Sivas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sivas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Kasım 4

Sivasspor:2 - Fenerbahçe:0 //Kaçınılmaz Son


''Elbette Fenerbahçe de yenilebilir ama bu kadar kötü oynamaya hakkı yok''...

Maç sırasında twitterda en çok denk geldiğim cümleydi.Bunu söyleyenler zannedersem bu takımın biri İnönü deplasmanında ligin o haftaya kadarki en tempolu maçını,3 gün ardından da iç sahada 85 dakika 10 kişi insanüstü mücadele vererek kazandığı 2 maçı geçtiğimiz 7 gün için oynayan takım olduğunu unuttular.Ve bugün izlediğimiz Sivas deplasmanının da 8.günde çıkılan 3.maç olduğunun.

Yönetici ve denetleyici görevini üstlendiği liginin Şampiyonlar Ligi temsilcisinin grup maçının olduğu güne ve hatta neredeyse saate 1 aydan fazla bir süre önceden ülkenin 1 numaralı derbisini koyarak işini ne denli iyi yaptığını gözler önüne seren federasyonun fikstür düzenleme konusundaki acizliği sahada canını dişine takan etten kemikten yapılma bünyelerin bir noktada zor şartlarla karşılaştığında mücadelesini 1 seviye arttırmasını mümkün kılmıyor malesef.

Bu hakkını Karabük maçında kullanmıştı Fenerbahçe;Sivas gibi dışarda 10 dakika yürüdüğünüz an yanaklarınızın soğuktan kararmaya başladığı bir şehirde 2 gündür yağış yemiş bir zeminde ligin sertliği en çok seven ve taktiğinin bir parçası haline getiren takımına karşı normal mücadelenizin üstüne koymanız gerekirken yapamıyorsunuz.Üstüne net bir şekilde ofsayttan yenilen golle planlarınız alt üst oluyor belki yenilmezlik ünvanının devamı için bu şartlarda gol için en çok umutlanabileceğiniz noktalar olan duran topları da iyi değerlendiremiyorsunuz zira bu konudaki usta ayağınız önceki maçınızda haksız yere atılmış.Yine federasyonun acizliğinden ertelenen lig fikstürü,boşa giden kamp çalışmaları,üstüne değişen lig statüsü yüzünden sıkıştırılan maçlar adale sakatlıklarını kaçınılmaz kılınca sezon başından beri yakanızı bırakmayan aksilikler bu kez formuyla ''gelen gideni aratır'' deyimini çürüten istikrarlı transferinizi vurupta yerine koyduğunuz isim maçın geride kalanında takımın en kötülerinden olunca 27 maçlık yenilmezlik apoletini bir kenara bırakmak zorunda kalıyorsunuz.

Alex'in yokluğunda şans bulan Sezer'in üstündeki baskı her halinden okunuyordu.Sezer kaliteli bir oyuncu ancak bunu gösterebilmesi için özgüvenli bir şekilde oynayabilmesi gerek.Hala Bienvenu'ye boş adam diyenler var bence futbol izlemeyi bırakıp gidip golf falan gibi daha relax sporlar takip etsinler.Bir Niang olmadığı kesin an itibariyle ancak potansiyeli olduğu çok açık topları ezmiyor,kolay kolay kaybetmiyor baskı altında adam geçebiliyor bunlar ilerisi için umut verici şeyler.Baroni artan performansı ile övdüğümüz Baroni'den çok uzaktı.Kayseri yıllarından olacak bu şartlara alışkın Topuz sahada çubuklu forma ile yer alan futbolcular arasında en çok mücadele eden isimdi.Emre silikti.Volkan 2 golde de sıfıra yakın açılardan basit goller yedi bence daha iyi yer tutabilirdi diye düşünüyorum.Golü yiyip Ziegler sakatlandıktan sonra yapılan Stoch değişikli de düşünüldüğünde 2.yarı göbeği Selçuk-Baroni ikilisine bırakıp Emre'yi Alex konumuna çekmek yapılacak en mantıklı hamleydi.Zira formsuzluğu zirve noktasında olan Semih'in 2.forvet olarak erken alınması Sivas'ın ekmeğine yağ sürerdi.

Sivasspor'un mücadelesi ve oyununu es geçmemek gerek.Bu sezon Kamil Grosicki'nin önderliği ve Eneramo'nun göze çarpan yükselen çizgisi ile keyif veren bir futbol oynuyor Sivas.Bugün öne geçtikten sonra dahi büyük takımlara karşı öne geçtikten sonra kapanan Anadolu takımlarının aksine önde basan bir anlayış içinde olmaları bunun göstergesi.

