket daha sonra birlesmek uzere,

ama eninde sonunda satilan bu hisselerin sahibi tek bir kisi olacak

murat ulker

soyadindan da anlasilacagi gibi, kim oldugunu sormaya gerek yok

fenerbahceli beyler sunu unutmayin ki,

bu kulubun tarihinde dusmanindan cok haini olmustur

karsidan cok arkadan vurulmustur

2006 'daki denizli macinda yesil siyah kravat takanlar,

ezeli rakibine yayin haklari adi altinda milyon dolarlar kazandiranlar

en yakin orneklerdir

onlar 104 yillik koca tarihte karinca siki kadar bile degiller

ancak bu sefer fil tasagiyla karsi karsiyayiz

cunku karsimizda devleti, orduyu, yargiyi kusatmis

simdi de sirayi spora getiren

imamin ordusunun, ta kendisi

simdi onumuzde iki secenek var, zayif ihtimallisinden basliyim

fenerbahcenin sampiyonlugu iptal olucak, kume dusurulecek

buna dair herhangi bir somut kanit bulunamicak, buna eminim

ikinci secenek; aziz yildirim 'in baska seylerden oturu uzun sure icerde tutulmasi

ve dolayisiyla baskanligi birakmasi

aziz yildirim 'dan sonra baskan olucak diye gosterilen kimdi?

mehmet ali aydinlar

apar topar tff baskani yapildi, kendisi bile anlamadi noldugunu

simdi geriye fenerbahce baskanligi icin kim kaldi?

tabii ki de murat ulker

hisseleri ele geciricek olan ulker

sorusturmayi baslatan savci;

suclu olup olmadiklari henuz belli olmadan senelerdir hapislerde yatan insanlarin tutuklu oldugu

ergenekon davasini baslatan

zekeriya oz

zekeriya oz, kisa bir zaman once galatasaray spor kulubu 'ne uye yapildi

yani su an gslilerin o guvendigi liseli-mason destekli guruhun icinden biri artik

hem de adnan polat 'in "kulup baskaninin 15 kisilik ozel kontenjan" indan

siz saniyosunuz ki bi tek onunla mi olucak bu is

bilmiyosunuz ki

abdurrahim albayrak gibi bir cok kisi var kulupte

bu sorusturmalar, trabzon-iktidar eksenli

bilhassa 12 haziran secimlerinden sonra yapildi bu operasyon

cunku tepkilerden, oy kaybetmekten korktular

trabzon ise baskanlarinin sacma sapan soylemlerinden baska hic bisey yapmadi sezon sonunda

baska bisey neden olmadi sizce?

hic dikkatinizi cekmiyor mu?

neden butun sezon gotunu yirtan trabzondan simdi tek bi ses cikmiyor?

cunku esas sike/tesvik benzeri olaylarini kendileri yapti

hem de hukumetten destek alarak

size en carpici ornegi vereyim;

ts-antep macindan 1 gun once spor bakani faruk ozak 'in,

antep kulup binasina gidip buyuk capli bi toplanti yapip

stad sozu vermesi

bakin dikkat ediyosaniz su penalti verilmedi bu ofsayt yanlisti filan demiyorum

daha buyuk bakin resme

cok daha buyuk

bu ulkenin yikilmayan tek kalesidir fenerbahce

gs 'de ve bjk 'de yavas yavas sizintilar ortaya cikti

ama fenerbahce 'de beklenen planlar tutmayinca

darbe yapmaya kalkiyorlar

hamdi akin 'i fenerbahceliler iyi bilir

yoneticilik yapti zamaninda, aziz yildirim doneminde

bu adamin t.a.v dolayisi ile devletle, bunun da dolayisi ile hukumet ile iyi iliskileri var

gecen gun zaman gazetesine verdigi demecte,

aziz yildirim birakmali artik, dedi

ve dun olanlar oldu

olasi bir aziz yildirim 'i indirme sonrasi

murat ulker 'e kulup bunyesi icinde dogacak tepkilere karsilik,

rakip diye, hukumetle yakin iliskisi pek bilinmeyen hamdi akin, ortaya cikarilicak

kamuoyu da bu zokayi yutup hamdi akin 'i destekleyecek,

ve murat ulker-hamdi akin diye yalandan bi rekabet dogacak ve

kazanan her halukarda onlar olacak

fenerbahce bu zamana kadar hep -kim ne derse desin-

turkiye 'nin en histerik kulubu olmustur

sevinci ayri bir olay, uzuntusu daha buyuk bir olay olmustur daima

kisacasi bu ulkenin en renkli camiasidir

bu da her kesimden insani barindirmasindan kaynaklaniyor

yani hic bir zaman belli bir zumrenin kurumu degil, daima heterojen bir olusum olmustur

dolayisiyla, eger kotu amaclarla kullanilirsa,

ulkenin en buyuk rant kapisi haline donusecek bir potansiyele sahip

haliyle iktidarin agzinin sulanmamasi olanaksiz

once kendilerine tehdit olusturacak her birimi sindirdiler

sira spora geldi

milyon degil milyar dolarlarin dondugu futbol piyasasinin aslan payini kapmak istiyorlar

bu da oyle gs-bjk ile degil

dogrudan fenerbahce ile olacak bir sey

ki zaten trabzon 'u saymiyorum bile, ama gs-bjk de bi sekilde somuruluyor

abdurrahim albayrak yeniden yonetimde, murat aksu da bjk 'nin kanini az emmedi

demiroren vatan ve milliyet 'i satin aldi, onlarca sirketi var ve hic birine halel gelmesini istemez

dolayisiyla yanci medyaya yeni iki gazete eklendi

zaten 31 sonrasi icin kullanmayacaginiz tuvalet kagidi gibi olan bu gazeteler

artik iyice pislik bir hal almistir

dikkat ettiyseniz vatan spor muduru -ki fenerbahcelidir- ibrahim seten 'in

aziz yildirim 'a bu kadar rahat yuklenmesinin ardindaki sebep ne olabilir sizce?

peki "bu operasyonlar secim oncesi yapilmadi cunku spekulasyon olsun istenmedi" diyen

cnn turk 'un polis muhabiri gazeteci arkadasin bu bilgiyi bu kadar rahat bir sekilde alabilmesi

size basit bir sey gibi mi geliyor?

burda iki secenek var;

ya cok buyuk bir kumar oynuyor aziz yildirim dusmanlari

biraz guvendikleri kaynaklardan "oldu bu is" tarzi

aziz yildirim 'i bitirdik mesajini aldilarsa

harekete gectiler ve ellerinden geleni yaptlar

ama;

hele ki bir de aziz yildirim aklanip cikarsa,

iste o zaman kacacak delik ararlar ama zor bulurlar

haa, kimse burdan aziz yildirim agizlarina sicicak gibi bir anlam cikarmasin

sadece tirsakliklarina, kaypakliklarina dikkat cekmek istiyorum

ikinci secenek ise;

(ki bunu yazmaya gonlum el vermiyor)

aziz yildirim 'i uzun yillar icerde tutacak saglam kanitlar var ellerinde

ama fenerbahce 'yle alakali degil,

mesleki hayatiyla veya kisisel kavgalariyla ilgili

ve artik son gucleriyle saldiriyorlar

beyler komplocu demeyin bana

dalga gonderimiyle insanlarin beynini ele gecirip

gorsel ve isitsel iluzyonlar hazirlayip yeni bir tanri ve 'tek din' yaratip

herkesi tek bir elden yonetme planlarinin dondugu dunyada

benimkiler hikaye

bu olaylarin ipuclari vardi aslinda, biraz dikkatli incelersek;

fenerbahce dergisinin son sayisinda aziz yildirim 'in yazisinda gecen

"cumhuriyetin yikilmayan tek kalesiyiz" sozu

cok seyin sifresini barindiriyordu aslinda

yarin bazi yandas gazetelerin mansetlerinde konusmalarin yazili halini okuyacaksiniz...

