Bursa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bursa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Aralık 13

Bursaspor:0 - Fenerbahçe:2


Yıllar süren üstünlük sonrası belki de ilk kez ezeli rakibin favori olarak çıkıp 3 puanı almayı başardığı derbi sonrası hasarı telafi etmek,taraftarın ve oyuncuların Temmuz ayında patlak veren operasyon yüzünden sabırsızlıkla beklediği Trabzon maçı öncesi güven ve moral depolamak adına önemliydi Bursaspor maçı.

Uzun zamandır süregelen dengesiz halleri derbide zirve yapınca isyanların 1 numaralı odağı haline gelen Bilica kadro dışı,yerinde bizim onu merakla beklediğimizden daha çok 11'de oynayacağı gün için sakal bırakma totemine girerek iple çeken Serdar Kesimal sahadaydı.TT Arena'da sağ açıkta yitip giden Bienvenu'nun yerine Semih 11'deydi ki maç öncesi böyle kritik Anadolu deplasmanlarının çoğu kez kurtarıcısı olduğunu gözönünde bulundurarak olsa gerek ki gol atacağını da hissetmiş ve dile getirmiştim.Son haftaların formda çocuğu Stoch ta 11'deydi tek kusur Özer'di bana göre.Özer'e olan kredim tükendi ve artık maçı izlerken yaptığı en ufak bir hatada negatif düşünceler açığa çıkıyor,bu şüphesiz yanlış,kendi de taraftarın çoğunun artık böyle düşündüğünün farkında olacak ki baskı da var üstünde.Bilemiyorum ancak çok büyük sürpriz olmazsa Özer'in bu dakikadan sonra farklı bir çizgiye çıkarmasını beklemiyorum oyununu.Formda bir Topuz'u kesebilecek düzeyde olamadı hiç.

Keza Selçuk'un dün özellikle ilk yarıda yine 4-5 basit top kaybı yapması ve bunların 2 tanesinin pozisyon olması dikkat çekti.Fenerbahçe'nin piyasada adı geçen yerli genç yetenekleri kadrosuna katması için bence çabuk davranması gerekior.Alper Potuk ve Özgür Çek isimleri ilk planda.Zaten teknik kadro ve yönetimin de gündeminde olduğunu düşündüğüm bu isimler takıma katılırsa Selçuk'un artık miyadını doldurduğu ve Emre Belözoğlu'nun muhtemel ayrılığı durumu gözönünne alındığında çok faydalı bir iş yapılmış olur.

Bursa deplasmanında maçlar genelde tempolu ve keyifli geçiyor dün de maç öyle başladı 8 dakikada 2 net pozisyon yakaladı Fenerbahçe.Daha sonraki 20 dakika boyunca Stoch'un Bursa sağ kanadını felç edişini izledik.Stoch okadar hızlı ki o koşusunu yapıp ara pasını ceza sahası civarında aldığında yardımına koşan diğer sarı lacivertli futbolcuların gelmesi 4-5 saniyeyi buluyor.Sezonun ilk maçlarında da bu pozisyonları buluyor ancak tercih hatası yapıyor yada skora katkı edecek türden hareketleri göremiyorduk.Son maçlarda bunu çok yüzdeli bir şekilde yapmaya başladı,attığı şutların yarısından çoğu kaleyi buluyor ve şimdiden 4 golü oldu bile.Dün de attığı golde daha Alex topu alır almaz sol kanattan deparını yaptı Alex'in Gökhan'ı düşündüğünü görünce direk içe kat etmeye başladı ve ceza yayına koşu yapan Alex'ten önce oraya gelip gol vuruşunu yaptı ki oraya gelişi,gol vuruşu zeka ve klas fışkırıyordu.

7-8 net pozisyon buldu Fenerbahçe,pozisyon da verdi vermedi değil,0-0ken Gökhan'ın çıkardığı top var.Serdar'ın maçta hatalı 1-2 hareketinden biriydi bu.Topu uzaklaştırıyım derken rakip oyuncuya gitti pozisyon oldu.Serdar gerçekten farkını hissettiriyor.Bir kaç maç daha oynadığı takdirde uzun yıllardır yabancılardan oluşan stoper ikilimize bir Türk oyuncu adını yazdırmış olacak.Fiziği,ayağına hakimiyeti,her zaman olmasa da soğukkanlılığı.Yobo da yine iyi maçlarından birini çıkardı.Sene sonu kesinlikle bonservisi alınmalı artık.

Bursaspor takımını Sivas deplasmanına geldiklerinde canlı izledim.Ve 2 sezon öncesinin şampiyon takımının o takım olduğuna inanamadım.Gerçekten çok kötüydüler.Biraz Turgay çırpınmıştı okadar.Dün de durum pek farklı değildi.Son 4 maçında 1 galibiyet almış bu maça bilenmiş denilen bir takımın bu denli etkisiz,kopuk,dağınık olması akıl alır gibi değil.Şampiyonluk ve yayın gelirleri ne derece doğru kullanıldı bunları ciddi ciddi oturup tartışması gerekiyor Bursa'nın.Takımda Scott Carson,Ndiaye ve Ozan İpek dışında iş yapan futbolcu yok.ne Bangoura ne Tagoe bu takımın golcüsü olacak kapasitede değiller Insua ve Batalla da eski formlarından çok çok uzaklar.

Önemli bir 3 puan oldu Fenerbahçe için.Dünle ilgili tek can sıkıcı konu derbide olduğu gibi bu maçta da saha içinde tartışma yaşayan Emre Belözoğlu mevzusu.Ki bugün de geçtiğimiz saatlerde kadro dışı bırakıldığı haberi geldi.Bunu ayrı bir postta inceleriz zira her kafadan ayrı bir ses çıkıyor konuyla ilgili.

Pazar, Eylül 25

Sivasspor:3 - Bursaspor:0


Bursaspor'u son canlı izleyişim 1.5 yıl önce Saracoğlu'nda ikinci yarı 2-0'dan geri gelerek Fenerbahçe'yi mağlup ettikleri maçtaydı.O maç Fenerbahçe'yi şampiyonluktan eden maçlar sıralamasında ilk sırada geliyor bana göre.İlk yarı iyi oynayan rakibe karşı 2-0 geri düşmüşlerdi ona rağmen 2.yarı pes etmediler ve Özer'in sakatlanması,Cristian'ın en etkisiz maçlarından birini oynaması ile oyundan düşen ortasahaya karşı kontralarda çok etkili olarak 2-2'den sonra Fenerbahçe'nin golü aradığı son dakikalarda bir kontra ile 3.golü bularak galip ayrılmışlardı.

O maçta şans bulan isimlerden bugün Ömer Erdoğan,Turgay,Batalla ve hatta o maç gol atan Ozan İpek vardı Bursaspor'da.Kalede Carson ilk yarı Sivasspor'un net 2 pozisyonunu çıkardı,Wederson maç boyu Bursaspor'un birşeyler yapmaya çalışan ender isimlerindendi.

Bursaspor Batalla merkezli bir takım oluşturmuş gibi.Göbekteki Ndiaye fiziği kuvvetli,dirençli bir ortasaha ancak yaratıcılık konusunda eksik.Ozan İpek pozisyon yaratmakta görev alması beklenen bir isim ancak bugün o da çok durgundu.Batalla 1-2 frikik haricinde sahada hayalet gibiydi topla buluşma sayısı oldukça azdı.Zaten maçın ilk yarısında Bursaspor takım olarak inanılmaz durgundu.Bu durgunluk en uçtaki Sestak'ın da hiçbir varlık gösterememesine neden oldu.

