Kayseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kayseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Eylül 23

Kayserispor:0 - Fenerbahçe:1


Gökhan Gönül,Emre Belözoğlu,Serdar Kesimal ve Mehmet Topuz gibi ilk 11'in direk isimlerinin yokluğu,geçen 10 günde oynanan 3 maçın getirdiği fiziksel yük;lige iyi başlamamış ancak son maçında Antep deplasmanında kazanarak bir tepki gösteren Kayseri deplasmanını zor kılan etkenlerdi.

Taraftar ne koşulda olursa olsun iyi futbol istiyor.Takımına her türlü desteği vermeye hazır olduğunu defalarca gösteren kitlenin bu arzusu çok doğal ancak maçın başında gelen golden sonra Aykut hocanın taktik düşüncesi Bienvenu gibi araya koşular yapabilen bir oyuncuyu da tercihlemişken oyunu geride kabullenip skoru korumak,Cangele'nin eksikliğinde pozisyon üretmekte zorlanan Kayseri'ye karşı savunmada hata yapmadan bulabileceği kontralarla skoru arttırma fırsatı kollamaktı.

Takımda lig başladığından beri şans bulamayan Özer ve Stoch ile ilgili bir belirsizlik durumu vardı.Bunun Özer'le ilgili olan kısmı bugün maç öncesi çıkan Özer'in şans bulamama durumuna isyan ettiği ile ilgili haberlerle basına yansımıştı.Twitter'da haberi sorduğum ntvspor muhabiri Aykut Yıldırım önce yalan dedi daha sonra kendisi de aldığı duyumlara göre olayın doğru olduğunu ifade etti ve haberin doğruluğu daha sonra başka muhabirler tarafından da onaylandı.

Aykut hoca bugün Özer'e 90 dakika forma şansı verdi.Benim görüşüm eğer yukarıdaki olay doğru ise hocanın kendisine şans vermesi ''çok konuştun oyna da görelim'' misali zira Özer kendisine verilen şansları bir türlü değerlendiremedi.Bunda şüphesiz yaşadığı sakatlıkların da payı var ancak sakatlıklar döndükten sonra bugün bulduğu şansı da bulamayacağını düşünüyorum.Sezer hatta Gökay ondan önce geliyor benim tercih sıramda.

Kayseri'de Amrabat yetenekli oyuncu eyvallah da bi oyuncu bir kez bile adam çalımladıktan sonra pas vermeyi düşünmez mi be kardeşim.Aklıma 'Gol' filmi geldi.Newcastle'a ilk transfer olduğunda antrenörü Nunez'in çalımları sırasında aynı şeyi söylenip duruyordu ''pas ver,pas,pas lanet olası pası ver artık''.Amrabat'ta aynı filmdeki Nunez karakteri gibiydi.Çalımları attı attı durdu.Kendi şut sayısı Fenerbahçe'nin attığı 6 şuttan fazlaydı.Belki bi tanesinde pası tercih etse Kayseri puan çıkarabilirdi maçtan.

Hakem Kuddusi Müftüoğlu 2 gün evvel Galatasaray'a verdiği enteresan penaltıdan sonra bugün Bilica ve Caner'in elle oynamalarını es geçti.Maçın sonuna doğru Santana'nın Ziegler ve Gökhan'ın Caner'e yaptığı net kırmızı kartlık faullerin birini es geçerken diğerine sarı göstermekle yetindi.Santana'ya sarı vermeden önceki pozisyonda da sarı göstermeliydi onu atlayınca direk kırmızı verebileceği pozisyonda ikinci sarıdan atma ihtimali de ortadan kalktı.

Sonuç olarak Fenerbahçe 11 günlük bu sıkışık fikstürün son halkasında önemli olanın 3 puan almak olduğunun bilincinde olarak oynadı belki göze hoş gelen bir futbol oynanmadı ancak akıllı oynadı ve attığı golü savunarak 10 puanla kapattı bu fikstürü.Pazartesi ligin 4.haftası sonlandığında liderlik Fenerbahçe'de olacak belki de.Bu kadar sakatın yokluğu düşünüldüğünde en önemli husus budur,sahada eksikleri hissettirmeyerek mücadele gösteren oyuncuların emeğine saygı göstermek gerek.

Fenerbahçe:1-Manisaspor:1 & Kayserispor Deplasmanı


Shaktar'la oynanan hazırlık maçında taraftarların yaşanan sürece olan tepkilerini dışa vurmasının sonucu olarak verilen 2 maçlık seyircisiz oynama cezasının 2.maçı öncesi;federasyonun artık seyircisiz oynama cezası verilen maçlara 'yalnız kadınlar ve 12yaşına kadar erkek çocuklarının' girebileceğini açıklaması maç saatine kadar en çok konuşulan konu oldu.