sunu gozden kacirmayin ki;

bunlar sadece yazili

herhangi bir sesli kayit yayinla(ya)mayacaklar

cunku oyle bir sey yok

olmayacak da

ilk planlari 2006 'daydi, sampiyonluk butun kuluplerin ortaklasa calismasiyla

cirkefin dibine batarak engelledi fenerbahce 'yi

amac aziz yildirim 'in dusmesiydi

hatta kamuoyunda fener 'e karsi nefret ortami yaratildi, ki sebep o sanilsin

ama olmadi

taraftarlar, camia, herkes sahip cikti ona

hatta aziz yildirim dusmani ali sen bile son dakikada saf degisitirip

aziz baskana destek veriyorum ayaklari yapti

yanagini sikip 'en buyuk benim haa' mesajini vermeyi de unutmadi tabii arada

yani demem o ki

isin icinde kulubun ahengini bozmakla ilgili bi mevzu olunca

camia cok iyi cikti o isin icinden

bazilarina saf degistirtecek kadar hem de

100. yila girilirken

(yani 2006 'daki kacan sampiyonlugun ardindan aziz yildirim 'i yikamadiklarini gordukleri zaman)

baskette efes 'le birlikte en iyi iki kulupten biri olan ulker,

birden bire subeyi kapatma karari aldi

ve fenerbahce 'ye %100 sponsor oldu

gs 'ye ve bjk 'ye yapmadigi seyi fenerbahce 'ye yapti

ikinci hamleyi 2008 'de yaptilar

hasan dogan 'i federasyon baskani yaptilar

ama rahmetli oldu ve planlar gene bozuldu

dikkat edin zaten akp iktidari geldiginden beri

fenerbahce ne zaman sampiyon olsa

akabinde federasyon baskani degismistir

2003-04 'teki sampiyonlugun hemen ardindan haluk ulusoy gitmistir

levent bicakci gelmistir

2004-05 'teki sampiyonluktan 7 ay sonra levent bicakci apar topar gitmis

tekrar haluk ulusoy gelmistir

2006-07 'deki sampiyonluktan 7 ay sonra ise haluk ulusoy sepetlenmis

hasan dogan gelmistir

ve simdi ise;

ozgener gitti aydinlar geldi

hem fenerbahce baskanligindan bir aday eksildi,

hem de kendi sectikleri birisi tff baskani oldu yeniden

bir tasla iki kus

federasyon olayiyla kalmadi bu is tabii

her sezon fenerbahce 'nin karsisina bir takimi rakip yaptilar

2006 'da gs, 2007 'de bjk, 2008 'de gene gs, hadi bunlar 3 buyukler diyceksiniz

2010 'da bursa 'nin sessiz yukselisinin altinda,

anadolu takimlarinin onlara karsi kedi gibi oynamasi yatmiyor sadece

faruk celik diye bursali bir bakan var bildiniz mi?

gecen sezonun sonlarina dogru "fener 'in attigi gollerdeki kaleci hatalari cok bariz" diyen

sen bakansin, madem bu kadar eminsin, kanitlarin var, gider sorusturma actirirsin di mi?

ama yok oyle bisey tabii, maksat bok atmak

bursa sampiyon oldugu icin bir daha o muhabbetler hic donmedi

eger gecen sene fenerbahce sampiyon olsaydi,

simdiki seylerin aynisi gecen sene olacakti

gelelim bu seneye...

neredeyse butun ak parti trabzon 'u destekledi

ki zaten wikileaks 'te cikan "trabzonspor 'a ortulu odenekten para yardimi yapilmasi" olayi

basli basina bir skandal iken

ustune bir de,

karabuk milletvekili m. ali sahin, karabuk-fener macindan 1 gun once cikip

"trabzon sampiyonlugu daha cok hakediyor" diyor

ve sonrasinda karabuk fener 'e kopekler gibi oynarken,

sadece 2 hafta sonra trabzon 'dan 4 yiyor

sezon bitti, lig tescillendi, 2 ay gecti nerdeyse

8 ay once baslandigi soylenen bi operasyon

neden pazar gunu bitti ve gozaltina almalar basladi?

eger bu kadar kesin bi sey olsaydi aninda paket servis olurdu

emin olun

simdi aziz yildirima 'a icerde iki secenek sunuluyor:

1) ya baskanligi birakirsin, ama serbest kalirsin

2) ya da seve seve biraktiririz, yani senelerce yatarsin icerde

1) bu secenekte;

fenerbahce 'ye katakulliyle, montaj veya asla kopyasinin yayinlanmayacagi sozde kanitlar dogrultusunda sike var denecek, fenerbahce kume dusecek ve aziz yildirim gidicek, imamin adamini baskan yapmak icin bunu goze alacaklar, sike falan olmasa bile

2) bu secenekte ise (yani aziz yildirim birakmayi kabul etmezse)

fenerbahce aklanacak, ama aziz yildirim futbol disi sebeplerden oturu bi turlu bitmeyen mahkemeler ve sonrasinda alacagi ceza nedeniyle yillarca icerde kalicak

mehmet yildiz serbest birakildi

yandas medyada "fener 'i sampiyon yaptik" dedigi yazilan adam

su an serbest, sizce neden?

19 kisiye tutuklanma talep edildi

bu 19 kisinin icinde,

fenerbahceli herhangi bir yonetici veya futbolcu yok

2009 baskanlik secimleri, cok kotu gecen 2008-2009 sezonunun ardindan

muhalefeti cesaretlendirmisti

ve cemaatin onde gelen olmasa da eski muridlerinden

sadan kalkavan -ki hic goz onunde degildir, hatta cemaatin cogu muridi onun cemaatte oldugunu bilmiyordur eminim-

kendisini fenerbahceliler bilir, ali sen donemi ve aziz yildirim 'in ilk doneminde yoneticilik yapti

2009 'daki secimlerde ite kaka, kendisi istemese de baskan adayi oldu

tabii kadroda 2006 denizli macinda yesil siyah kravat takan h. bilal kutlualp de vardi

sadettin saran cezali oldugu icin listeye girememisti

akp 'dekiler, bu olayin futboldaki temizlik acisindan iyi olacagini ve bi an once sonuclanmasini istediklerini,

diger partidekiler, bu sorusturmanin sacma sapan bisey oldugunu soylediler

trabzonsporlu milletvekilleriyle konusmuslar

ayni tablo

gsli ve bjkli milletvekilleriyle konusmuslar

gene ayni tablo

ozellikle chp 'den bir fenerbahceli milletvekili,

bu olaylarin fenerbahce 'yi gucsuzlestirme-ekonomik olarak zayiflatma operasyonu oldugunu,

mhp 'den gs 'li bir milletvekili ise

bu sorusturmalarin neden lig biter bitmez baslamadigini sorarak isin icinde baska seyler oldugunu acikca ima etti

gorun artik sunu, acin gozunuzu beyler

sadan kalkavan zoraki sekilde rakip gosterildi ve kaybetti secimi

zaten kazanamicagni biliyolardi, amac sadece guc dengelerini yoklamakti

aziz yildirim ezici cogunlukla kazaninca secimi,

bu isi demoktarik yolla yapamicaklarini bi kez daha anladilar

ve bugune kadarki en buyuk operasyonlarina basladilar

neden demokratik yolla yapamiyolar bu isi?

cunku fenerbahce 'nin 15000 kongre uyesinin

%99 'u egitimli ve gorgulu insanlardan olusuyor

haliyle bu taraklarda bezi olan insan bulmak cok zor

2009 'daki bu agir maglubiyetten sonra kollar son bi kez daha sivandi

fenerbahce daum ile yeniden anlasti, buyuk bir havayla girdi sezona, 8 'de 8 yapti

ilk yariyi cok iyi bi performansla kapatti

ikinci yari her sey tersine dondu, subat ayinda galibiyet alinmadi

diyarbakirspor, bursa macinda cikardigi olaylar nedeniyle kume dusurulmesi gerekirken

bilerek kumede tutuldu, simdi devede kulak bir ayrinti olucak ama,

d.bakir dusurulseydi, fener kendi evinde 1-1 bitirdigi d.bakir macini hukmen kazanmis olucakti ve,

2 puan daha alarak sezonu sampiyon olarak kapaticakti

d.bakir macinin da oynandigi subat ayi bitti ve fenerbahce 'nin seri galibiyetleri basladi

icinde gs ve bjk 'yi de yendigi o seri

olaylar burda patlak verdi zaten

fener patir patir yeniyor herkesi ve aziz yildirim dusmanlari iyice bileniyordu

kasimpasa macinda kaleci murat sahin 'in cikisini olay yaptilar

daha once bahsettigim devlet bakani faruk celik bursaspor lehine aciklamalar yapti

subat ayinda herkes hayatindan memnunken,

mart-mayis arasi bazilarinin gotu tutusuvermisti

beyler, fenerbahce baskanligi oyle bir makamdir ki

basbakandan onemli ve prestijli oldugu yerler coktur

bu makamda senelerce tek bi kisinin oturmasi

gunumuz dunyasi sartlarinda

cok kisiyi rahatsiz eder, ozellikle iktidari

bunu gozardi etmeyin

fenerbahce 2. baskani bile bugun

isminin onundeki bu baslik sayesinde bile onlarca kisinin onune gecip

ihaleler alabiliyor, nihat ozdemir 'den bahsediyorum

dusunun prestij mevzusunu

2009-2010 'daki mevzudan devam ediyorum

son mac olan kadikoy 'deki trabzon macindan once yaygaralar koparanlar

o mactan sonra sus pus oldular

o gun her sey onlar icin cok guzel isledi

hem takim maci bi turlu kazanamadi, hem de bjkli bi dj (kulube nasil sokulduysa artik)