Devre arasında Sivas 2 şans buldu 3.bulduğunu gole çevirmezse ibre Bursaspor'a döner diye düşünüyordum ki 2.yarı başında Sivas Grosicki ile yarattığı ilk pozisyonda Eneramo ile golü buldu.Aynı Grosicki Sivasspor'un başlattığı tüm ataklarda olduğu gibi 2.golü de sol çaprazdan ceza sahasına girerek hazırladı kaleciden seken topu Sivasspor'a uyum sağladığı geçtiğimiz maçlarda gözüken Celtic'ten kiralık Danimarkalı Duncan Rasmussen tamamladı ve Sivas'ı rahatlattı.Rasmussen takımının 3.golünü de akıllıca bir kafa vuruşuyla yaparak Sivas forması altında 4 maçta 5.golünü atmış oldu.

Sivasspor Ankaragücü deplasmanından sonra 2.galibiyetini Bursaspor gibi bir takımdan alarak hem moral depoladı hem lige yapılan kötü başlangıcı bir nevi amorte etti.Özellikle Grosicki-Erman Kılıç ikilisi hücumda çok etkili olabiliyor Sivas adına.Mehmet Nas işin biraz daha defansif yönünde mücadele veriyor.Erman top tutma kabiliyeti yüksek ancak topsuz oyunda bugün Rıza hoca epey uyardı kendisini.Toptan çok uzak kalabiliyor zaman zaman.

Karabük deplasmanında alınan mağlubiyetten sonra özellikle içerdeki Eskişehir maçının 4-0 kaybedilmesi moralleri baya bozmuş şehirde ''bu sene Sivas düşecek gibi'' yorumlarının yapılmasına neden olmuştu ancak Sivas bugünkü gibi istekli olup mücadele ederse geçen sene son maçlarda gördüğü korkulu rüyalardan uzaklaşıp kendini ligin ortalarına yakın bölgelere atarak rahat bir lig sonu oynayabilir diye düşünüyorum.

Pazartesi, Nisan 4

Fenerbahçe:0 - Bursaspor:0


Bursaspor Konya'nın Saracoğlu ziyaretinden daha defansif bir anlayışla çıktı sahaya.Orta sahayı kalabalık tutarak Alex'i durdurmayı,Emre ve Selçuk'un yokluğunu avantaja çevirmeyi ve kapanırken kapılan topları kanatlara çabuk aktarıp kontraya çıkmayı planladılar.1 puana oynadılar.Ertuğrul Sağlam'ın maç sonu 2 puan kaybettik açıklamasını çok samimiyetsiz buluyorum.Maç sonu bu açıklamaları yaparkenki delikanlılığını sahaya çıkardığı takımın anlayışında da görmek isterdik.Buldukları 1 elin parmaklarını geçmeyen kontralar harici pozisyonu geçtim şans bile bulamadılar.

10 maçlık galibiyet serisi elbet son bulacaktı.Sonuna kadar kazanıp şampiyon olmak güzel bi hayal.Ama aynı şeyi Trabzon açısından düşününce de geçerli.7 maç var ve birinden sonraki taşınan motivasyon dışında hepsinin gidişatı,değişkenleri farklı oluyor.Puan kayıpları olacak elbet.

Fenerbahçe alışılmış maç başı mücadelesini yine gösterdi.Ancak bu kez Trabzon'un da kazanmış olması ile birlikte sanki biraz 'bir an önce golü atalım' telaşı vardı.Bunun yanı sıra göbekteki eksikler de olgun gelişen atak görmemizi zorlaştırdı.Ortasaha çalışmayınca Alex gerilere kadar gelip top almak zorunda kaldı,kağıt üstünde sol gibi gözüken Niang Semih ile iç içe girince o kanat sık sık boş kaldı ve kontra yedi Fenerbahçe.

Özer için sakatlık geçirdi,yetenekli,sabır lazım vs dedik durduk ancak bekleneni veremeyeceği düşüncesi çok ağır basmaya başladı bende.Herkesin sayıp sövdüğü Baroni bile faydalı olmaya başladı Özer ikinci Kemal Aslan vakası bence takımın.Son maçlarda bekleneni verememesi,bir de üstüne hafta içi yaptığı yersiz açıklamalar açıkçası tüy dikti herşeyin üstüne.Yavaş yavaş Gökay şans bulmaya başlamalı.

Aykut Hoca'yı çıkardığı 11 için eleştirebiliriz evet.Semih'in oynaması tercihtir.Ben ikinci yarı Dia'nın daha erken girmesini beklerdim en azından.Semih özellikle ilk yarıda çok pas hatası ve top kaybı yaptı.İspanya'dan isteyenler var haberleri yapılıyor ki bunların asılsız olduğu,menejer oyunundan ibaret oldukları söyleniyor.Varsa gitmesi doğru olur bence takım için.Yıllardır oynayıp oynamaması yedek kalması hep tartışma konusu oldu.

Kritik bir maçtı Fenerbahçe için.Benim Gs deplasmanı sonrası en zor gördüğüm iki maçtan biriydi Antep ile birlikte.Ancak bu seri elbet biyerde son bulacaktı.Taraftarın maç sonu takımı puan kaybına rağmen desteklemesi güzeldi.Alex'in maç sonu twitterdan kalan haftalarda taraftarın desteğe kendilerinin de mücadeleye devam edeceğini ifade eden tweeti durumu özetliyor aslında.Trabzon'un da zor maçları var.Böyle zamanlarda puan kaybı zor maçlar bir yana hiç beklenmeyen en kolay gözüken maçlarda da gelebiliyor.Daha çok sular akacak.




not:Kuddusi Müftüoğlu için düşüncelerimi alt postta paylaştım.Saracoğlu'nda maç yönetmeyi hiçbir zaman beceremeyen bu adama hakem niteliğini yakıştıran varsa niyetinden şüphe ederim.

Salı, Kasım 2

Ivan Ergic'ten Bursaspor Taraftarına Büyük Jest!

Bursaspor'un geçen sezonki şampiyonluğunda büyük rol oynayan Hırvat asıllı Sırp futbolcusu Ivan Ergic bu akşam Manchester United ile karşılaşacakları Şampiyonlar Ligi grup mücadelesi öncesi 630 adet maç bileti satın alarak bu biletleri maça gelme imkanı olmayan taraftarlara dağıtması üzere kulüp tercümanına vermesi,futbolun sadece rakamlarla ve maddiyatla; futbolcuların da sadece aldıkları parayla gündeme gelmemeleri gerektiğini;renk,inanç,bağlılık ve taraftarlık gibi olguların ne demek olduğunun bariz göstergesi olduğunu düşünüyorum.Ergic bu jesti ile Bursaspor kulübüne ve taraftarına ne kadar bağlı olduğunu gösterdi.Taraftarın kalbinde ayrı bir yer edinmesinin yanısıra bence bu hareketi büyük bi alkışı hakediyor.Yarın maçtan önce gereken karşılığı tribünlerin vereceğine inanıyorum.

Futbol böyle haberlerle daha güzel değil mi?