Bir Sivasspor maçı ile başlayan 27 maçlık seri yine bir Sivas deplasmanı ile sonuçlandı.Bu yenilgi uzun maratondaki duraklardan yalnız biri ve bırakılan 3 puana rağmen haftayı lider olarak tamamlamak anlamlı olsa da geçen hafta Alex'in atılmasına neden olan hatalı hakem kararları o maçtan bu deplasmana taşınan yorgunluğun sebebi olarak gayet tabi gösterilebilir.Keza bugün Sivasspor'un ilk golünün net ofsayt olduğu düşünüldüğünde daha ligin 3te1i tamamlanmamışken hakemlerin durumlarının hiç de iç açıcı olmadığı gerçeği düşündürücü.

27 maçtır bugünü bekleyen bazı kesimler Fenerbahçe'nin aldığı bu mağlubiyet merkezli espriler üretmekte tüketecekleri nefeslerini hakemlerin kötü yönetimlerinin sürüyor oluşunun farkına varıp o konuda değerlendirse kendileri adına da daha hayırlı olur kanaatindeyim.

Pazar, Eylül 25

Sivasspor:3 - Bursaspor:0


Bursaspor'u son canlı izleyişim 1.5 yıl önce Saracoğlu'nda ikinci yarı 2-0'dan geri gelerek Fenerbahçe'yi mağlup ettikleri maçtaydı.O maç Fenerbahçe'yi şampiyonluktan eden maçlar sıralamasında ilk sırada geliyor bana göre.İlk yarı iyi oynayan rakibe karşı 2-0 geri düşmüşlerdi ona rağmen 2.yarı pes etmediler ve Özer'in sakatlanması,Cristian'ın en etkisiz maçlarından birini oynaması ile oyundan düşen ortasahaya karşı kontralarda çok etkili olarak 2-2'den sonra Fenerbahçe'nin golü aradığı son dakikalarda bir kontra ile 3.golü bularak galip ayrılmışlardı.

O maçta şans bulan isimlerden bugün Ömer Erdoğan,Turgay,Batalla ve hatta o maç gol atan Ozan İpek vardı Bursaspor'da.Kalede Carson ilk yarı Sivasspor'un net 2 pozisyonunu çıkardı,Wederson maç boyu Bursaspor'un birşeyler yapmaya çalışan ender isimlerindendi.

Bursaspor Batalla merkezli bir takım oluşturmuş gibi.Göbekteki Ndiaye fiziği kuvvetli,dirençli bir ortasaha ancak yaratıcılık konusunda eksik.Ozan İpek pozisyon yaratmakta görev alması beklenen bir isim ancak bugün o da çok durgundu.Batalla 1-2 frikik haricinde sahada hayalet gibiydi topla buluşma sayısı oldukça azdı.Zaten maçın ilk yarısında Bursaspor takım olarak inanılmaz durgundu.Bu durgunluk en uçtaki Sestak'ın da hiçbir varlık gösterememesine neden oldu.

Devre arasında Sivas 2 şans buldu 3.bulduğunu gole çevirmezse ibre Bursaspor'a döner diye düşünüyordum ki 2.yarı başında Sivas Grosicki ile yarattığı ilk pozisyonda Eneramo ile golü buldu.Aynı Grosicki Sivasspor'un başlattığı tüm ataklarda olduğu gibi 2.golü de sol çaprazdan ceza sahasına girerek hazırladı kaleciden seken topu Sivasspor'a uyum sağladığı geçtiğimiz maçlarda gözüken Celtic'ten kiralık Danimarkalı Duncan Rasmussen tamamladı ve Sivas'ı rahatlattı.Rasmussen takımının 3.golünü de akıllıca bir kafa vuruşuyla yaparak Sivas forması altında 4 maçta 5.golünü atmış oldu.

Sivasspor Ankaragücü deplasmanından sonra 2.galibiyetini Bursaspor gibi bir takımdan alarak hem moral depoladı hem lige yapılan kötü başlangıcı bir nevi amorte etti.Özellikle Grosicki-Erman Kılıç ikilisi hücumda çok etkili olabiliyor Sivas adına.Mehmet Nas işin biraz daha defansif yönünde mücadele veriyor.Erman top tutma kabiliyeti yüksek ancak topsuz oyunda bugün Rıza hoca epey uyardı kendisini.Toptan çok uzak kalabiliyor zaman zaman.