son yillarin en buyuk tasak malzemesini yaraticak bir piclik yapti ve

anons skandalini patlatti

simdi sira aziz yildirim 'da idi, kesin istifa edicekti

bekledikleri gene olmadi, bu sefer cok daha akilli ve saglam bir hamleyle

aykut 'u getirdi yonetim teknik direktorluge

zaten sene basinda daum 'un olasi basarisizligi durumunda

cankurtarici diye alinmisti ve sportif direktorluk diye gotten bi makam uydurulmustu

aykut olayi basta alex 'in tembelligi sebebiyle sekteye ugradi

ama alex de bakti ki pabuc pahali, o da gotunu kaldirdi ve kendi rekorunu kirdi 28 golle

takim 18 'de 17 yaparak sampiyon oldu, inanilmaz bi sinerji yaratti aykut

guiza bile nasibini aldi bundan ki en onemli macin galibiyet golunu atip takima katki yapabildi

bu sezon da epey yirttilar kiclarini,

emenike olayi mesela, adamin doktor raporu olmasina ragmen hala

bilerek oynanmadi deniyor

ustelik bu olay, sizin o sike sorusturmasi ilk basladiginda (pazar gunu)

kesin dogrudur lan polisten iyi mi biliceksiniz dediginiz

sorusturmada kanitlanarak, aklandi

mehmet yildiz 'a sorguda sorulan soru:

"o topa niye iyi vuramadin"

soruya bakar misiniz, sorguya bakar misiniz

alin size sorusturma

osuruktan nameler...

(bu mantikla guiza her mac iceri alinirdi amk)

futbolda istedikleri duzeni saglamaya calisiyorlar

baslarinda kendilerinin oldugu,

her sene sirayla birilerine peskes cekilen kupalar, oynanacak tiyatrolar

her seyi hazirladilar

bu sezonun plani trabzonspor 'du, ki zaten trabzon 'la ilgili diger projeler de bunu gosteriyor

ama olmadi, fenerbahce bu tekere comak soktu

ve simdi cezalandirilir gibi alasagi edilmek ve kusatilmak isteniyor

cunku biliyorlar ki "rahat durmayacagiz" ve daha cok oyun bozacagiz

sorusturmalar sonunda fenerbahce aklansa bile,

cok buyuk ekonomik zarara girdi, prestij kaybi da cabasi -ozellikle yurtdisinda-

aziz yildirim giderse, bunu basarirlarsa,

durumu, kulubun kendi icinden gelip duzelticek,

tertemiz, sicili bos, kimseyle hesabi olmayan,

tabiri caizse bir kahraman cikmazsa

uzgunum ama artik fenerbahce o sevdigimiz fenerbahce olmayacak, taraftarligimizin bi anlami kalmicak

zaten taraftar halkin kendisi oldugu icin, cogunlugu mal gibi seyredecek olanlari ne yazik ki,

o yuzden kurtarici sart

kabine belli oldu

gs 'nin stad acilisinda rahmetli ozhan canaydin 'i yeren

taraftardan buyuk tepki ceken toki baskani

trabzonlu milletvekili erdogan bayraktar, cevre bakani oldu

twitter 'dan gsliler 'e gerzekler diye ileti yazan

suat kilic, spor bakani oldu

eveeet gelelim trabzon-akp iliskisine

akp, trabzon 'u proje sehir olarak goruyor

bir suru plan var trabzon ile ilgili

karadeniz spor oyunlariydi, kis olimpiyatlariydi, etrafi plazalarla dolu buyuk stad projesiydi falan

mecliste 60 'tan fazla trabzon dogumlu milletvekili var

hepsi bisiler yapmak istiyor trabzon icin

pozitif ayrimcilik denen sey bu iste

trabzon mhp cogunluklu bi sehirdir

bu zamana kadar hep oyle olmustur

akp 'nin hedefi liman sehirler oldugu icin ve demin soyledigim trabzonlu sayisinin coklugundan oturu

trabzon on planda

halk, bu tarz projelerden bi sik anlamiycagi icin

27 yildir sampiyon olamayan trabzonspor 'un

bu sefer sampiyon olmasi gerekiyordu

mehmet ali yilmaz gibi kendisini esir ettirmiycek bi baskandan sonra,

2001 baskanlik secimlerinde,

kulubun her kademesinde gorev almis ozkan sumer geldi

ama baskanligi uzun surmedi

2003 'te atay aktug geldi, trabzon 2004 ve 2005 sezonlarinda iki kez ust uste sampiyonlugu kovaladi

ikisinde de fenerbahce 'nin arkasinda 2. bitirdi ligi

2005 sezonunun ardindan dugmeye basildi

aralik 2005 'teki baskanlik secimlerini kazanan,

daha once istanbul bb 'nin baskanligini yapmis olan,

rte 'nin kadim dostu,

albayrak sirketler (insaat, turizm vb) yonetim kurulu baskani,

nuri albayrak oldu

bir sure baskanlik yapti, ama trabzon hic bi sikim yapamayinca

3 sene sonra, yani 2008 'de

hamdi akin 'in yonetim kurulu baskanligini ustlendigi t.a.v havalimanlari holding 'in ceo 'su mustafa sener 'in kardesi

rte 'nin diger dostu

sadri sener geldi

sadri sener icin her sey kotu basladi sayilir

ilk iki sezon takim kotu bitirdi ligi

2010 sezonunda kupayi aldilar, ve fenerbahce 'nin sampiyon olmasini engelleyen macta canakkale gecilmez oynadilar

ve sira geldi buyuk projeye; sampiyonluk...

tam da secimler oncesi en buyuk hamleyi yapan iktidar,

trabzon 'un sampiyonlugu icin kollari sivadi

ortulu odenekten, trabzonspor 'a milyonlarca euro aktarildi,

bunlar transfere harcandi

ilk yari cok iyi bir performans gosterip lider bitirdiler 1. devreyi

ikinci devreye bir o kadar kotu basladilar ve puan kayiplari ard arda gelince

3-5 haftada fark eriyip gitti, fenerbahce trabzon 'u yakaladi

dikkat edin, fenerbahce ne zaman kotu olsa,

ligin kalitesinin cok arttigindan bahsedilir

ne zaman fenerbahce sampiyonluga oynasa, lider olsa falan,

ligin kalitesinin dustugu soylenir, hatta bagirilir

iste fark eriyince aynen bagirmaya basladilar yine

basin, trabzonlular, baskanlari, teknik direktorleri...

kudurmus gibi ama oyle boyle diil, laf saldirisini bitiremediler bi turlu

sadri sener her hafta mahalle karisi gibi demecler verdi.

efendi filozof ayaklarinda dolasan senol gunes bile bagirmaya basladi

proje elden gidiyodu cunku kendi salakliklarindan oturu, kayip buyuk olucakti

fenerbahce ise bu islere hic bulasmadi

ligin ikinci yarisi bi tane bile demec verilmedi, tansiyon daha da artmasin diye

ama bu suskunlugu suistimal eden basin ve trabzon,

fener 'in ustune daha da gitmeye devam etti

anadolu kulupleri klasik dayanismalarindan birini sergileyerek,

fener 'e karsi kopek gibi oynarken,

sadece 2 hafta sonra oynadiklari trabzon 'a cok rahat yenildiler

fenerbahce onune geleni kanirta kanirta -bu da rakibin cok iyi yaptigi mucadeleden kaynaklaniyor- yenerken,

trabzon sikini dasagini sallaya sallaya kazaniyordu maclarini

trabzon bi tane macta bile geriye dusmezken,

fenerbahce geriye dustugu halde bile ayaga kalkip kazandi maclarini -buna bjk ve gs deplasmanlari da dahil-

fenerbahce eskisehir 'i batuhan 'in 2-2 yapabilecek kafa sutunun direkten donup, donen toptan gelisen atakla buldugu golle 3-1 yenerken,

trabzon 2 hafta sonra eskisehir 'de onlarca firsat bulup, jaja 'nin ve umut 'un salakliklari yuzunden 0-0 kaldi

sonra bu sike oldu, ya batuhan 'in pozisyon gol olsaydi ve jaja bos kaleye kacirmasaydi?

kadikoy 'de kopekler gibi oynayan antepli futbolcular, -babalari olse bu kadar uzulmezler- son dakkada yedikleri gole kahroldu

ayni antep 2 hafta sonra trabzon 'a 3-0 yenildi, daha ilk yarim saatte gereksiz bir faulle 10 kisi kalarak hem de

o mactan 1 gun once spor bakani -trabzonspor eski baskani- faruk ozak 'in

antepspor tesislerine gidip stad sozu vermesi nasil aciklanabilir?

akp karabuk milletvekili mehmet ali sahin 'in karabuk-fener macindan 1 gun once

"sampiyonlugu trabzon hakediyor" demesi?

ve karabuk 'un kopek gibi oynamasi?