Perşembe, Ağustos 26

2010 Şampiyonlar Ligi Grupları


Şampiyonlar Ligi'nde kuralar çekildi;temsilcimiz Bursaspor C Grubu'nda Manchester United,Valencia ve Glasgow Rangers ile eşleşti.Ben twitter'da yaptığım tahminlerde Bayern-Roma-Rangers demiştim.Bayern ve Roma Bursa ile olmasada aynı grupta yer aldılar Rangers ise Bursaspor ile eşleşti.Zor bir kura olduğunu söylemek gerek.Valencia Villa'nın ayrılmasının ardından bir değişim geçiriyor ancak onlardan puan almak güç olur.ManU karşısında Fenerbahçe yada Beşiktaş gibi bir şans yakalamazsa Bursaspor'un İngilizlerden de puan alması kağıt üstünde zor.Glasgow Rangers Bursaspor'un baş edebileceği bir ekip bence.İskoçya ligini az çok takip ederim ligde daha zayıf takımlara karşı çok aciz düştüklerini gördüm ancak burası Şampiyonlar Ligi.Herşeye rağmen Bursaspor'a başarılar diliyorum.

Salı, Mayıs 18

Fenerbahçe:1-Trabzonspor:1 {Şampiyon Bursaspor}

Bekledim ortalık biraz yatışsın diye.Şampiyonluğun kaybedilmesi de etkendi kazanılsa da toparlamak,şu yazıyı yazarken bişeyler eksik kalmasın diye bekleyecektim.

Herşeyden önce ligin ilk haftasından itibaren koydukları hedefe doğru akıllı hamlelerle,maddi-manevi her türlü gücünü akıllıca ve doğru kullanarak mücadelesini sürdüren Bursaspor kulübünün yönetimini,oyuncularını Ertuğrul Sağlam'ı tebrik ediyorum.Bunu laf olsun diye söylemiyorum gerçekten canı gönülden tebrik ediyorum.

Toparlamak gerçekten zor.Bir kere Denizli'de kaybedilen şampiyonluk kadar üzülmedim.Gerçekten.Belki bu daha bile trajikti.Blogu takip edenler hatırlayabilir bu son 9-10 haftalık süreç başlamadan önce o sürekli kayıpların yaşandığı yaklaşık 13-14 haftalık periyodun sonuna doğru ''tamam,ben artık ümidimi falan kesiyorum boşuna umutlanıp hayal kırıklığı yaşamaktan yoruldum'' demiştim.Ancak o durumdan takımın ayağa kalkıp liderliği dahi ele geçirmesi ve son haftada,üstelik 2006'da ki gibi Denizli gibi düşmemeye oynayan bir rakibe karşı değil,kupadan sonra tamamen motivasyonsuz Trabzonspor karşısında,50.000 seyrici önünde çok daha kolay gözüken bir maçta kaybedilmesi kesinlikle daha trajiktir.Ama kesin olan başka birşey var ki ozaman daha çok üzülmüştüm.Belki şampiyonluğun ezeli rakibe kaptırılmasının da etkisi vardır bilemiyorum.

Herşeyi geçtim.Dün maç sonu olan bitene de değincem ama tüm 34 haftaya baktığımız zaman kendi ektiğimizi biçtik diyebiliyorum ben.Karşı çıkacak renkdaş elbet vardır ama bu takımın,bu kulübün potansiyeli kapasitesi varken yapabileceklerinin tamamını yansıtmadığını bariz oalrak gördüğümüz bir 10-15 haftalık periyod var.Ligin ilk 8 son 10 haftasını çıkar kalan 16 haftada yani ligin tam ortasında naptı bu takım?Son 10 haftada gol yemeyen oyuncular bunlar değil miydi?Bu Volkan yok muydu kalede?Bu Alex bu Emre bu Özer,Gökhan oynamadı mı?

Peki ya yönetim.Bu taraftar dün maç sonu Guiza nerde!!! diye yırtınıyordu.Bu yönetim dün maç başında,attığı gollerden çok daha kolay pozisyonları harcayan Guiza'yı görmedi mi geçen sene? Neden tahammül edildi ozaman bir sene daha?

Zamanında şampiyonluk gitti diye anında,kardeşi ile ilgili bir anlaşmazlık bahane gösterilerek bavulu eline verilmedi mi Zico'nun?Bu tribünlerin son 15 senede belki de hatırlayacakları ilk isim değil midir Zico? Peki nasıl oluyor da ona,bu kulübü ecnebi topraklarda en üst düzey başarısına ulaştırmış,seni ve taraftarını gururlandırmış bu adamı bukadar kolay gönderirken 2 senedir taraftarında saç bırakmayan bu adamda ısrar ediyorsunuz?

Herkes bir açıklama bekledi dünden beri.Nihayet bu akşam 'Çarşamba'yı bekleyin dendi.

Aziz Yıldırım ve erkanı göreve geldiğinden beri evet bu kulüpte olağanüstü başarılar elde etmiştir.Futbol dışı branşlarda rekor sayıda şampiyonluklar elde edilmiştir bir senede.Stad,kulübün kendi taraftarları harici futbolseverler tarafından bile imrenerek bakılır bi hale gelmiştir.Hem futbol hem de amatör branşlarda yapılan transfer hamleleri adı anılan büyük yıldızlarda bile 'neden gelmesin' dedirten noktaya getirmiştir taraftarı.Bu ve daha sayamadığım pek çok güzel icraatı oldu yönetimin.

Ancak bu dönemde Fenerbaçe kulübü rakipler tarafından nefret edilen,çekilemeyen bir camia haline de gelmiştir.Özellikle medya ile ilişkilerin kimi zaman zayıf olarak bile adlandırılmayacak,hiç varolmama noktasına dahi gelmiştir.

Kimse kusura bakmasın ama bunun eseri de bu yönetimdir.Kurumsallık deyip durduğunuz şeyin gereği,verdiğiniz sözü yerine getirememeniz sonucu en tepeden dibe kadar ekibinizde kim varsa başarısızlığı da üstlenip bir noktadan sonra kenara çekilmektir.Çünkü eğer gerçekten o kurumsallık sağlandıysa sizden sonra kim gelirse gelsin düzen işleyecektir.Merakla bekliyoruz Çarşamba gününü.

Bir diğer konu ise maddi durumu pek iyi olan Aziz Başkan'ın;maçları,oyuncuları satın alma,hakemleri,hatta hakemlerin de başındaki organizasyonu kontrol etme,basını korkutan bir organ olma yetisine sahip olduğunu iddaa eden kesim.Tüm bu iddaalarla,bundan tam 10 yıl önce(17 Nisan 2000)'de bulundukları konumdan 10 yıl sonra geldikleri konuma ve hatta sadece dünkü maçı kaybetmelerine bile bakmadan,ezeli rakiplerinin;kendilerinin çok önceden koptukları kulvarlarda sonuna kadar gittiklerini de görmezden gelerek dalga geçmeleri vardır ki bunun adı ezikliktir.Açın da kendi kıçınıza gülün diye bi laf vardır bilir misiniz?

Herşeyi satın alan Aziz Yıldırım,daha taze parlamış Onur Kıvrak'ın mı aklını çelemeyecekti?Yada içerde seyircisiz oynanan maçta Kasımpaşa'ya yenilirken Fenerbahçe,Cenk İşler'e bi ayar çekemez miydi?Sami Yen'de Selçuk'un şutunu içeri alan Franco'yu da satın almıştır hem belki.Yada Saracoğlu'nda penaltı kaçıran Bobo'yu? Hı? Duyamadım? Geçiyoruz.