5bin civarı taraftar bekleyenler Salı sabahı Şükrü Saracoğlu stadı Fenerium gişelerinde çevreyolu bağlantısına kadar uzanan 100-150 metrelik kuyruğu görünce şaşkınlıklarını gizleyemediler.Basılan 15bin bilet 2 saat gibi kısa bir süre içerisinde bitmişti ancak talep ve kuyruk git gide artıyordu.Hemen yeni biletler basıldı ve dünyada ilk defa bir futbol maçı 41663 biletli ve %90-95 civarı bir kadın taraftar kitlesi tarafından izlendi.

Kadın seyircilerin coşkusu ekran başında bizlere 2002'de Japonya'da yapılan Dünya Kupası'nı hatırlattı bizlere.Gol vb tehlikeli pozisyonlarda artan çığlık sesleri,tezahüratlardaki o tiz ses yoğunluğu çok değişikti.Herşeye rağmen 42bine yakın kadının sabahın erken saatlerinde yakıcı güneşe rağmen kuyruğa girmesi,o kuyrukta düzeni bozmadan durmaları,stadda anons yapılırken sessiz kalıp dinlemeleri,hepsinde ama hepsinin üstünde lisanslı ürün bulunması gibi nüanslar erkeklere ders olacak nitelikte enstantanelerdi.Belki tiz sesler ve aralarında konuşmaların[dırdır :) ] sahadaki oyuncuların konsantrasyonunu bozmuş bile olabilir fakat tribünde böyle bir kitlenin bulunması gerçekten çok farklı bir deneyim oldu tüm futbol camiası için.

8 günde 3.maçıydı Fenerbahçe'nin ve bunun getirdiği yorgunluk ile 2 kamp döneminde sakatlık çıkmayıp liglerin başlamasına 1 hafta kala patlak veren sakatlıklar birleşince sahadaki oyuncularda oyun sırasında sakatlık başgöstermesi(selçuk) ve baskı kurmayı sağlayacak fizikseş güçte düşüş olması doğaldı.Bunun sonucunda sahadaki 11'in 2-3 parçasında bu yönden sıkıntı yaşamak 49.dakikadan sonra 1 kişi fazla oynasanız bile sakin olup fazla oyuncu avantajını kullanmanızı engelleyebiliyor.

Lige 3 puan ile başlamak önemliydi,arkasından her zaman zorlu geçen Antep deplasmanında alınan 3 puan değerliydi,kadın taraftarların dünyada bir ilki yaşatarak desteklerini verdikleri bu tarihi günde 3 puan ile devam etmek takıma hava katacak ve bugünkü Kayseri deplasmanı öncesi fiziksel yorgunluğu unutturabilecek bir motivasyon sağlayacaktı şüphesiz.Ancak bahsi geçen sıkıntılar düşünüldüğünde bu puan kaybına çok da şaşırmamak gerek.

Belki 2.yarıda Orhan Şam değişikliği yerine 2 maçtır şans bulamayan Stoch denenseydi,Orhan;bölgesinde oynamadığı bariz Bekir'in yerine 11'de şans bulsa daha farklı şeyler izleyebiliridik.Orhan'ın sakatlıktan çıkması ve henüz tam kondisyonunda olmaması da bir ihtimal tabi bunu en iyi Aykut hoca biliyor.

Kayseri deplasmanı her zaman zorlu geçmeye aday bir engel.Lige kötü başladılar ancak Gaziantep deplasmanında geriden gelerek çıkardıkları 3 puan onları da bu maç için motive edecek şüphesiz.Ekstra bir motivasyonla hazırlanacaklar.

Fenerbahçe'de Emre'nin yokluğu bu maçta da devam edecek.Cristian'la Selçuk'u toplasak bir Emre etmiyor malesef ve takım kapılan toplarda ileri hızlı çıkmada sorun yaşarken rakip sahaya yerleştiğinde de pas trafiğinde aksaklıklar oluşabiliyor.

Gökay taraftarların oynamasını istediği bir oyuncu.Manisa maçında şans buldu geçen sezon oynadığı maçlarda güçlenmesi gerektiğinden bahsetmiştim ve bu maç o yönde bir gelişme olduğu görüldü.Belki bir kaç maç ard arda şans bulsa özgüven artışıyla paralel olarak oyunu da pas trafiğindeki bir durak olmaktan çok etki eden bir unsur olma yönünde ilerleyecek.Belki direkt oynamak için biraz daha beklemesi gerek ama yine de ara ara bu şekilde şans bulması iyi olur.