2 hafta sonra trabzon 'a 4-0 yenildiler, trabzon sezonun en rahat macini oynadi

nihayetinde fenerbahce sampiyon oldu,

oyun bozuldu

trabzon 'a ise buruk bir sevinc kaldi sadece, ve umutlar

neydi o umutlar?

sadri sener 'e sorulan "fenerbahce 'nin sampiyonlugunu tebrik etmeyecek misiniz?" sorusuna

"olmadilar ki, olsalardi tebrik ederdim" demesi

o gunlerde alay konusu olmustu, komik duruma dusmustu

ama simdi bakinca;

bi yerlerden bi isaret mi almisti yoksa?

bunlar basit seyler mi sizce?

basin kuruluslari (gasteler-tvler-radyolar-haber siteleri falan) size her seyi sunmaz,

onlarin basinda insanlar bulunuyor

bu insanlarin da bi cok kodamanla-siyasetciyle iliskileri var

o yuzden daima arastirmaci olun

sikimsonik basinin onunuze koydugu her seyi yemeyin

hep "lan?" deyin

gelelim erman toroglu-aziz yildirim meselesine

olay sansal buyuka 'dan basliyor

sansal buyuka fenerbahcelidir, ali sen 'in iyi dostudur

ayriyetten,

sedat peker 'in en yakin dostlarina ozel yaptirip dagittigi,

altin tesbih sahibidir

sozun kisasi, sedat peker ile cok yakindir, onun can dostudur

sedat peker de fenerbahcelidir

ve seneler once -aziz yildirim 'in ilk donemleri- fenerbahce 'nin altyapisini yonetmek istedi

o zamanlar kucuk de olsa, potansiyeli olan bir rant kapisiydi

buna tabii ki de izin vermedi aziz yildirim

hatta aziz yildirim 'in gencfenerbahceliler 'in lideri sefa ile ters dusmesi,

tam da bu donemin hemen sonrasina denk gelmistir

ama tesaduf degildir

sefa, sedat peker 'in cok sevdigi birisidir, adamidir

cocukken bjkliymis ama carsi 'da kendine yer edinemeyince fener tribunlerine gecmis

bazi genc arkadaslar bilmez ve tepki gosterebilir bana ama,

bizim tribunlerin esas liderleri zamaninin pepe metin 'leri, adnan 'lari, menderes 'leridir

sefa 2002 sonrasinda ortaya cikmistir

o zamana kadar gfb 'ye bedava biletler tahsis eden aziz yildirim,

onlarin muslugunu kesti ve buyuk olaylar cikti tribunlerde

ha baskan pustluk yapmadi mi? yapti tabii

onlarin bulundugu tribune adamlar gonderip kavgalar cikarttirdi

ama oyle ya da boyle etkisiz hale getirdi gfb 'yi

ama allah 'tan gfb mantikli davrandi ve

karsilik beklemeden, kombinelerini maraton tribununden alip devam ettiler destege

onlarin bu uzlasmaci tavri daha sonraki senelerde sinerjilere cok katki yapmisti

neyse, sedat peker 'le bu yuzden iki kat ters dusuldu ve

devreye sansal buyuka sokuldu

yayinci kurulusun programi maraton 'da

her seye bi bok bulacak, hep elestirecek, kamuoyunda aziz yildirim 'a karsi bir hava yaraticakti

sansal buyuka, bu is icin erman 'i kullandi

kendisi ise hep ortada durdu sinsice

rolunu iyi oynadi

aziz yildirim da maclari fbtv 'den yayinlariz, tek bi ligtv kamerasi sokmayiz tehdidiyle

sansal 'a karsi atak yapti

sansal bunun uzerine artik iyice azitti

pierro denen, programi yazan sirketin bile "yanilma payi cok buyuk" dedigi

bir program araciligiyla, ofsayt cizgilerini, gol cizgisini gecti mi gecmedi mi diye tartisilan toplari

o anki menfaatlerine gore ayarlayip kamuoyunu etkilediler

hatta bunu bi gun erman agzindan kacirmisti,

ntv 'deki not defteri programina cikmisti (2009) ve

seneler once kendisinin yonettigi bir macin goruntulerinin yayinlandigini

o macta kendisinin verdigi -cizgiyi gecen/gecmeyen top- bir kararin dogru olup olmadigini tartismak icin

pierro 'ya koymadan once yonetmenin kendisine kulakliktan;

"abi napiyim topu sokiyim mi iceri disarda mi olsun?" diye sordugunu anlatmisti

iste boyle biseydi pierro

sansal, fenerbahce 'den mac oncesi ve sonrasi goruntuleri icin,

kameralarinin soyunma odalarina, tesislere filan sokulmasini istiyordu

aziz yildirim da "bizim kendi kanalimiz var niye size yayinlatiyomusuz?" diyip

mac yayini haric nerdeyse hic bi sike izin vermedi

100. yilda kadikoy 'deki denizli macindaki kablolarin kesilmesi olayini hatirliyorsunuz zaten

iste erman toroglu-aziz yildirim meselesi,

esasinda sedat peker-aziz yildirim-sansal buyuka ucgeninden dogdu

erman tam bi kuklalik yapti

saldirdi durdu aziz yildirim 'a

ve artik sacmalamaya, kendini belli eden davranislara baslamisti

zaten kahve muhabbetiyle de kaliteyi dusuruyodu.

aziz yildirim 'in yayin ihalesi oncesi (aralik 2009) kulupler birliginde aldirdigi karar ile cekilen

erman varsa biz yokuz resti,

erman 'in ligtv 'deki sonu oldu

emenike 'nin para sayarken cekilmis vidyosu var diye yirtinan

cnn turk 'un polis muhabiri ekrem acikel

nerde vidyo? hani?

trt 'ye baktim da

fenerbahce 'nin kume dusecegine dair yayin yapiyolar

millet artik kaniksadi durumu

tam yonlendirme

guya yurtdisinda

"fenerbahce gibi koklu bir kulubun

baskanlari aziz yildirim tarafindan

yakisik almiycak durumlara dusuruldugu"

konusunda yorumlar yapiliyomus

hassiktirin ordan

beyler bu kulup tarihinde padisah tarafindan kapatildi, yilmadi ve yeniden birlik oldu

ama bu sefer baska

baska bir savas uygulaniyor

bu sefer kapatmaya degil ele gecirmeye calisiyorlar

ve dusmanimiz belli olsa da, piyonlarin kim oldugu belli degil

gozumuzu iyi acmamiz lazim

cunku bu savas

baska bi savas

delikanlica yapilan bi savas diil

hainlerin arkadan vurdugu, dusmanlarin arkaya gecmeye calistigi bi savas

dikkatli olalim

aziz yildirim 'in esgal belirleme fotoraflari dusmus gaztelere, internete

bu resimlerin kamuoyunda paylasilmasi kesinlikle yasaktir

hele ki mahkemesi bitmemis -daha baslamamis bile- birisinin resimleri

amac tum kamuoyuna "aziz yildirim sucludur" fikrini yerlestirmek

(ha 495968 kisiyi oldurmus seri katillerin boyle resimlerini dis basindan goruyoruz tabii o ayri)

tff su an olasi bir "tersinin gerceklesmesi" durumunda

hayvani boyutta tazminat odememek icin

karar vermekten kaciniyor

sike olaylarinin patlak vermesinin

yemin olayindan sonraya ve

deniz feneri davasinin tam oncesine denk gelmesi,

sizce tesaduf mu?

beyler, yonetimin icinden aziz yildirim 'in gitmesine sevinenler var

bakin kulup demiyorum, yonetim kurulu diyorum

bu bilgi dogrultusunda bazi seylere deginicem

ali koc ile aziz yildirim 'in arasi acik olmasa da
enerbahceliler kulubune her zamankinden daha cok sahip cikmalidir

cunku tarihinde hic bir zaman kalmadigi kadar buyuk bir tehditle karsi karsiyadir

sorusturmalarin sikeyle, saibeyle filan ilgisi yok, tamamen siyasi.

gelin size bir kac sey anlatayim...

iki sene oncesine donelim... 2009 baskanlik secimlerine

aziz yildirim yine kazandi ve yonetim kurulundaki iki yeni isim dikkat cekti

rte 'nin dostu cihan kamer, ve kadir topbas 'in oglu huseyin topbas

bunlar turkiye 'nin yeni doneminin temsilcileri olarak alindilar yonetime

henuz topbas 'in hic bisi yapmisligi yok, ama kamer 'in transfer islerinde gorevleri oldu

stoch transferi mesela.