Karabük deplasmanında alınan mağlubiyetten sonra özellikle içerdeki Eskişehir maçının 4-0 kaybedilmesi moralleri baya bozmuş şehirde ''bu sene Sivas düşecek gibi'' yorumlarının yapılmasına neden olmuştu ancak Sivas bugünkü gibi istekli olup mücadele ederse geçen sene son maçlarda gördüğü korkulu rüyalardan uzaklaşıp kendini ligin ortalarına yakın bölgelere atarak rahat bir lig sonu oynayabilir diye düşünüyorum.

Pazar, Aralık 19

Fenerbahçe:1 - Sivasspor:0


Spor Toto Süper Lig'in ilk yarısının sonuncu haftasında bu sezonki 17. lig maçında Sivasspor'u ağırladı Fenerbahçe.Maçı Alex'in 76. dakikada attığı frikik ile kazanarak lider Trabzon ile arasındaki 9 puanlık farkı korudu.

Sivas'ın eksikleri ve bu sezonki form durumu,Fenerbahçe'nin iç sahada nispeten daha derli toplu ve etkili futbol oynadığı gibi faktörler gözönüne alındığında rahat geçmesi bekleniyordu maçın.Ancak maçın başlamasıyla birlikte Sivasspor'un rakip alanda baskı yaparak maça girmesi işlerin okadar da kolay olmayacağının göstergesiydi.

Fenerbahçe Emre'nin yokluğunda Gökay-Cristian göbek Dia-Topuz kenar olarak sahaya çıktı.Emre olmadığı zaman geriden top çıkarmada sıkıntılar baş gösteriyor.Alex Cristian'ın hemen hemen ayrılmadığı orta yuvarlak ve gerisindeki 20-30 m2'lik bölgeye kadar gelip top almak zorunda kaldı.Topuz'un performansını beğenen bir kesim var ancak neye göre bu kanıya vardıklarını anlamaya çalışıyorum.İstek,mücadele,sertlik bakımından hiçbir sıkıntım yok ama iş topla oynamaya,top sürmeye,çalım atmaya,tek pasa geldiğinde boş adamı henüz top kendine gelirken görmeye vs gelince Topuz sıfır.Yaptığı top kayıpları,pis burun vuruşlarıyle Telekom ve Migros üst tribünü bulan şutları,duran toplarda yer tutma ve kafaya çıkma yeteneği olmasına rağmen top kafasına çarpınca ağlarla buluşacakmış gibi sadece kafayı topun geldiği yerde bekletmesi gibi hareketleri saç baş yoldurdu bana açıkçası.

Cristian 2-3 maçtır daha istekli oynuyo gibi.En azından bacağını uzatsana! tarzı serzenişlerde bulunmak zorunda kalmıyoruz.Gökay teknik olarak iyi ancak benim gördüğüm fizik olarak hala zayıf.Bekir'e de değinmek lazım.Dün akşam Sivas'a karşı pek sırıtmadı,iyi mücadele etti gibi geçerli notlar alabilir ama dün Sivas forvet olarak Cihan Yılmaz yerine çalım üzerine hızlanma gibi yetenekleri de bulunan Kamanan'la çıksaydı sıkıntı yaratabilirdi.Yobo'nun o bölgede bir baskınlığı,toparlayıcı görevi yaptığını maçı izlerken net görebiliyorsunuz.

Maçın Fenerbahçe adına Alex'den sonra en etkili ismi şüphesiz Santos'tu.Geçen sezonun ikinci yarısında köşedeki lacivert tribünde 3-4 maç izleme fırsatım olmuştu.Gerçekten teknik kapasitesi çok yüksek ve ayağına inanılmaz hakim.Kendisi de bunun farkında zaten.Çok rahat rakibini yatırabiliyor.Kesinlikle Caner'in yerine direk oynamalı.Gökhan Gönül yine çok etkiliydi.Topuz sık sık içeriye kaçarak oynuyor dolayısıyla Gökhan zaman zaman ileri çıkmakta çıkıncı da o kanadı kapamakta zorlandı,geride onun yerini Bekir'in kapadığı pozisyonlar oldu.