Bursaspor'un şampiyonluğu için büyük kesimin söylediği bir cümle var: 'Hakedilmiş' .Nasıl hakedilmiş? Oynadığı futbolla mı? Bunu kabul edemiyorum işte.Bir Fenerbahçe-Bursaspor maçı var ki kendi gözlerimle izlediğim ve pek tabii yıllarca unutamayacağım,bu sezona dair en iyi hatırladığım şey olacak o maç.O maç en azından 2-2 bitseydi bambaşka bir sabah uyanacaktık hepimiz.Hele Bursaspor'un 1-0 kazandığı öyle maçlar var ki son haftalarda,rakibine 20 küsür haftadır verilmeyen penaltılar arkaarkaya kolaylık veriliyordu.Bir Diyarbakır maçı vardı mesela,Alex tribünü tabir edilen lacivert tribünden izlediğim tam dibimdeki yardımcı hakemin 15 metre önünde Güiza'nın forması 1.5 metre uzuyordu ceza sahasında,ancak hakem görmemesi için gözüne eşşek arısı falan kaçması gerektiği pozisyonda uyaramıyordu baş hakemi.Neyse ayrıntılara takılmamak lazım.İlla ki Bursaspor aleyhine de kararlar çalınmıştır.Futbolun olayı bu değil midir zaten.Yeter ki bilinçli yapılmasın bu hareketler.

Sonuçta evet mücadelesiyle özellikle taraftarıyla haketmiştir Bursaspor,önceki kulüplerinden o veya bu şekilde gönderilen Ali Tandoğan,Ömer Erdoğan,Turgay Bahadır,Hüseyin Çimşir,İglesias,Zapotocny gibi oyuncuların kendilerini kanıtlamak uğruna ekstra motive oluşları da bunda etken olmuştur.Doğru devrimdir bu şampiyonluk,Türk Futbolunun bir yüzyılı aşan tarihinde şampiyonlukların 4 takım tarafından paylaşılırken bunu kazanan 5.isim olmaları bir devrimdir.Beraberinde hem kısa vadede hem uzun vadede bazı getirdikleri de olacaktır.Ki bunların pek çoğunun Bursaspor'lu oyuncular bile henüz ne olduklarını bilmediklerini dün maç sonunda şampiyonluğun nasıl bir şey olduğunu çözmeye çalışıyoruz tarzı açıklamalarıyla gösterdiler.Umarım hayırlısı olur ve Bursaspor bu akıllı yönetimiyle doğru olduğunu kanıtladığı yolunda devam eder ve üstüne koyarak ilerler.

Şampiyonluklar kaçar.Ancak nolursa olsun kim olursa olsun durum nekadar kötü olursa olsun benim aklım mantığım kalbim dün o stadı,kendi mabedleri olan stadlarını ateşe verebilen gerizekalı insanları anlamıyor.Onları taraftar olarak adlandıramıyorum.Bırak içlerindeki forma aşkını,takım sevgisini sorgulamayı.Evet yaşandı bi anons saçmalığı ne yani bilerek mi yaptı adam oda en az senin benim kadar Fenerbahçeli değil mi sanıyorsun? Ki çıktı bugün açıklama da yaptı.Dün sahadaki takım herşeyiyle hakediyordu maçı da şampiyonluğu da sen de top istemedi ben diyim futbol tanrıları girmedi o top.

Herkes kalkıp diyor ki ''Burak 40 kere vursa bidaha atamaz''.Kimse çıkıp demiyor diyemem,çünkü bahseden kesim var en azından bloggerlar arasında.Eminim tribündekilerden kimse bugün;işinde,yolda,evde muhabbetlerinde,geldiğinden beri orta yapma konusunda bir gıdım ilerleme kaydedemeyen ama bu özelliğini gözardı edip mücadelesine aşık oldukları Gökhan Gönül'ün,o golde hakeme itiraz için giderek kanadını boş bıraktığını ve golün de bu nedenle yendiğini söylemiyor.Ondan sonra bağırırsın tabi Guiza'ya,basarsın tabi basın odasını ''nerde lan o pezevenkler'' diye.

Taraftarların kendi kendilerine sormadıklarını,yönetimin,üstelik istifa edip dönmeleri gibi bir durumun da söz konusu olamayacağı ve tahammül edilemez olacağı bir ortamda kendilerine sordukları ve yaptıklari içsel sorgulamalardan sonra istifa kararı almış olmalarını bekliyorum.Ha yine Daum gider 4-5 oyuncu yollanır adına da revizyon denir devam edilir aynı filme ya,şaşırmam.




{Önümüzdeki hafta tatili bitirip Sivas'a dönüyorum.Dönmeden Fenerbahçe için bazı şeyler değişmiş olacak şüphesiz,en azından basın toplantısında açıklanacak kararlardan bahsedebilicem sanırım.Döndükten sonra da hem lig hakkında hem de yaklaşan Dünya Kupası hakkında bahsedecek uzun zamanım olacak.Ozamana kadar saygılar.Bursaspor'u ve Bursalıları tekrar tebrik ediyorum.Hadi eyvallah}

Pazar, Nisan 25

Cimbom,Bursa elele Fenerbahçe zirveye!





Turkcell Süper Lig'inin 31.haftasında Fenerbahçe,ligin futbol oynamaya çalışan,futbolu geride kapanıp sadece fiziksel mücadeleye dayandıran diğer alt sıra Anadolu takımları gibi değil de pas yaparak,rakip yarı sahada daha çok gözükerek oynamaya çalışan ekibi Kasımpaşa deplasmanında 1-0 galip gelerek akşam Sami Yen'den çıkacak sonucun öncesinde liderlik koltuğuna oturdu.

Maçın ilk yarıda dengede geçmesi,Fenerbahçe'nin son haftalara göre daha bir durgun gözükmesi uzun zaman sonra bir gündüz maçını izliyoruz olmamızın sonucuydu.Zira oyuncuların bu duruma alışmaları ikinci yarıyı buldu.İkinci yarıda Fenerbahçe net sayılabilecek 4-5 pozisyon da buldu.Bunları başta Guiza olmak üzere değerlendiremeyen takım stresin arttığı dakikalarda Bilica'nın yokluğundan dolayı sıkıntı yaratabileceği düşünülen Bekir'in kafa golüyle gerçekten altın değerinde 3 puanı aldı.

Stada gelirken takım otobüsünde Emre Belözoğlu'nun ''Bugün golü Bekir atacak'' demesi ve haklı çıkması da ayrı bi anektod.


Tıpkı gündüz Kasımpaşa maçını Galatasaray ve Bursalı taraftarların dört gözle izlediği gibi akşam Sami Yen'de Galatasaray en azından Şampiyonlar Ligi ve hatta şampiyonluk Bursaspor ise liderliğini koruma amacıyla satada çıkmış,Fenerbahçeli taraftarlar da Bekir'in de maç sonu söylediği gibi ya bir beraberlik yada Galatasaray galibiyeti bekliyorlardı.

Bursaspor her zaman olduğu gibi kontraatak anlayışıyla sahadaydı ve kontradan bulduğu şansları Sercan Guiza'ya özenmeyip değerlendirse Bursa şampiyonluk yolunda bir büyük adım daha atacaktı.İkinci yarıda Elano ve Gio'nun çıkıp Jo ve Sarp'ın girmesi Galatasaray'ı biraz hareketlendirdi ancak Bursa'nın pozisyonları kadar net olmasada Galatasaray da bulduğu fırsatları harcayınca maç 0-0 sona erdi.