huseyin topbas 'in babasi sebebiyle kurabilecegi iliskiler,

ozellikle stad konusunda bir umut olur sanildi

ama isler oyle olmadi

simdi cok buyuk bir operasyon gun isigina cikiyor

esas organize isleri bunlar (imamin ordusu) duzenliyor

bugun itibariyle fenerbahce 'nin hisseleri buyuk oranda dusus yasadi

daha da dusecek

ve bunu bilen bir cok hissedar, hisselerini satip elden cikariyor

peki kim aliyor sizce?

ya paravan bir sirket, ya bi kac sirket daha sonra birlesmek uzere,

ama eninde sonunda satilan bu hisselerin sahibi tek bir kisi olacak

murat ulker

soyadindan da anlasilacagi gibi, kim oldugunu sormaya gerek yok

fenerbahceli beyler sunu unutmayin ki,

bu kulubun tarihinde dusmanindan cok haini olmustur

karsidan cok arkadan vurulmustur

2006 'daki denizli macinda yesil siyah kravat takanlar,

ezeli rakibine yayin haklari adi altinda milyon dolarlar kazandiranlar

en yakin orneklerdir

onlar 104 yillik koca tarihte karinca siki kadar bile degiller

ancak bu sefer fil tasagiyla karsi karsiyayiz

cunku karsimizda devleti, orduyu, yargiyi kusatmis

simdi de sirayi spora getiren

imamin ordusunun, ta kendisi

simdi onumuzde iki secenek var, zayif ihtimallisinden basliyim

fenerbahcenin sampiyonlugu iptal olucak, kume dusurulecek

buna dair herhangi bir somut kanit bulunamicak, buna eminim

ikinci secenek; aziz yildirim 'in baska seylerden oturu uzun sure icerde tutulmasi

ve dolayisiyla baskanligi birakmasi

aziz yildirim 'dan sonra baskan olucak diye gosterilen kimdi?

mehmet ali aydinlar

apar topar tff baskani yapildi, kendisi bile anlamadi noldugunu

simdi geriye fenerbahce baskanligi icin kim kaldi?

tabii ki de murat ulker

hisseleri ele geciricek olan ulker

sorusturmayi baslatan savci;

suclu olup olmadiklari henuz belli olmadan senelerdir hapislerde yatan insanlarin tutuklu oldugu

ergenekon davasini baslatan

zekeriya oz

zekeriya oz, kisa bir zaman once galatasaray spor kulubu 'ne uye yapildi

yani su an gslilerin o guvendigi liseli-mason destekli guruhun icinden biri artik

hem de adnan polat 'in "kulup baskaninin 15 kisilik ozel kontenjan" indan

siz saniyosunuz ki bi tek onunla mi olucak bu is

bilmiyosunuz ki

abdurrahim albayrak gibi bir cok kisi var kulupte

bu sorusturmalar, trabzon-iktidar eksenli

bilhassa 12 haziran secimlerinden sonra yapildi bu operasyon

cunku tepkilerden, oy kaybetmekten korktular

trabzon ise baskanlarinin sacma sapan soylemlerinden baska hic bisey yapmadi sezon sonunda

baska bisey neden olmadi sizce?

hic dikkatinizi cekmiyor mu?

neden butun sezon gotunu yirtan trabzondan simdi tek bi ses cikmiyor?

cunku esas sike/tesvik benzeri olaylarini kendileri yapti

hem de hukumetten destek alarak

size en carpici ornegi vereyim;

ts-antep macindan 1 gun once spor bakani faruk ozak 'in,

antep kulup binasina gidip buyuk capli bi toplanti yapip

stad sozu vermesi

bakin dikkat ediyosaniz su penalti verilmedi bu ofsayt yanlisti filan demiyorum

daha buyuk bakin resme

cok daha buyuk

bu ulkenin yikilmayan tek kalesidir fenerbahce

gs 'de ve bjk 'de yavas yavas sizintilar ortaya cikti

ama fenerbahce 'de beklenen planlar tutmayinca

darbe yapmaya kalkiyorlar

hamdi akin 'i fenerbahceliler iyi bilir

yoneticilik yapti zamaninda, aziz yildirim doneminde

bu adamin t.a.v dolayisi ile devletle, bunun da dolayisi ile hukumet ile iyi iliskileri var

gecen gun zaman gazetesine verdigi demecte,

aziz yildirim birakmali artik, dedi

ve dun olanlar oldu

olasi bir aziz yildirim 'i indirme sonrasi

murat ulker 'e kulup bunyesi icinde dogacak tepkilere karsilik,

rakip diye, hukumetle yakin iliskisi pek bilinmeyen hamdi akin, ortaya cikarilicak

kamuoyu da bu zokayi yutup hamdi akin 'i destekleyecek,

ve murat ulker-hamdi akin diye yalandan bi rekabet dogacak ve

kazanan her halukarda onlar olacak

fenerbahce bu zamana kadar hep -kim ne derse desin-

turkiye 'nin en histerik kulubu olmustur

sevinci ayri bir olay, uzuntusu daha buyuk bir olay olmustur daima

kisacasi bu ulkenin en renkli camiasidir

bu da her kesimden insani barindirmasindan kaynaklaniyor

yani hic bir zaman belli bir zumrenin kurumu degil, daima heterojen bir olusum olmustur

dolayisiyla, eger kotu amaclarla kullanilirsa,

ulkenin en buyuk rant kapisi haline donusecek bir potansiyele sahip

haliyle iktidarin agzinin sulanmamasi olanaksiz

once kendilerine tehdit olusturacak her birimi sindirdiler

sira spora geldi

milyon degil milyar dolarlarin dondugu futbol piyasasinin aslan payini kapmak istiyorlar

bu da oyle gs-bjk ile degil

dogrudan fenerbahce ile olacak bir sey

ki zaten trabzon 'u saymiyorum bile, ama gs-bjk de bi sekilde somuruluyor

abdurrahim albayrak yeniden yonetimde, murat aksu da bjk 'nin kanini az emmedi

demiroren vatan ve milliyet 'i satin aldi, onlarca sirketi var ve hic birine halel gelmesini istemez

dolayisiyla yanci medyaya yeni iki gazete eklendi

zaten 31 sonrasi icin kullanmayacaginiz tuvalet kagidi gibi olan bu gazeteler

artik iyice pislik bir hal almistir

dikkat ettiyseniz vatan spor muduru -ki fenerbahcelidir- ibrahim seten 'in

aziz yildirim 'a bu kadar rahat yuklenmesinin ardindaki sebep ne olabilir sizce?

peki "bu operasyonlar secim oncesi yapilmadi cunku spekulasyon olsun istenmedi" diyen

cnn turk 'un polis muhabiri gazeteci arkadasin bu bilgiyi bu kadar rahat bir sekilde alabilmesi

size basit bir sey gibi mi geliyor?

burda iki secenek var;

ya cok buyuk bir kumar oynuyor aziz yildirim dusmanlari

biraz guvendikleri kaynaklardan "oldu bu is" tarzi

aziz yildirim 'i bitirdik mesajini aldilarsa

harekete gectiler ve ellerinden geleni yaptlar

ama;

hele ki bir de aziz yildirim aklanip cikarsa,

iste o zaman kacacak delik ararlar ama zor bulurlar

haa, kimse burdan aziz yildirim agizlarina sicicak gibi bir anlam cikarmasin

sadece tirsakliklarina, kaypakliklarina dikkat cekmek istiyorum

ikinci secenek ise;

(ki bunu yazmaya gonlum el vermiyor)

aziz yildirim 'i uzun yillar icerde tutacak saglam kanitlar var ellerinde

ama fenerbahce 'yle alakali degil,

mesleki hayatiyla veya kisisel kavgalariyla ilgili

ve artik son gucleriyle saldiriyorlar

beyler komplocu demeyin bana

dalga gonderimiyle insanlarin beynini ele gecirip

gorsel ve isitsel iluzyonlar hazirlayip yeni bir tanri ve 'tek din' yaratip

herkesi tek bir elden yonetme planlarinin dondugu dunyada

benimkiler hikaye

bu olaylarin ipuclari vardi aslinda, biraz dikkatli incelersek;

fenerbahce dergisinin son sayisinda aziz yildirim 'in yazisinda gecen

"cumhuriyetin yikilmayan tek kalesiyiz" sozu

cok seyin sifresini barindiriyordu aslinda

yarin bazi yandas gazetelerin mansetlerinde konusmalarin yazili halini okuyacaksiniz...