Sivasspor çok sert oynadı.Oynasın sertliğe sertlikle yanıt verebilirsiniz ancak maçta Yunus Yıldırım gibi dengesiz kararlar veren bir hakem olunca saçma sapan bir ikinci yarı oynandı.Sivaslı futbolcunun elle kestiği pozisyonda net penaltıyı vermedi.Semih'in maç sonuna doğru Ziya tarafından kolunun kıskaca alınarak çekilmesine penaltı demedi.Topuz'un yumruğunu gördü ama kart vermedi.Keza pek çok pozisyonda Sivas'lı futbolcuların arkadan tekme,çekme gibi hamlelerini görmedi ve Sivas'ın zaten sakatlıktan sonra tam kapasiteye ulaşamamış Niang'ı fiziksel olarak yıpratmasına izin vermiş oldu.

Bursa ve Trabzon'un kazandığı haftada fark 9 puana çıkmışken kazanmak zorundaydı Fenerbahçe.Alex kendi aldırdığı frikiki gole çevirerek uzun süre sonra bir frikik golüne imza attı ve bu golle maçı kazandırdı takımına.

Maçta dikkat çeken son konu ise haftalardır 60'dan sonra temposu düşüyor,çöküyor denilen Fenerbahçe dün akşam dengeli giden ilk yarıda bulduğu pozisyonları uç elemanlarının Alex haricinde soğukkanlı davranamaması nedeniyle gole çeviremedi ve ikinci yarıda belki 17 maç içinde en etkili en baskılı performanslarından birini sergiledi.Aykut Kocaman'ın Stoch-Semih'i oyuna alarak Niang'ı sola Semih'i en uca Stoch'u sağa Topuz'u ortasahaya çeken hamlesi de baskınlığı arttırdı ve golü getirdi.Trabzonspor'un Cernat'sız ve 60 dakikayı Emenike'siz oynayan Karabük'e karşı nekadar zorlandığı ve 2.yarıda büyüklerle dışarda oynayacak olması,Fenerbahçe'nin eksik bölgelere doğru takviyeleri yapması halinde halen şampiyonluk şansının olduğu göstergesidir.Bize de bu durumda ''köprünün altından çok sular akacak'' demek düşer.

Pazar, Ağustos 15

Sivas-GS & Buca-Beşiktaş

Sivas-GS maçını evde,Buca-Bjk maçını dışarda arkadaşla izledim.İlk gözüme çarpan şey Beşiktaş taraftarının maçı izlerkenki heyecanıydı.Maçı Serkan'la beraber izledim.Galatasaraylı kendisi ve benim Bjk'li taraftarların bu heyecanını dile getirişimde bana verdiği cevap şuydu: 'Nasıl heyecanlanmasın adamlar kanka,Guti var Q7 var,biz kime heyecanlanalım Ayhan'a mı,Mustafa Sarp'a mı?'' Haklısın dedim.Gelgelelim işin gerçeği öyle olmamıştı.Mustafa Sarp da Ayhan da takımlarının ayakta kalabilen iki ismi olmuştu Sivas'ta.

Beşiktaş İstanbul'da nefes almayı zorlaştıran,hatta dün gece girip baktığım meteorolojinin sitesinde %90'ın üstünde olduğunu gördüğüm nem oranı ile insanın canına kasteden sıcağa rağmen fizik kondisyon olarak iyi gözüktü.Guti kalitesini asisti ile belli etti zaten.Quaresma topu her ayağına aldığında insanın yanındakini hafiften dürtüp ''bak bak lan neler yapcak şimdi'' diyesi geliyor cidden.Bir de karşı karşıya kaldığı pozisyonda gole çevirse maçtan sonra Beşiktaş'ın en çok eleştiriyi aldığı Buca gibi 'lige yeni yükselmiş,henüz takım uyumunu sağlayamamış' bir ekibe karşı farkı arttıramaması bukadar konuşulmayacaktı.

Bunların dışında geçen sezonun son maçlarında dikkat çeken Necip bu sezon adından daha çok söz ettirecek gibi.Necip gerçekten yetenekli.Oyun görüşü çok iyi pas yeteneği keza öyle.Üstelik Quaresma ve Guti gibi isimlerle yanyana oynaması da 19 yaşındaki oyuncu için büyük avantaj.