Bu skorlarla Bursa elindeki avantajı ve liderliği Fenerbahçe'ye devrederken bundan sonra ipler Fenerbahçe'nin elinde.Fenerbahçe'nin son 6-7 haftadır göze çarpan ve bugün özellikle ikinci yarıda da kendini gösteren mücadele azmi ve isteği sürdükçe Denizli'de verilen şampiyonluk gibi bir şeyle karşılaşacağımıza inanmıyorum.

Salı, Şubat 23

Fenerbahçe:2-Bursa:3{Pazartesi Sendromu}




Hakan Şükür türk futbolunun en büyük golcüsü değil midir?Öyle kabul edilmez mi?Kim ne derse desin,sorulduğu zaman kim var türk futbolunda diye ilk onun adı söylenir..Peki Hakan Şükür yine türk futbolunun en çok küfür yiyen adamı da değil midir?Öyledir!

Ben Guiza'ya olan sitemlerimi çokça belirttim.Lille maçından hemen sonra o sinir bozukluğunun getirdiği celallenme ile adama odun bile dedim.İyi halt etmişim.Hatta Ariel Ortega'nın insan evladı mısın? başlıklı postuna Bursa maçıında stadda olcağımı ve umarım Semih tek yada Gökhan'la beraber oynar demiştim.
Metrobüsle maça gitmek taraftarların düşüncelerini görmek açısından iyi oluyor.Kimileri tutturmuş bir şeyi sürekli onu söleyip duruyor.Kimileri de çok mantıklı tespitte bulunuyor. Taraftarların çoğu bu adamı izlemek istemiyor.Bu çok normal.''Golcü dediğin çalım atacak abicim bir kere'' diyen de var,''Karşı karşıya kaçırmayacak artık,atacaksın kaleyi gördün mü'' diyen de.

Bu konuşmaların stad dışında yapılması normal olanı.Siz kalkıp zaten takıma,taraftarlara beklediği şeyi;golü veremeyen ve bu yüzden yaşadığı özgüven eksikliği ile zaman zaman ne yöne gideceğini ne yapacağını şaşıran bu adama 'yuh' çeker,Semih Semih! diye bağırırsanız o gol kaçırdıkça ona değil formaya hakaret etmiş olursunuz.30 resmi gol atmış Guiza 2 yılda.30 dan fazlasını da kaçırmıştır,kaçırabilir ama kendisi hepimizden çok istemiyor mu atmayı sizce?Bilerek mi kaleciye vuruyor sanıyorsunuz?Bu kulüpte çok benzer şeyler Kezman için yaşanmışken neden kimse aklını başına alıp ta bu yapılanın yanlış olduğunu anlayamıyor? Bu adamı istemiyorsanız onu getiren yönetime serzenişte bulunacaksınız.

Guiza değil miydi 12 gün evvel Bursa'da turu getiren son dakikada?O değil miydi Trabzon deplasmanından galibiyetle dönmemizi sağlayıp liderliğimizi tayin eden?Dün yapılan ayıptır,yakışmamıştır.

Son haftalardaki puan kayıplarına eksiklerin de eklenmesi ile ben zor bi maç bekliyordum.Öyle olmadı aslında takım iyi ve istekli bi oyunla başladı.Lille maçında 2.golde yaptığı hatalı kafa vuruşu hariç hatası bulunmayan ancak maç sonrası ipe götürülme noktasına gelen Deniz ve Bilica'nın hatasız oyunu Emre'nin insanüstü mücadelesi Alex'in önderliğinde buluşunca 20 dakikada iki gol bulup Lille rövanşı öncesinde hem takım hem tribünler rahatlamış ve mutluydu.

Bursa takımının şampiyonluk umudundan,işte eksik Kasımpaşa maçını kazanması halinde farkın 1 puana ineceğinden falan bahsediliyor ya bunlara inanlara aferin gözlerinizi pek güzel boyuyorlar.Dün stadda olsaydınız Bursaspor takımında Volkan Şen,Ali Tandoğan gibi isimlerin nasıl yere düştükten sonra hakemin oyunu durdurmasını beklediklerini sonra bir anda kalkıp depar attıklarını görürdünüz.Yada Volkan Şen'in Alex'in boynuna kasıtlı olarak nasıl vurduğunu sonra afedersin yanlışlıkla oldu tarzı yalandan özrünü görebilirdiniz.

Bursa ilk yarı gol dışında hiçbirşey yapmadı.İkinci yarıda Fenerbahçe oyundan düştü.Bunun nedeni özellikle Cristian'ın kötü olmasıydı.Takım top kaptığı zamanlarda Alex tıpkı tribünlerin bağırdığı gibi çıkın çıkın! diye yırtınıyordu ancak Özer'in sakatlanmasından sonra sağ açığa kaydırılan Gökhan'ın alışkanlık olarak sürekli sağ beke kadar gerilemesi,Wederson'un maç sonunda yüzünden anlaşılan yorgunluğu ve Santos'un da durgunlaşması ile geriye bir tek Emre kalıyordu.Çünkü Cristian Emre'ye destek olup takımı ileriye taşımas ıgerektiği yerde ceza sahası yayı civarını kendisine mesken edinmişti.

Bu durum 50-60. dakikalar arası kendisini göstermeye başladı ama Daum yapacağı Cristian-Selçuk değişikliğini neden olduğunu cidden mantığımın almadığı şekilde düşünmedi.Allah'ın sopası yok derler ya aynen öyle.Özer bi sakatlıktan çıkıyor öbürü denk geliyor.Sağ açıkta Manisa maçında sanırım Gökhan geçmişti o bölgeye dün de aynısı oldu.İnsanlar maçtan sonra Kazım'ı neden gönderdiler diye yırtınıyordu?Bi noktada haklılar aslında çünkü Özer'in sezon başından beri kanatta verimli olamadığı ortada.Bir de Gökhan'ın orta yapmakta ciddi problemleri var kaç tane yaptıysa neredeyse hepsi rakibe gitti,özel çalışma mı yapar ne yapar bilemiyorum ama Galatasaraylı Sabri'ye koşuyor koşuyor da orta yok bişey yok diyordu herkes Gökhan da bu gidişle ona benzeyecek.Solda Santos bek önünde Wederson olunca Santos'un daha verimli olabildiğini burdan çok kez söyledim dün de görüldü.Özellikle ilk yarıda soldan çok kez etkili oldu takım.Ali Tandoğan'ın da çok kez kendini kaptırıp orta sahaya kadar kaymasının da etkisi vardı tabi bunda.

Bilica'nın 2 kez direk rakibe attığı topun yanısıra bir pozisyonda Volkan'a geri pas vereceğim diye kaleye şut tarzı bir vuruş yapması taraftarı çileden çıkardı.Yazın yerine acilen Lugano'yu tamamlayacak Tomas tarzı ne biliyim Cannavaro tarzı çabuk bir stoper lazım.Bilica zaten 31 yaşında ve uzun dönemde kendisiyle ligde dahi sıkıntılar yaşanmaya devam edecek bu bariz.