sunu gozden kacirmayin ki;

bunlar sadece yazili

herhangi bir sesli kayit yayinla(ya)mayacaklar

cunku oyle bir sey yok

olmayacak da

ilk planlari 2006 'daydi, sampiyonluk butun kuluplerin ortaklasa calismasiyla

cirkefin dibine batarak engelledi fenerbahce 'yi

amac aziz yildirim 'in dusmesiydi

hatta kamuoyunda fener 'e karsi nefret ortami yaratildi, ki sebep o sanilsin

ama olmadi

taraftarlar, camia, herkes sahip cikti ona

hatta aziz yildirim dusmani ali sen bile son dakikada saf degisitirip

aziz baskana destek veriyorum ayaklari yapti

yanagini sikip 'en buyuk benim haa' mesajini vermeyi de unutmadi tabii arada

yani demem o ki

isin icinde kulubun ahengini bozmakla ilgili bi mevzu olunca

camia cok iyi cikti o isin icinden

bazilarina saf degistirtecek kadar hem de

100. yila girilirken

(yani 2006 'daki kacan sampiyonlugun ardindan aziz yildirim 'i yikamadiklarini gordukleri zaman)

baskette efes 'le birlikte en iyi iki kulupten biri olan ulker,

birden bire subeyi kapatma karari aldi

ve fenerbahce 'ye %100 sponsor oldu

gs 'ye ve bjk 'ye yapmadigi seyi fenerbahce 'ye yapti

ikinci hamleyi 2008 'de yaptilar

hasan dogan 'i federasyon baskani yaptilar

ama rahmetli oldu ve planlar gene bozuldu

dikkat edin zaten akp iktidari geldiginden beri

fenerbahce ne zaman sampiyon olsa

akabinde federasyon baskani degismistir

2003-04 'teki sampiyonlugun hemen ardindan haluk ulusoy gitmistir

levent bicakci gelmistir

2004-05 'teki sampiyonluktan 7 ay sonra levent bicakci apar topar gitmis

tekrar haluk ulusoy gelmistir

2006-07 'deki sampiyonluktan 7 ay sonra ise haluk ulusoy sepetlenmis

hasan dogan gelmistir

ve simdi ise;

ozgener gitti aydinlar geldi

hem fenerbahce baskanligindan bir aday eksildi,

hem de kendi sectikleri birisi tff baskani oldu yeniden

bir tasla iki kus

federasyon olayiyla kalmadi bu is tabii

her sezon fenerbahce 'nin karsisina bir takimi rakip yaptilar

2006 'da gs, 2007 'de bjk, 2008 'de gene gs, hadi bunlar 3 buyukler diyceksiniz

2010 'da bursa 'nin sessiz yukselisinin altinda,

anadolu takimlarinin onlara karsi kedi gibi oynamasi yatmiyor sadece

faruk celik diye bursali bir bakan var bildiniz mi?

gecen sezonun sonlarina dogru "fener 'in attigi gollerdeki kaleci hatalari cok bariz" diyen

sen bakansin, madem bu kadar eminsin, kanitlarin var, gider sorusturma actirirsin di mi?

ama yok oyle bisey tabii, maksat bok atmak

bursa sampiyon oldugu icin bir daha o muhabbetler hic donmedi

eger gecen sene fenerbahce sampiyon olsaydi,

simdiki seylerin aynisi gecen sene olacakti

gelelim bu seneye...

neredeyse butun ak parti trabzon 'u destekledi

ki zaten wikileaks 'te cikan "trabzonspor 'a ortulu odenekten para yardimi yapilmasi" olayi

basli basina bir skandal iken

ustune bir de,

karabuk milletvekili m. ali sahin, karabuk-fener macindan 1 gun once cikip

"trabzon sampiyonlugu daha cok hakediyor" diyor

ve sonrasinda karabuk fener 'e kopekler gibi oynarken,

sadece 2 hafta sonra trabzon 'dan 4 yiyor

sezon bitti, lig tescillendi, 2 ay gecti nerdeyse

8 ay once baslandigi soylenen bi operasyon

neden pazar gunu bitti ve gozaltina almalar basladi?

eger bu kadar kesin bi sey olsaydi aninda paket servis olurdu

emin olun

simdi aziz yildirima 'a icerde iki secenek sunuluyor:

1) ya baskanligi birakirsin, ama serbest kalirsin

2) ya da seve seve biraktiririz, yani senelerce yatarsin icerde

1) bu secenekte;

fenerbahce 'ye katakulliyle, montaj veya asla kopyasinin yayinlanmayacagi sozde kanitlar dogrultusunda sike var denecek, fenerbahce kume dusecek ve aziz yildirim gidicek, imamin adamini baskan yapmak icin bunu goze alacaklar, sike falan olmasa bile

2) bu secenekte ise (yani aziz yildirim birakmayi kabul etmezse)

fenerbahce aklanacak, ama aziz yildirim futbol disi sebeplerden oturu bi turlu bitmeyen mahkemeler ve sonrasinda alacagi ceza nedeniyle yillarca icerde kalicak

mehmet yildiz serbest birakildi

yandas medyada "fener 'i sampiyon yaptik" dedigi yazilan adam

su an serbest, sizce neden?

19 kisiye tutuklanma talep edildi

bu 19 kisinin icinde,

fenerbahceli herhangi bir yonetici veya futbolcu yok

2009 baskanlik secimleri, cok kotu gecen 2008-2009 sezonunun ardindan

muhalefeti cesaretlendirmisti

ve cemaatin onde gelen olmasa da eski muridlerinden

sadan kalkavan -ki hic goz onunde degildir, hatta cemaatin cogu muridi onun cemaatte oldugunu bilmiyordur eminim-

kendisini fenerbahceliler bilir, ali sen donemi ve aziz yildirim 'in ilk doneminde yoneticilik yapti

2009 'daki secimlerde ite kaka, kendisi istemese de baskan adayi oldu

tabii kadroda 2006 denizli macinda yesil siyah kravat takan h. bilal kutlualp de vardi

sadettin saran cezali oldugu icin listeye girememisti

akp 'dekiler, bu olayin futboldaki temizlik acisindan iyi olacagini ve bi an once sonuclanmasini istediklerini,

diger partidekiler, bu sorusturmanin sacma sapan bisey oldugunu soylediler

trabzonsporlu milletvekilleriyle konusmuslar

ayni tablo

gsli ve bjkli milletvekilleriyle konusmuslar

gene ayni tablo

ozellikle chp 'den bir fenerbahceli milletvekili,

bu olaylarin fenerbahce 'yi gucsuzlestirme-ekonomik olarak zayiflatma operasyonu oldugunu,

mhp 'den gs 'li bir milletvekili ise

bu sorusturmalarin neden lig biter bitmez baslamadigini sorarak isin icinde baska seyler oldugunu acikca ima etti

gorun artik sunu, acin gozunuzu beyler

sadan kalkavan zoraki sekilde rakip gosterildi ve kaybetti secimi

zaten kazanamicagni biliyolardi, amac sadece guc dengelerini yoklamakti

aziz yildirim ezici cogunlukla kazaninca secimi,

bu isi demoktarik yolla yapamicaklarini bi kez daha anladilar

ve bugune kadarki en buyuk operasyonlarina basladilar

neden demokratik yolla yapamiyolar bu isi?

cunku fenerbahce 'nin 15000 kongre uyesinin

%99 'u egitimli ve gorgulu insanlardan olusuyor

haliyle bu taraklarda bezi olan insan bulmak cok zor

2009 'daki bu agir maglubiyetten sonra kollar son bi kez daha sivandi

fenerbahce daum ile yeniden anlasti, buyuk bir havayla girdi sezona, 8 'de 8 yapti

ilk yariyi cok iyi bi performansla kapatti

ikinci yari her sey tersine dondu, subat ayinda galibiyet alinmadi

diyarbakirspor, bursa macinda cikardigi olaylar nedeniyle kume dusurulmesi gerekirken

bilerek kumede tutuldu, simdi devede kulak bir ayrinti olucak ama,

d.bakir dusurulseydi, fener kendi evinde 1-1 bitirdigi d.bakir macini hukmen kazanmis olucakti ve,