Bucaspor takımı çok zayıf gözüktü.Maç boyunca üst üste 4-5 pas yapmakta zorlandılar.Lisansı yetişmeyen Manucho ve Bülent Uygun'un bilindik defansif anlayışına binaen yedek başlayan Victor Mendy takıma uyum sağlasa da ligden düşmeme mücadelesi verecekleri pek muhtemel.
Galatasaray yaklaşık 3 yıldır Sivas'ta galip gelmekte zorlanıyor.Galatasaray'ın sorunu kondisyon yada mücadele eksikliği değil ve Sivas dün Türkiye'de sıcaklık ve nem bakımından en rahat yerdi muhtemelen.Baktığınızda Arda ve Kewell başta olmak üzere takım bişeyler yapmaya çalışıyor gözüküyor ancak defansta vatandaşı Kewell bukadar formdayken Neill'in böylesine formsuz oluşu,Servet'in buna ayak uydurması ve bence Galatasaray'ın oyuncusu olmayan Ali Turan olunca rakibe verdiğiniz her pozisyonda sıkıntı yaşamanız topu ağlarınızdan çıkarmanız normal.Gs taraftarlarının Aykut'a sinirlenmesi bu nedenle çok da haklı değil bana göre.

Ülker'de basket oynadığım dönemde takım antrenörümüz Serdar Apaydın'dı.Ve çok hoşuma giden bi benzetmesi vardı.Soyunma odasında taktik panoya iki eksen çizer ve o eksenlere 2 grafik yerleştirirdi.Altta kalan eksen türk oyuncu ekseni olurdu.Üstte kalan ve sürekli yükselen bir doğrultuda olansa yabancı.Ne zaman sahada pozitif işler yapıyorsunuz,fiziğinizle zekanızı doğru şekilde kullanıyorsunuz işte ozaman yabancı grafiğinde oluyordunuz.Gelişmeniz,ilerlemeniz de mümkün oluyordu.Bi altyapı oyuncusu için önemliydi bu.Çünkü genç takıma gelene kadar yaşıtlarınızla oynarsınız ama ondan sonra A takım seviyesine gelince siz 18-19 yaşınızdayken karşınızdaki adam 30 yaşında olabilir.Ama onun onca yıl oynamışlığının yanında sizin yeni yetmeliğiniz sırıtmasın istiyorsanız 'türk' oyuncu grafiğinden sıyrılmanız ve üstüne çıkmanız gerekir.

İşte Ali Turan da böyle.Tıpkı diğer anadolu takımlarından büyük kulüplerimize büyük umutlarla transfer olan ve bekleneni veremeyen oyuncular gibi.Galatasaray forması giyiyor ama o takımın oyuncusu olmadığı bariz.Sırıtıyor.Türk grafiğinin üstüne çıkan en güzel örnek kimdir mi?Galatasaray için yakın zamanda böyle biri varsa Mehmet Topal'dır kesinlikle.Altyapıdan gelipte üstüne koya koya giden,belki çok daha akıllı olsa şimdi çoktan Arsenal'de olabilcek Arda Turan'dır.Beşiktaş'ta şimdi Necip'tir o isim.Fenerbahçe'de Gökhan Gönül'dür.

Sivasspor bildiğimiz Sivas.Bu sene Mehmet Nas ve Ceyhun gelince biraz güzel oyun,defanstan ileriye yerden,üstüste paslarla çıkan bir Sivas görürüm,bu da yapacak hiçbişeyin olmadığı şehirde haftasonları stada gitmem için sebep olur diye umuyodum.Belli ki bu takımda,şehrin kahraman ilan ettiği kadar benim nefret ettiğim Mehmet Yıldız oldukça onun defans oyuncularıyla güreşini izlemeye doyamayacağız.Nas,Ceyhun ve Cihan gibi isimlerin devamlılığı Sivasspor'un bu sene orta sıralarda tutunmasını sağlayacaktır.Ben dün Giresun'dan gelen Pedriel'i izleyebilmek adına umutluydum ama Sivas sadece fizik mücadele ile Galatasaray'ın yapmak istediklerine engel olabildi ve Mesut Bakkal ihtiyaç bile duymadı.

Galatasaray takımının şu anki kapasitesi bu.Ve önünde Bursa ve Eskişehir gibi galip gelmekte zorlandığı iki takımla maçları varken takımın ciddi şekilde transfere ihtiyacı var.Galatasaray ilerleyen haftalarda da puan kayıplarını sürdürürse bunun ilk ve en büyük sorumlusu kesinlikle transferlerde bukadar ağır aksak davranan yönetim olacaktır.