Lille maçı ya bu kaosa meyilli durumun ortadan kalkması adına bir dönüm noktası olacak ki hepimizin umudu budur.Aksi halde taraftar desteğini orda göstermez ''Fenerbahçe çubukludur!Şimdi çubuklu zamanı'' demezse işler iyice sarpa sarıp sezon şimdiden tehlikeye girebilir.Fenerbahçe'nin Avrupa'da başarı özlemi açısından önemlidir Lille maçı ancak,eğer takım sakatlıklardan kurtulamıyorsa bukadar sık maç trafiği zorluyorsa takımı elenmek belki de takımın hem mental hem fiziksel olarak hem de ligin geleceği açısından yararına dahi olabilir.Bekleyip göreceğiz.

Maçlar kaybedilir,şampiyonluklar kaybedilir ve bunlar unutulmaz.Tıpkı dün Mustafa Keçeli'nin sonradan oyuna girerken taraftarlar tarafından güzelce! anılması gibi.Ancak Fenerbahçe taraftarı akıllı olmalıdır.Geçmişte Rüştü'nün Ümit Özat'ın Kezman'ın yaşadıkları ders olmalıdır.Çubukluyu giyen sahada her kimse bu kulübün kutsalıdır bu kulübün değeridir.İsterse Antigua'dan gelmiş olsun bu formanın büyüklüğünü onun için vermesi gereken mücadelenin farkındadır.

(Fotoğrafların üstüne tıklayarak büyük hallerini,diğer fotoğrafları da blogun facebook sayfasında görebilirsiniz)

Perşembe, Şubat 11

Bursa:3-Fenerbahçe:1 (Kim vurduya gitti!)

Ne acayip maç yahu..

Daum kaşındı abicim..Kaşındı..Bursaspor bu..Denizli değil,Sivasspor değil öyle 4 eksikle gidip 5 atasın.Neden olayların sıkıya gelme riskini göze alıyorsun ki.Oynat aslarını 11de rölantide götür maçı.Kaybediceksen de öyle kaybet en azından takımın bişeyler yapıyormuş gibi gözükür.Attı Guiza evet,hoş hernekadar atmış olsa da ben sahada Gökhan Ünal'ın kalmış olmasını isterdim.Daha bi çabalama heveslisi gibi gözüktü bana.Neyse değiniriz ona.

Dün ortalık çalkalandı.Galatasaray Antalya maçını anlatan spiker(bu maç için kendisine teklif götürülen spiker) Okay Karacan,Premier Lig Ntv'de ilk yayınlanmaya başlandığında anlatımına kişisel olarak hayran olduğum isimdi.Yine Ntv'de Güntekin Onay,Murat Kosova ile yaptıkları futbol sohbetlerine doyum olmazdı.

Neymiş Galatasaray ataklarında gaza geliyormuş coşuyormuş da Antalya gol atınca sanki Yunan takımı gol atmış gibi sus pus oluyormuş.Ya bi saçmalamayın yahu.Adam BEŞİKTAŞ taraftarı bikere!Galatasaray maçını yazmadım çünkü tamamını izlemedim ancak deplasmanda atılan 1 golün ardından 1-0 lık galibiyetin yettiği bir ortamda dün sahadaki kadro hatalıydı ve turun kaybedilmesinde en önemli etkendi,Servet'in yedek oturması başlıca hataydı bunu kupaya veda ederek ödedi zaten Galatasaray.Sanki ilk maç 2-0 mağlup olmuş da 3-0 a ihtiyaç varmış gibi saldıran taraftı ve dolayısıyla sürekli atak yapan onlar olduğu için ve de sanırım Okay Karacan uzun süredir maç anlatmadığı için dün akşam yorumlarda biraz abartmış olabilir.

Neyse bu akşama dönelim.Deniz Barış'ın eline çarpan!(hiçbir kasıt yok,iki oyuncu da kolları havada sıçrıyorlar,aynı şekilde rakip Turgay'dı sanırım onun da koluna çarpabilirdi top) toptan sonra pozisyonun tekrarında Levent Özçelik'in sanırım; ''evet görüldüğü gibi net bi penaltı!'' yorumuna ne demeli?

Kadroya taktiğe falan değinmenin bir anlamı yok.Wederson'un forma giydiği son 10 maçta elle tutulur bi performansını gösterebilir misiniz?Önceki maç yazılarımda eleştirmiştim bugün de istikrarını! ilk golde gösterdi zaten.Gökhan Gönül-Bekir ikilisini konuşmaya gerek yok.Bekir'in bu takımın oyuncusu olmadığını düşündüğümü söylemiştim,Gökhan'ın sağ açıkta bırak oynamayı nerde durması gerektiğini bile bilmiyor zaten.

Santos..Tam topladı,olcak galiba diyorum bakıyorum sonraki maç salıyor kendini.Gecelere mi verdin kendini yigen?Adamın takatı yok ya son yarım saat bildiğin kendini taşıyamıyor adam,gelen toplara sırf uzaklaşssın diye abanıyor o toplar da kendi ceza sahamıza yönleniyor.Guiza desen ha keza.Gökhan Ünal bir gol bulsa,Trabzon'dan gelen şu ölü toprağını bir atsa arkası gelcek inanıyorum çünkü adamın yapmaya çalıştığı şeyler Guiza'nın yapamadıklarına bakınca bana çok daha fazla umut veriyor.Bakmayın golü attığına.Kim vurduya gitti işte Bursa.Kim vurdu? Guiza vurdu gitti İbrahim'e çarpcağı tuttu topun.

Blogun sloganını değiştirmiştim kısa süre önce.Öyle oldu.90'da gelen golle mucize gerçek oldu.Mucize çünkü şu Bursa'nın böyle bir Fener'i bir daha önümüzdeki 10 sene içinde falan bulması imkansız.Maçı 4 e 5 e taşıyamamaları mucize yani.Allahtan iş sıkıya gelince Emre sonra Alex falan girdi de az bi toparlanma oldu.Bursa da düştü oyundan.Hem yorgunluk hem biraz 3-0 a yaslanalım atarsak atarız düşüncesiyle kendi kendilerini vurdular aslında.Daum 2-0'dan sonra uyandı gol atması gerektiğine takımın,yapılan değişiklikler Bursa'nın skoru koruma+atarsak atarız düşüncesi ile birleşince perişan haldeki takım biraz kıpırdandı ve Bursa kalesine gitmeye başladı.Alex'in ve sonrasında Gökhan Gönül'ün güzel pasları sonrası aynı başlıkta dediğim gibi kim vurdya gitti hesabı Bursa kendi mucizesinin kıyısından döndü.

Umarım bu maç,bu oyun bir şok etkisi falan yapar takıma.Diyarbakır maçındaki sıkıntılar eksiklerle birlikte artmış hatta zirveye ulaşmış bir şekilde bu akşam da sahnedeydi.Manisa deplasmanı çok zor olacak demiştim Diyarbakır maçı sonrası,bu akşamdan sonra bu endişeler arttı haliyle.Çünkü Manisa deplasmanı Uefa maçı öncesi çok kritik bi nokta,sonuca göre Lille maçı öncesinde motivasyon,özgüven depolaması olabileceği gibi,hiç istemeyeceğimiz sonuçların habercisi de olabilir.