2 puan daha alarak sezonu sampiyon olarak kapaticakti

d.bakir macinin da oynandigi subat ayi bitti ve fenerbahce 'nin seri galibiyetleri basladi

icinde gs ve bjk 'yi de yendigi o seri

olaylar burda patlak verdi zaten

fener patir patir yeniyor herkesi ve aziz yildirim dusmanlari iyice bileniyordu

kasimpasa macinda kaleci murat sahin 'in cikisini olay yaptilar

daha once bahsettigim devlet bakani faruk celik bursaspor lehine aciklamalar yapti

subat ayinda herkes hayatindan memnunken,

mart-mayis arasi bazilarinin gotu tutusuvermisti

beyler, fenerbahce baskanligi oyle bir makamdir ki

basbakandan onemli ve prestijli oldugu yerler coktur

bu makamda senelerce tek bi kisinin oturmasi

gunumuz dunyasi sartlarinda

cok kisiyi rahatsiz eder, ozellikle iktidari

bunu gozardi etmeyin

fenerbahce 2. baskani bile bugun

isminin onundeki bu baslik sayesinde bile onlarca kisinin onune gecip

ihaleler alabiliyor, nihat ozdemir 'den bahsediyorum

dusunun prestij mevzusunu

2009-2010 'daki mevzudan devam ediyorum

son mac olan kadikoy 'deki trabzon macindan once yaygaralar koparanlar

o mactan sonra sus pus oldular

o gun her sey onlar icin cok guzel isledi

hem takim maci bi turlu kazanamadi, hem de bjkli bi dj (kulube nasil sokulduysa artik)

son yillarin en buyuk tasak malzemesini yaraticak bir piclik yapti ve

anons skandalini patlatti

simdi sira aziz yildirim 'da idi, kesin istifa edicekti

bekledikleri gene olmadi, bu sefer cok daha akilli ve saglam bir hamleyle

aykut 'u getirdi yonetim teknik direktorluge

zaten sene basinda daum 'un olasi basarisizligi durumunda

cankurtarici diye alinmisti ve sportif direktorluk diye gotten bi makam uydurulmustu

aykut olayi basta alex 'in tembelligi sebebiyle sekteye ugradi

ama alex de bakti ki pabuc pahali, o da gotunu kaldirdi ve kendi rekorunu kirdi 28 golle

takim 18 'de 17 yaparak sampiyon oldu, inanilmaz bi sinerji yaratti aykut

guiza bile nasibini aldi bundan ki en onemli macin galibiyet golunu atip takima katki yapabildi

bu sezon da epey yirttilar kiclarini,

emenike olayi mesela, adamin doktor raporu olmasina ragmen hala

bilerek oynanmadi deniyor

ustelik bu olay, sizin o sike sorusturmasi ilk basladiginda (pazar gunu)

kesin dogrudur lan polisten iyi mi biliceksiniz dediginiz

sorusturmada kanitlanarak, aklandi

mehmet yildiz 'a sorguda sorulan soru:

"o topa niye iyi vuramadin"

soruya bakar misiniz, sorguya bakar misiniz

alin size sorusturma

osuruktan nameler...

(bu mantikla guiza her mac iceri alinirdi amk)

futbolda istedikleri duzeni saglamaya calisiyorlar

baslarinda kendilerinin oldugu,

her sene sirayla birilerine peskes cekilen kupalar, oynanacak tiyatrolar

her seyi hazirladilar

bu sezonun plani trabzonspor 'du, ki zaten trabzon 'la ilgili diger projeler de bunu gosteriyor

ama olmadi, fenerbahce bu tekere comak soktu

ve simdi cezalandirilir gibi alasagi edilmek ve kusatilmak isteniyor

cunku biliyorlar ki "rahat durmayacagiz" ve daha cok oyun bozacagiz

sorusturmalar sonunda fenerbahce aklansa bile,

cok buyuk ekonomik zarara girdi, prestij kaybi da cabasi -ozellikle yurtdisinda-

aziz yildirim giderse, bunu basarirlarsa,

durumu, kulubun kendi icinden gelip duzelticek,

tertemiz, sicili bos, kimseyle hesabi olmayan,

tabiri caizse bir kahraman cikmazsa

uzgunum ama artik fenerbahce o sevdigimiz fenerbahce olmayacak, taraftarligimizin bi anlami kalmicak

zaten taraftar halkin kendisi oldugu icin, cogunlugu mal gibi seyredecek olanlari ne yazik ki,

o yuzden kurtarici sart

kabine belli oldu

gs 'nin stad acilisinda rahmetli ozhan canaydin 'i yeren

taraftardan buyuk tepki ceken toki baskani

trabzonlu milletvekili erdogan bayraktar, cevre bakani oldu

twitter 'dan gsliler 'e gerzekler diye ileti yazan

suat kilic, spor bakani oldu

eveeet gelelim trabzon-akp iliskisine

akp, trabzon 'u proje sehir olarak goruyor

bir suru plan var trabzon ile ilgili

karadeniz spor oyunlariydi, kis olimpiyatlariydi, etrafi plazalarla dolu buyuk stad projesiydi falan

mecliste 60 'tan fazla trabzon dogumlu milletvekili var

hepsi bisiler yapmak istiyor trabzon icin

pozitif ayrimcilik denen sey bu iste

trabzon mhp cogunluklu bi sehirdir

bu zamana kadar hep oyle olmustur

akp 'nin hedefi liman sehirler oldugu icin ve demin soyledigim trabzonlu sayisinin coklugundan oturu

trabzon on planda

halk, bu tarz projelerden bi sik anlamiycagi icin

27 yildir sampiyon olamayan trabzonspor 'un

bu sefer sampiyon olmasi gerekiyordu

mehmet ali yilmaz gibi kendisini esir ettirmiycek bi baskandan sonra,

2001 baskanlik secimlerinde,

kulubun her kademesinde gorev almis ozkan sumer geldi

ama baskanligi uzun surmedi

2003 'te atay aktug geldi, trabzon 2004 ve 2005 sezonlarinda iki kez ust uste sampiyonlugu kovaladi

ikisinde de fenerbahce 'nin arkasinda 2. bitirdi ligi

2005 sezonunun ardindan dugmeye basildi

aralik 2005 'teki baskanlik secimlerini kazanan,

daha once istanbul bb 'nin baskanligini yapmis olan,

rte 'nin kadim dostu,

albayrak sirketler (insaat, turizm vb) yonetim kurulu baskani,

nuri albayrak oldu

bir sure baskanlik yapti, ama trabzon hic bi sikim yapamayinca

3 sene sonra, yani 2008 'de

hamdi akin 'in yonetim kurulu baskanligini ustlendigi t.a.v havalimanlari holding 'in ceo 'su mustafa sener 'in kardesi

rte 'nin diger dostu

sadri sener geldi

sadri sener icin her sey kotu basladi sayilir

ilk iki sezon takim kotu bitirdi ligi

2010 sezonunda kupayi aldilar, ve fenerbahce 'nin sampiyon olmasini engelleyen macta canakkale gecilmez oynadilar

ve sira geldi buyuk projeye; sampiyonluk...

tam da secimler oncesi en buyuk hamleyi yapan iktidar,

trabzon 'un sampiyonlugu icin kollari sivadi

ortulu odenekten, trabzonspor 'a milyonlarca euro aktarildi,

bunlar transfere harcandi

ilk yari cok iyi bir performans gosterip lider bitirdiler 1. devreyi

ikinci devreye bir o kadar kotu basladilar ve puan kayiplari ard arda gelince

3-5 haftada fark eriyip gitti, fenerbahce trabzon 'u yakaladi

dikkat edin, fenerbahce ne zaman kotu olsa,

ligin kalitesinin cok arttigindan bahsedilir

ne zaman fenerbahce sampiyonluga oynasa, lider olsa falan,

ligin kalitesinin dustugu soylenir, hatta bagirilir

iste fark eriyince aynen bagirmaya basladilar yine

basin, trabzonlular, baskanlari, teknik direktorleri...

kudurmus gibi ama oyle boyle diil, laf saldirisini bitiremediler bi turlu

sadri sener her hafta mahalle karisi gibi demecler verdi.

efendi filozof ayaklarinda dolasan senol gunes bile bagirmaya basladi

proje elden gidiyodu cunku kendi salakliklarindan oturu, kayip buyuk olucakti

fenerbahce ise bu islere hic bulasmadi

ligin ikinci yarisi bi tane bile demec verilmedi, tansiyon daha da artmasin diye

ama bu suskunlugu suistimal eden basin ve trabzon,

fener 'in ustune daha da gitmeye devam etti

anadolu kulupleri klasik dayanismalarindan birini sergileyerek,

fener 'e karsi kopek gibi oynarken,

sadece 2 hafta sonra oynadiklari trabzon 'a cok rahat yenildiler

fenerbahce onune geleni kanirta kanirta -bu da rakibin cok iyi yaptigi mucadeleden kaynaklaniyor- yenerken,

trabzon sikini dasagini sallaya sallaya kazaniyordu maclarini

trabzon bi tane macta bile geriye dusmezken,

fenerbahce geriye dustugu halde bile ayaga kalkip kazandi maclarini -buna bjk ve gs deplasmanlari da dahil-

fenerbahce eskisehir 'i batuhan 'in 2-2 yapabilecek kafa sutunun direkten donup, donen toptan gelisen atakla buldugu golle 3-1 yenerken,

trabzon 2 hafta sonra eskisehir 'de onlarca firsat bulup, jaja 'nin ve umut 'un salakliklari yuzunden 0-0 kaldi

sonra bu sike oldu, ya batuhan 'in pozisyon gol olsaydi ve jaja bos kaleye kacirmasaydi?

kadikoy 'de kopekler gibi oynayan antepli futbolcular, -babalari olse bu kadar uzulmezler- son dakkada yedikleri gole kahroldu

ayni antep 2 hafta sonra trabzon 'a 3-0 yenildi, daha ilk yarim saatte gereksiz bir faulle 10 kisi kalarak hem de

o mactan 1 gun once spor bakani -trabzonspor eski baskani- faruk ozak 'in

antepspor tesislerine gidip stad sozu vermesi nasil aciklanabilir?

akp karabuk milletvekili mehmet ali sahin 'in karabuk-fener macindan 1 gun once

"sampiyonlugu trabzon hakediyor" demesi?

ve karabuk 'un kopek gibi oynamasi?