Salı, Nisan 6

Game Over!



Galatasaray 19.haftada 2-1 galip geldiği Denizli deplasmanından sonra üst üste 5.deplasmanından da 3 puan göremeden ayrıldı ve zaten azalan şampiyonluk ümitlerine bence bu kez veda etti.

Maç pazartesi olduğu için gitmek planımda yoktu ancak akşam 6 da başlayan dersin sıkıcı geçmesi sonucu çıkıp maça gidelim dedik.Stadın önünde kapalı bileti satmaya çalışan has Sivaslı iki ağır abinin 'kale arkası bitti gençler kapalı verelim' sözüne kanıp gişeye sormasak play station oynamaya doğru yol alacaktık.

Stada girip kale arkasındaki yerimizi alınca Galatasaray'ın kadrosu şaşırttı açıkçası beni.Jo'nun grip geçirdiğini okumuştum,Elano'nun sakatlığı var mıydı bilmiyorum ama gündüz haberlerde verilen muhtemel kadrolarda sahada olacakları söyleniyordu.Sahadaki kadro ise bambaşkaydı.Sanırsınız Galatasaray Real Madrid deplasmanına çıkıyor.Rijkaard; Ayhan-Topal-Barış-Sarp-Santos ile oluşturduğu orta sahanın önüne Keita'yı forvet olarak koymuştu.

Bu takıma Jo neden alındı? Peki Elano? Sivasspor'un 29 haftadır oynadığı futbol belli.Hadi tüm maçları geçtim Rijkaard sırf Fenerbahçe'nin Sivas'ta 5-1 galip gelidği maçı izleyip ordan feyz alarak oluştursaydı kadroyu böyle olmazdı.Koca sezonu defans yaparak geçiren ve bu şekilde aldığı puanlarla ligde kalmaya çalışan ekipler ancak bu şekilde 'orta sahayı basan adamlarla dolduralım da önce yemeyelim' anlayışıyla oynar.İlk yarı yine Santos'u 2-3 kere kaçırmayı başardı Galatasaray sol açık gibi oynayan Ayhan'ın tarafından hiç gelemediler zaten.Ayhan'ın ortaya kaydığı pozisyonların birinde Barış'a verdiği verkaç pasının sonucunda öne de geçtiler.

İkinci yarı başlar başlamaz Jo-Elano ve ne alakaysa Gökhan Zan ısınmaya başlamışlardı.70 gibi Jo,80 gibi de Elano girdi.İkinci yarı abartmadan sölüyorum Sivas tek kale oynadı desem yalan olmaz.Ne golü atan Barış,ne çakma sol açık Ayhan ne de ofansif orta saha görevindeki Mustafa Sarp bir varlık gösteremeyince Sivas, yakın rakipleri Denizli ve Diyarbakır'ın kaybetmesinden de olsa gerek puan almaya inanmış bir şekilde gelmeye başladı Galatasaray üzerine.

Tribünden izlerken 'şişir şişir nereye kadar,Neill ile Servet gibi iki adamdan top indirmek kolay mı' diye düşünüyordum ancak tek başına Mehmet Yıldız özellikle Servet ile girdiği ikili mücadelelerin neredeyse hepsinden galip çıkarak bu topların önde tutulmasını sağladı.Oyuna girerken beraber izlediğimiz arkadaşlardan birinin; 'bu da İstanbulspor'dan sonra kayboldu' sözümden sonra 'serseri' olarak tabir ettiği Faruk'un şutunu Aykut'un sektirmesinin ardından Sivas'ın gururu Mehmet Yıldız'ın golüyle düşmeme adına önemli bir puanı aldılar.Sivasspor'un sahadaki tek kötü ismi Cihan Yılmaz'dı benim gördüğüm kadarıyla.Mesut Bakkal'ın gelişini eleştirmiştim ancak görülen o ki hoca değişikliği genelde olduğu gibi Sivas'ı da olumlu etkiledi ona da hakkını teslim etmek lazım.Yabancılardan Petkovic dahil 3 ismi kadroya almaması,ilk 11'de yalnız Keita'ya yer vermesi onun dışındaki yabancıların da Kamanan ve Agbetu gibi etkili sayılabilecek isimlerden olması alınan sonuçlara bakılınca doğru tercihler olarak görülüyor şimdilik.