Perşembe, Şubat 4

Fenerbahçe:3-Bursaspor:0

Sivas maçındaki çıkışı belki de Sevilla maçından sonra Uğur'un böylesine yüksek performans gösterdiği ilk maçtı.Herkes umutlanmıştı ve gerçekleşmeyen yabancı transferinden sonra ''ne gerek var ki Uğur Boral oynuyor işte'' dedirtmişti herkese.

Maçın ilk yarısını radyodan dinledim ikinci yarısını da kısım kısım izleme şansım oldu.Ben demiştim demek değil bu ama gündüz arkadaşlar arasında ''bu akşam 3-1 falan olur Fener rahat alır'' diyordum,okadar rahat olmaz Fener zorlanır ama 2-1 gibi alır tarzı tepkiler aldım arkadaşlardan.Sivas maçındaki istek,oyun eksiklere rağmen farklı gelen galibiyet herkesçe beğenilmişti ama bana göre takımın bu çıkışı devre arası kampından itibaren devam ediyor.Kupa maçları ile başlayan bu anlayışın devamı geldi bu akşam.

Herşey iyi güzel ama postun başında da belirttiğim gibi Sivas maçındaki sonucun da hevesiyle stada koşan taraftarların sevinci Uğur Boral'ın sakatlanarak sezonu kapatmasıyla burukluğa dönüştü.Ve eminim ki Fenerbahçe yönetimi beklenti-maliyet koşullarına uymaması nedeniyle transferin yapılmaması hernekadar mantıklı olsa da şu an bir transfer yapmamış olmanın sıkıntısını yaşıyorlardır.Futbolda bu da var.Jo henüz 2.maçında ilk kez 11de sahaya çıktığı maçta sakatlandı ve işin açığı 3 hafta ile yırttı ancak Uğur Boral tam da beklediği çıkışı yakalamış morallenmişken bu sakatlık gerçekten talihsizlikten öte artık adını ben bile koyamıyorum sadece yazık oldu diyorum.Umarım bu eksiklik takıma negatif yönde pek yansımaz çünkü Wederson Antalya maçının son dakikalarında gereksiz vurduğu 2 şutu bizlere gösteren anlayışını bugün soldan ceza sahasına girdiği 2-3 pozisyonda pas vermesi gerekirken vermeyip kaleye vurarak tekrar gösterdi.Herkes kötülerken ben kendisini savunurdum ancak bu gidişatının Uğur'un da olmayışından sonra Santos'la ikisinin pek muhtemel birlikteliğinin sonucunda Santos'un çıkıştaki grafiğinde düşüşe neden olmasından korkarım. Takım bu akşam da aynı istekli oyunu devam ettirdi ancak bunları konuşmak hiç içimden gelmiyor.Umarım Uğur Boral en kısa sürede iyileşir ve tamamen sakatlığını atlatmış bi şekilde takıma katılır.

Cuma, Aralık 18

BJK:2-BURSA:3






*Maç hakkında ilk yazmayı düşündüğüm şeyler henüz ilk yarıda ''nolcak bu Nihat'ın hali?'' sorusuyla şekillenmeye başladı.Bir İspanyada gol krallığını 2 golle kaçırmışsın euro 2008'de iyi oynamışsın ama hala neyi ispatlamaya çalışıyosun? Her frikiği her korneri kullanmaya koşuyor.Seyirci ik yarının sonunda auta giden frikiğini yuhaladı resmen.Ondan önceki frikiği barajda kaldı.Bunlar ilk değil ki.Tello oynuyo bıraksana adam kullansın,umarım düzelir çünkü onu böyle görmek her türk futbolseverini üzüyordur eminim.
*Maçtan önce bi arkadaşımla girdiğim iddiada Bursa'nın bugün kaybetmeyeceğini söylemiştim,Bursa'nın öne geçmesi beni şaşırtmadı,ilk yarı Beşiktaş çok kötüydü,saha rezaletti ama kendi tribünlerin önünde oynuyorsun bunun rakip takıma dezavantaj olması gerekirken sana oldu,ilginç.

*Saha berbat dedim,böyle sahada zaten formsuz Nihat gibi teknik oyunculara izin veriyosun,bırak dribling yapmayı pas vermek bile neredeyse imkansızken ve hava toplarının çoğunlukla göründüğü yerde oynayacak adam Nobre'ydi bununda erken farkına varınca Nihat-Nobre değişikliği yaptı bu değişiklik ikinci yarı Nobre'nin kafayla indirdiği toplarla Beşiktaş'ın rakip sahada daha çok kalmasını sağladı ve goller geldi.

*Nihat'ı eleştirdik,ya Sercan'ın durumu nedir?İkinci yarının başında ve oyundan çıkmadan hemen önce kaçırdığı pozisyonları da atamıcaksa kimse kusura bakmasın Manchester istiyomuş,Arsene Wenger takipteymiş yalan olur kardeşim.Topla çok fazla oynuyo gördüğün anda vur bilader(evet kendisi 90'lı ve benden ufak) neyi bekliyosun.

*Dakikalar 77'yi gösterirken Namı diğer 'Deli' İbo önce iki oyuncuyu seri yön değiştirme hareketleri ile çalımladı sonra kafasını kaldırıp görerek yaptığı orta isabetli olup Bobo'yu buldu,bu asisti yemesi Bobo'ya yakışmadığı gibi atamayana atarlar kuralı yine işledi Beşiktaş az adamla yakaladığı pozisyonları değerlendiremeyince Bursa cesaretlendi ve çok adamla gelmeye başladı.

*Ergic çok faydalı bi oyuncu.Galatasaray maçındaki oyununu burda golle süsledi,Ertuğrul Sağlam çok iyi iş yapıyor cidden Kayseri ile Bursa'nın bu çıkışının ligimiz için çok faydalı olduğunu düşünüyorum.Mustafa Keçeli'nin kendi defansından şişirdiği topu oyuna yeni giren Ömer Erdoğan arkasındaki Sivok'un 1 metre gerisinde bekleyerek ne yaptığını anlayamadığım şekilde bırakması ile indirdi,Ergic golü buldu.
*Penaltı(bence penaltı çünkü Zapo'nın sol bacağı havada geliyor,hernekadar Toraman kendini atsada)pozisyonunun aktörlerinden eski Beşiktaşlı Zapo,yine eski bir Beşiktaş'lı Ali Tandoğan'ın ortasında attığı golle galibiyeti getirdi.Golden sonraki sevinciyle hem yönetime hem teknik kadroya'' siz beni gönderirsiniz öyle mi!'' der gibiydi.Maçı Bjk alsa Zapo'nun Bursa'ya imza atarken söylediği 17.hafta oynarım ama 34.haftada BJK'ye karşı oynamam,şampiyonluk falan söz konusu olursa söz olur tarzı konuşmaları korkulan 34.haftada değilde bu hafta gerçek oldu diye konuşulacaktı,attığı golle hem penaltıyı affettirdi hem de bi nevi intikam alır gibiydi onu gönderenlerden.
*Hakem Nobre'nin golünde bariz şekilde topun önünde durup düdüğümü bekle demesine rağmen Tello kullanınca düdüğü direk ağzına götürdü sonrasında çalıyo mu çalmıyo mu belli değil ama elini kaldırdığı bariz,hakem dediğin kesin olur böyle muallakta bişeyler olmasına izin vermemeliydi.%100 Futbol'da Güntekin Onay'ın Tello'nun yaptığını savunması çok ilginçti,Rıdvan Dilmen'le kısa bi süre çekiştiler resmen.Hakemin çıkıp açıklama yapması lazım sözü çok doğru.
*Bu galibiyetle Bursa bence mücadelesiyle oyunuyla galibiyeti hakederek aldı ve bu sezon ilk kez maç fazlasıyla da olsa liderliğe yükseldi.Beşiktaş ise taraftarlara yeeeeeeeeterr Yıldırım Demirören yeeeeeterrr çektirmekle kalmayıp bizim Oğuz'un arkadaşıyla iddiaya girerken savunduğu gibi 5.likte bitirdi ilk yarıyı.