2 hafta sonra trabzon 'a 4-0 yenildiler, trabzon sezonun en rahat macini oynadi

nihayetinde fenerbahce sampiyon oldu,

oyun bozuldu

trabzon 'a ise buruk bir sevinc kaldi sadece, ve umutlar

neydi o umutlar?

sadri sener 'e sorulan "fenerbahce 'nin sampiyonlugunu tebrik etmeyecek misiniz?" sorusuna

"olmadilar ki, olsalardi tebrik ederdim" demesi

o gunlerde alay konusu olmustu, komik duruma dusmustu

ama simdi bakinca;

bi yerlerden bi isaret mi almisti yoksa?

bunlar basit seyler mi sizce?

basin kuruluslari (gasteler-tvler-radyolar-haber siteleri falan) size her seyi sunmaz,

onlarin basinda insanlar bulunuyor

bu insanlarin da bi cok kodamanla-siyasetciyle iliskileri var

o yuzden daima arastirmaci olun

sikimsonik basinin onunuze koydugu her seyi yemeyin

hep "lan?" deyin

gelelim erman toroglu-aziz yildirim meselesine

olay sansal buyuka 'dan basliyor

sansal buyuka fenerbahcelidir, ali sen 'in iyi dostudur

ayriyetten,

sedat peker 'in en yakin dostlarina ozel yaptirip dagittigi,

altin tesbih sahibidir

sozun kisasi, sedat peker ile cok yakindir, onun can dostudur

sedat peker de fenerbahcelidir

ve seneler once -aziz yildirim 'in ilk donemleri- fenerbahce 'nin altyapisini yonetmek istedi

o zamanlar kucuk de olsa, potansiyeli olan bir rant kapisiydi

buna tabii ki de izin vermedi aziz yildirim

hatta aziz yildirim 'in gencfenerbahceliler 'in lideri sefa ile ters dusmesi,

tam da bu donemin hemen sonrasina denk gelmistir

ama tesaduf degildir

sefa, sedat peker 'in cok sevdigi birisidir, adamidir

cocukken bjkliymis ama carsi 'da kendine yer edinemeyince fener tribunlerine gecmis

bazi genc arkadaslar bilmez ve tepki gosterebilir bana ama,

bizim tribunlerin esas liderleri zamaninin pepe metin 'leri, adnan 'lari, menderes 'leridir

sefa 2002 sonrasinda ortaya cikmistir

o zamana kadar gfb 'ye bedava biletler tahsis eden aziz yildirim,

onlarin muslugunu kesti ve buyuk olaylar cikti tribunlerde

ha baskan pustluk yapmadi mi? yapti tabii

onlarin bulundugu tribune adamlar gonderip kavgalar cikarttirdi

ama oyle ya da boyle etkisiz hale getirdi gfb 'yi

ama allah 'tan gfb mantikli davrandi ve

karsilik beklemeden, kombinelerini maraton tribununden alip devam ettiler destege

onlarin bu uzlasmaci tavri daha sonraki senelerde sinerjilere cok katki yapmisti

neyse, sedat peker 'le bu yuzden iki kat ters dusuldu ve

devreye sansal buyuka sokuldu

yayinci kurulusun programi maraton 'da

her seye bi bok bulacak, hep elestirecek, kamuoyunda aziz yildirim 'a karsi bir hava yaraticakti

sansal buyuka, bu is icin erman 'i kullandi

kendisi ise hep ortada durdu sinsice

rolunu iyi oynadi

aziz yildirim da maclari fbtv 'den yayinlariz, tek bi ligtv kamerasi sokmayiz tehdidiyle

sansal 'a karsi atak yapti

sansal bunun uzerine artik iyice azitti

pierro denen, programi yazan sirketin bile "yanilma payi cok buyuk" dedigi

bir program araciligiyla, ofsayt cizgilerini, gol cizgisini gecti mi gecmedi mi diye tartisilan toplari

o anki menfaatlerine gore ayarlayip kamuoyunu etkilediler

hatta bunu bi gun erman agzindan kacirmisti,

ntv 'deki not defteri programina cikmisti (2009) ve

seneler once kendisinin yonettigi bir macin goruntulerinin yayinlandigini

o macta kendisinin verdigi -cizgiyi gecen/gecmeyen top- bir kararin dogru olup olmadigini tartismak icin

pierro 'ya koymadan once yonetmenin kendisine kulakliktan;

"abi napiyim topu sokiyim mi iceri disarda mi olsun?" diye sordugunu anlatmisti

iste boyle biseydi pierro

sansal, fenerbahce 'den mac oncesi ve sonrasi goruntuleri icin,

kameralarinin soyunma odalarina, tesislere filan sokulmasini istiyordu

aziz yildirim da "bizim kendi kanalimiz var niye size yayinlatiyomusuz?" diyip

mac yayini haric nerdeyse hic bi sike izin vermedi

100. yilda kadikoy 'deki denizli macindaki kablolarin kesilmesi olayini hatirliyorsunuz zaten

iste erman toroglu-aziz yildirim meselesi,

esasinda sedat peker-aziz yildirim-sansal buyuka ucgeninden dogdu

erman tam bi kuklalik yapti

saldirdi durdu aziz yildirim 'a

ve artik sacmalamaya, kendini belli eden davranislara baslamisti

zaten kahve muhabbetiyle de kaliteyi dusuruyodu.

aziz yildirim 'in yayin ihalesi oncesi (aralik 2009) kulupler birliginde aldirdigi karar ile cekilen

erman varsa biz yokuz resti,

erman 'in ligtv 'deki sonu oldu

emenike 'nin para sayarken cekilmis vidyosu var diye yirtinan

cnn turk 'un polis muhabiri ekrem acikel

nerde vidyo? hani?

trt 'ye baktim da

fenerbahce 'nin kume dusecegine dair yayin yapiyolar

millet artik kaniksadi durumu

tam yonlendirme

guya yurtdisinda

"fenerbahce gibi koklu bir kulubun

baskanlari aziz yildirim tarafindan

yakisik almiycak durumlara dusuruldugu"

konusunda yorumlar yapiliyomus

hassiktirin ordan

beyler bu kulup tarihinde padisah tarafindan kapatildi, yilmadi ve yeniden birlik oldu

ama bu sefer baska

baska bir savas uygulaniyor

bu sefer kapatmaya degil ele gecirmeye calisiyorlar

ve dusmanimiz belli olsa da, piyonlarin kim oldugu belli degil

gozumuzu iyi acmamiz lazim

cunku bu savas

baska bi savas

delikanlica yapilan bi savas diil

hainlerin arkadan vurdugu, dusmanlarin arkaya gecmeye calistigi bi savas

dikkatli olalim

aziz yildirim 'in esgal belirleme fotoraflari dusmus gaztelere, internete

bu resimlerin kamuoyunda paylasilmasi kesinlikle yasaktir

hele ki mahkemesi bitmemis -daha baslamamis bile- birisinin resimleri

amac tum kamuoyuna "aziz yildirim sucludur" fikrini yerlestirmek

(ha 495968 kisiyi oldurmus seri katillerin boyle resimlerini dis basindan goruyoruz tabii o ayri)

tff su an olasi bir "tersinin gerceklesmesi" durumunda

hayvani boyutta tazminat odememek icin

karar vermekten kaciniyor

sike olaylarinin patlak vermesinin

yemin olayindan sonraya ve

deniz feneri davasinin tam oncesine denk gelmesi,

sizce tesaduf mu?

beyler, yonetimin icinden aziz yildirim 'in gitmesine sevinenler var

bakin kulup demiyorum, yonetim kurulu diyorum

bu bilgi dogrultusunda bazi seylere deginicem

ali koc ile aziz yildirim 'in arasi acik olmasa da

nane

2008 'de baskanin zico 'yu gonderip aragones 'i getirmesine,

guiza 'yi josico 'yu almasina epey sinirlenmis

ve tepkisini ona sesli sekilde gostermisti

bunun uzerine baskan da ali koc 'u geri plana atti

uzun sure ortaliklarda gozukmedi ali koc

nane

2008 'de baskanin zico 'yu gonderip aragones 'i getirmesine,

guiza 'yi josico 'yu almasina epey sinirlenmis

ve tepkisini ona sesli sekilde gostermisti

bunun uzerine baskan da ali koc 'u geri plana atti

uzun sure ortaliklarda gozukmedi ali koc

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...