Galatasaray şu maçtan galip ayrılsaydı bile bundan sonrası adına umut beslemeleri ne derece doğru olurdu bilmiyorum.Haftasonu bloglar arasında gezinirken derbiden önce puan hesabı yaptığında Galatasaray'ı şampiyon olarak çıkaran bir blogger'ın tekrar yaptığı hesaplarda Fenerbahçe'yi şampiyonlukta favori çıkardığı ancak eğer olursa dahi Fenerbahçe'nin bu sezon oynadığı futbolla bunu haketmeyerek kazanmış olacağını söylemişti.Galatasaray'ın sırf derbide ve şu maçta oynadığı futbollar ligin en kritik dönemlerinde,kalitenin ortaya konulması gerektiği yerde varlık gösterememesinin adı 'haketmek' mi olacaktı acaba? Varsın 3.hesaplamasını ve kim neyi hakediyormuş Fenerbahçe'nin son 2 haftadır oynadığı istekli futbolu da gözönüne alarak hesaplasın bir zahmet.

Sonuç olarak Galatasaray bence Rijkaard'ın yanlış tercihleri sonucu az miktarda varolan şampiyonluk şansını da yitirdi.Rijkaard bu ülkeye gelirken bir sistem,bir karakter oluşturacağı düşünülüyordu ancak görünen o ki Rijkaard'ın şampiyonluk zora girdiğinde takımı karakterinden vazgeçiren bir yapısı varmış.

Son olarak dikkatimi çeken başka iki şey; bu şehrin halkı Galatasaray'dan nefret ediyor resmen.Bu akşam stadda gördüğüm tepkiler sanki yabancı bir takımla oynanıyormuş gibiydi.Ne Fenerbahçe ne Beşiktaş hatta Sivas'ın her daim çekişme içinde olduğu şehrin takımı Kayseri bile bu stada geldiğinde böyle tepki görmedi bu güne kadar.

İkincisi de Keita'nın bu çirkeflikleri aynı işten ekmek kazanan bir meslekdaşını sakatlamasıyla falan son bulacak heralde.Yasin'in kaval kemiğine bastığı tekmede ayağı mı kırılsaydı?Hayrettin'e attığı dirsekte boğazına kaçan dili kısa sürede düzeltilemeseydi mi farkına varılacaktı bu adamın pis oyunlarına? Yakışmıyor bu adam.Galatasaray ezeli rakiptir evet ama sonuçta bu ülkenin büyük camialarından biridir ve o camianın formasını taşımaya yakışmayan bi adamdır Keita bence.Galatasaray yöneticileri hala bu tür davranışlardan sonra bile Keita'yı bu formaya yakıştırabiliyorlarsa kendi karakterlerini de ortaya koymuş olurlar diye düşünüyorum.

Çarşamba, Mart 24

Sivas'ın kurtarıcısı Bakkal

Sivas'ın yerel televizyon kanalı Tv58'in verdiği bilgiye göre bugün Sivas'a gelecekmiş ve Sivasspor kulübü ligin kalan 8 haftasında Mesut Bakkal'a görevi verecek gibi duruyor.

Gençlerbirliği ile başlayan teknik direktörlük serüveni Türk spor medyasının ilgisini çekmişti.Zira Ziya Doğan'dan devraldığı takımı 2005-2006 sezonunda 30 maçta 14 galibiyet 7 beraberlik ile 6.sırada ligi sonlandırmıştır.Sonrasında Gaziantep,tekrar Gençler,Denizli'nin yolunu tutmuştur.İçinde bulunduğumuz 2009-2010 sezonunun başında Manisaspor ile anlaşmıştır.

Manisaspor sezon başında kadrolar ele alındığında kağıt üstünde Bursaspor kadar olamasada ligin çıkış yapacak takımlarından biri olarak nitelendirebilirdi.Kadrolarında Josh Simpson gibi ligin göze çarpan isimlerinden birinin bulundurmalarının yanısıra Trabzonspor'dan sağ bek Ferhat,Galatasaray'dan bildiğimiz Mehmet Güven,Güven Varol,Nizamettin Çalışkan gibi isimler,Sezer Öztürk gibi bence bu ligin önemli yeteneklerinden biri; forvette Isaac Promise,Yaser Yıldız ve Ergin Keleş.

Bu kadroyu işleyebilecek,genç oyuncuları yönetebilecek bir hoca da olursa takımın başında gözünüzün önünde ilk 10 a rahatlıkla girebilen belki de Avrupa'yı zorlayacak bir takım belirir değil mi normalde.