Cuma, Kasım 27

Bursaspor:1-Galatasaray:0***Total Futbol Hikayesi




Evet ta kendisi.4-3-3 gibi gözüken aslı 4-6-0 olan şablonda uç adamlarınız Keita-Kewell-Arda gibi seri,teknik oyunculardan kuruluysa ve rakip bu ligde yıllardır neredeyse aynı düzen ve anlayışla oynadığı bilinen Bursaspor ise o oyuncuların potansiyellerini yansıtabilecekleri boş alanları bulabilmelerini beklemek ne kadar doğru?

Bi kere herşeyden önce ben şunu anlamıyorum kimse de kusura bakmasın ama burası benim blogumsa rahat rahat yazarım evet ben antrenör değilim ancak teknik bilgisinin ne denli yüksek olduğu bilinen Neeskens'in yerinde olsam asla henüz 1 hafta 10 gün önce domuz gribi geçirmiş(ki bu tarz hastalıklar futbolcunun kondisyonunu büyük oranda yitirdiği bariz!) Arda'yı oy-nat-maz-dım!İstediği kadar hafta içi idmanlara çıkmış olsun yav adam geçen hafta Manisa maçında deli gibi öksürüyordu kenardan be.

Forvetsiz futbol olmaz abicim.Nonda gibi bi adamın var fizik üstünlüğünü kullanıp topu rakip yarı sahada tutabilmeni sağlayacak,ne bileyim aynı manisa maçında yaşadığın gibi iyi kapanan takıma karşı zor pozisyon bulduğun maçta bir ver-kaçla golü bulmuştun.Evinde Nonda sahadayken dahi doğru düzgün pozisyon bulamamışssın şimdi deplasmanda sanki sezon başı hazırlık maçıymış da formasyon deniyor gibi hastalıktan çıkmış Arda'yı geçen maç yedek tuttuğun Keita'yı sahaya sürüyorsun.Galatasaray'ın bu çıktığı diziliş tam Bursa'nın istediği şekildeydi aslında 3 hücum oyuncusu hep markaj altında kalıyordu.Nonda'nın olmayışından çok Bursa'nın işine gelecek bi taktik yoktur sanırım.Bu nasıl total futbol derim ozaman?

Maçın ilk yarısında Bursa disiplinli şekilde kapandı,Galatasaray'ın istediği boş alanları hiç vermediler ve kaptıkları topları belki acelece kullanmasalar Ergic'in ilk yarıda dönen topunun yanısıra golü de bulabilirlerdi.Sercan hernekadar etkisiz görünse de Servet-Gökhan arasına yaptığı ara koşular Bursa her hızlı çıktığında defansın dengesini bozuyordu.İlk yarı herşey Bursa'nın istediği gibi gidiyordu aslında iyi kapanıyorlardı,pozisyon vermiyorlardı orta sahada Gs pas yaparken kaptıkları toplarla hızlı çıkıp savunmayı dengesiz yakalıyorlardı.

İkinci yarı Gs daha iyi başladı,bence bunun sebebi savunmayı öne çıkarmalarıydı golden önce top kaptırdıkları dikkatimi çeken iki pozisyon vardı ikisinde de Servet ve Gökhan orta saha yayının dibindeydiler.Ancak golü bulan Bursa oldu.Biraz da şansın yardımıyla seken top Volkan'ın önünde kalınca sert ve düzgün bi şutla golü buldular.

Golden sonra Neeskens tüm hamleleri yaptı Topal-Barış-Keita yerine Aydın-Elano-Nonda girdi.Ben 11'de Arda yerine Nonda Barış yerine yine Topal olabilir ancak Ayhan olsa daha iyi bi tercih olabilirdi diye düşünüyorum.Veya Arda'nın da içinde olabileceği bi dizilişte Barış'ın yerine Nonda olup ilerde 4 hücum oyuncusu gibi arkalarında da Ayhan-Topal ikilisiyle daha etkili olunabilirdi.Değişikliklerden sonra da Gs'nin öyle net pozisyonu yoktu aslında.Aklımda kalan Kewell'ın önünde kalan bi topla Ivankov'un karşısında kaldığı ve vuramadığı pozisyon var,Keita'nın şutu var bir de kazanılan frikikler.Sonuç olarak Nonda'nın o dakikadan sonra girmesi doldur-boşalta döndürdü Galatasarayı.Zaten bu dakikalarda golü bulduktan sonra Ertuğrul Sağlam golün sahibi Volkan'ın yerine defansa Veli ile takviye yaparak basit ve akıllıca bi hamleyle kendini sağlama aldı.


Maçtan sonra Neeskens kötü oynadıklarını kabul etmeyip iyi mücadele ettiklerini golü atanın kazanacağı bi maçtı dedi.Bursa'nın iyi organize olmuş bir takım olduğunu da ekledi.

Ozan İpek'in Sabri'ye girmesi temas var mı yok mu ağır çekimi göremedim ama hani gelişi kırmızı derler ya öle bişeydi.Ancak Neeskens'in tepkisi nedir ya?Sen hocasın arkadaş bi sakin ol?Kendisine kırmızlık faul yapılan Sabri yapsa kimsenin tuhafına gitmez ama o sakin kalırken koca Neeskens'in üstelik Riijkard'a vekaleten sahada olduğu bi maçta hemde uzatma anlarında bu hareketi hiç yakışmadı.

Sonuç olarak Gs geçen hafta ayağına gelen liderlik fırsatını kullanamamakla kalmadı 2.liği de Bursa'ya vermiş oldu bu maçla.Maçtan 3-4 gün önce Ertuğrul Sağlam Gs'yi yenebiliriz demişti ve hakederek yenen taraf oldular.

  • Maç boyu susmayan Bursa taraftarının Ozan'ın kırmızı gördüğü pozisyonda Neeskens'in tepkisine hepiniz o.ç.sunuz diye tezahüratta bulunması rezillikti ne zaman bitcek bu küfür türk futbolunda?
  • Arda maç sonrasında Beşiktaş'ı tebrik etti bugünkü taktiklerinin kendisinin orta sahada rakibi oyalamak Keita ve Kewell'la önde etkili olmak olduğunu söyledi ancak benim asıl yerim orası değil derken neyi kastetti anlamadım çok mu geride oynadığını söylemek istedi anlayamadım.
  • Bursa taraftarı bi ara koro halinde tekbir getirdi,ilginçti,bunu daha önce de yapmışlardı.
  • Hafta içi Sercan Yıldırım'ın kullandığı araçla içinde Volkan Şen'in de kameraman olarak bulunduğu başka bi araçla yarışmasının görüntülerini izledikten sonra maçtan evvel eğer Gs kazanırsa maçtan sonra bu oyunculara tepki gelebilir diye düşünüyordum ancak ya bu olay okadar yer bulmamış Bursa'da yada galibiyet süt liman etti herşeyi.










LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...