Ama öyle olmadı.Manisaspor takımı ligin ilk yarısında ne hikmetse içerde Trabzonspor'u yendiği,Samiyen'de Galatasaray'dan kaptığı 1 puan ve Saracoğlu'nda 1 puanı son anlarda kaçırdığı maç kaldı ve Gençlerbirliği başkanı İlhan Cavcav'ın kendisi için 'bana inansaydı bakkalı market yapacaktım' dediği Mesut Bakkal 17.haftada takımı yalnız bıraktı.

Tv'de izlediğimiz maçlarda Anadolu takımlarına anca büyüklerle oynadıklarında denk gelebiliyoruz.Nasıl olduysa Bakkal'ın takımları bu maçlarda inanılmaz motive olurken asıl puan alması gereken Anadolu takımları ile yaptığı maçlarda aynı isteği arzuyu oyunu sahaya yansıtamayan bir takımdı sezonun şu dönemine kadar.

Büyük maçları oyunculara hedef olarak göstermiş belli ki hoca.Takım Bakkal'ın gazını alınca 4 büyüklere sahayı dar edebiliyor ama asıl hedef yapması gereken maçlarda bir varlık gösteremiyor,önde olduğu maçlarda son dakikalarda direnemez bir hale bürünüyordu.

Sivasspor'un durumuyla ilgili olarak belki sezon sonunda ayrıca bir yazı yazabilirim.Sivas'ta okuduğum için İstanbul'a gidiş gelişlerimde 2 sezonda 8-10 kez takımla karşılaştım.Sömestrın sonunda ki dönüşümde Bursa'da seyircisiz oynanan maçta 3-0 lık mağlubiyetten dönüyordu takım.Bülent Uygun'la bir kere yanyana oturmuş bir defasında da kısa da olsa muhabbet etme şansım olmuştu.Fenerbahçe'nin başına geçeceği muhabbetlerinin döndüğü zamanlarda geçen bu muhabbette bunun ihtimalini sormuştum kendisine.'Ben isterim ama kolay kolay yerli getirmezler' cevabını almıştım.

Muhsin hocayla diyaloga girmedim hiç.İsteseydim girerdim,sürekli yüzünde bir gülümseme var adamın.O gün terminalden uçağa götürecek olan otobüse bindiğimizde yanımdaki yöneticilerden biri telefonda yaptığı konuşmada 'yok yahu..oyun yok bişey yok geldik 3 yedik dönüyoruz işte' diyordu birilerine.İster inanın ister inanmayın böyleydi.Muhsin Ertuğral evet belki Sivas'ın içinde bulunduğu durumdan yada takımın oynayabileceği taktiksel anlayıştan daha farklı,daha pozitif düşünen ve bunu takımına yansıtmak isteyen bir hocaydı.Bu yüzden içerde Fener'den 5 yemedi mi? Bülent Uygun döneminde Sivasspor iyi kapanabilen kontralarla hızlı çıkabilen bir takımken Muhsin hoca pasa dayalı,sürekli önde basan bir takım yaratma niyetindeydi.Olmadı.İstifasında Diyarbakır küme düşmesin diye Belediye maçının 1-0 olarak tescil edilmesinin de büyük etkisi olduğu bilinen bir gerçek.Bu ülkede hakkın hukukun doğru şekilde dağıtılmadığını dile getirmiş yönetimle yaptığı son görüşmede.

Velhasıl; Sivasspor kurtarıcı olarak Mesut Bakkal'ı seçmiş kendine.Sivas ligde kalırsa;Aşı tuttu devam olur.Kalmazsa Bakkal ayrılır burdan.Kalsa bile önümüzdeki sezon Bakkal'ın son 8 haftada verebileceği gazın tükenişi çabuk olur ve yine lig ortalarında bırakıp giderse hiç şaşırmam.

Beraber okuduğum arkadaşlarla sohbet ediyoruz bazen.'Sivas düşmesin abi,kimin maçına gideceğiz' diyorlar.Mersinli olan bitanesi de 'düşsün aga Mersin İdman Yurdu gelir ne güzel' diyor.O yönden mantıklı aslında,ben de hakkında az şey bildiğim Bank Asya ligini tanımak yakından görmek isterim ama insan tuhaf yaratık işte,1.5 senedir bulunduğum şu şehrin takımını sahiplenmişim sanki,düşmelerini kabullenemiyorum sanki.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...