Bienvenu transferine genç,yetenekli,potansiyelli,gelişim göstermeye açık oluşundan dolayı ve taraftarın Fenerbahçe'nin oynadığı rakiplerde izleyip beğendiği bir oyuncunun kadroya katılması yönünden sevinmiştim ancak büyük çoğunluk Niang'ın gidişi sonrası bir takviye daha bekledi,Semih-Henri ikilisi şu an için yetersiz kalacak görüşü hakimdi.Geride kalan 3 maç sonrası bunu söylemek mümkün.

Semih'i seviyorum,bu formanın hakkını her zaman vermeye çalışan,profesyonel,yaşamına dikkat eden bir oyuncu ancak ilk 11 çıktığı maçlarda etkisiz olduğunu görmemek için kör olmak lazım.Bilemiyorum bir sıkıntısı var mı yok mu ancak özellikle fiziksel mücadelelerde ve önüne atılan toplara koşmada o eski Semih'i göremiyoruz.İnanılmaz bir hantallaşma ve çeviklik yoksunluğu mevcut.Sanırım Kayseri maçından itibaren Bienvenu tercihi ile maça başlamak ve ilerleyen maçlarda da bunu denemek daha doğru tercih olacak.

Mehmet Topuz'un ve Selçuk'un sakatlıkları da ayrı sorunlar.Eğer kişisel bir sıkıntısı yoksa ve hazırsa artık Stoch'un zamanı olduğunu düşünüyorum.Göbektede Gökay yada Sezer ile başlaması mümkün Aykut hocanın.

Kayserispor'da sakatlıkların iyileştiği haberleri var.Geçen sezondan özellikle Santana kilit oyuncu olarak gözüküyordu.Keza Gökhan Ünal'da Fenerbahçe forması altında kendini pek gösteremediği için parladığı takımın forması ile ekstra bir motivasyonla oynayabilir dikkatli olmak gerek.Kayserispor'un kadrosunda her an parlayabilecek yetenekli ve genç isimler bulunmakta.Önceki yıllarda Mehmet Eren,geçtiğimiz sene Ömer Şişmanoğlu gibi isimler performanslarıyla isimlerinden söz ettirmişlerdi bu tür çıkış yapabilecek isimlere karşı takım savunmasında hata yapmamalı Fenerbahçe.

Bu zorlu deplasmandan alınacak 3 puan ile 11 günde 4.maçın sonnda toplanacak 10 puan hiç de fena bir netice olmaz diye düşünüyorum.


Pazartesi, Şubat 28

Ligde Dengeler Değişti

Ligin 23.haftası sonunda zirvede ve dipte değişiklikler oldu.Lider değişti.Fenerbahçe 2 haftadır yeni hocasıyla galibiyetler alan Kasımpaşa'yı ağırladığı maçta ligin ikinci yarısındaki ilk 5 maçta gösterdiği oyununda düşüş gösterse de 2-0 kazanmasını bildi ve Trabzonspor'un evinde ligin kaliteli takımlarından Kayseri ile 3-3 berabere kalarak 2 puan bırakması ile ligin yeni lideri oldu.

Düşme potasında da değişiklikler oldu.2,5 yıldır tatiller haricinde 4-5 haftada bir yaptığım 1 haftalık kaçamaklar haricinde bulunduğum için ister istemez bir bağlılık oluşan Sivas'ın ligin ikinci yarısı itibariyle yeni transferleri ile birlikte oynadığı etkili futbol bir kaç haftadır yaşanılan şanssızlıklarla kaybedilen puanların ardından sonuç verdi ve evinde iyi de bir oyunla Manisaspor'u 4-2 devirerek kendini ateş hattının üstüne atmayı başardı.

Cumartesi akşamı Fenerbahçe'nin geçen hafta sakatlıkları olsa da forma giyen Gökhan-Emre ikilisinin dinlendirme amacıyla oynatılmaması bekleniyordu.Bekleyenler yanıldı,tabi Aykut hoca idman performanslarını görüyor,oyuncularla görüşme de yapmıştır nasıl hissettiklerine dair falan ama bir yıpranma olduğu kesin,bunu özellikle Gökhan'ın ileri çıkışlarındaki azalmadan görmek mümkün ve hem dinlenmeleri hem de Gökay-Okan gibi oyuncuların forma şansı bulması açısından bir fırsat olabilirdi.

Maça baskılı başlayan Fenerbahçe Kasımpaşa'nın sahaya iyi dağılan takım savunmasıyla karşılaştı.Kilidi açan isim 7.sezonunda belki de bu forma altındaki en etkili dönemini yaşayan Alex oldu.Kalecinin de 1.5-2 metre kadar açık olduğunu görünce biraz da aşırtma sayılabilcek bir kesme ile frikiği gole çevirdi.Kasımpaşa'da Dimitrov ve Varela ikilisi etkili isimler,maçın kendileri açısından kırılma anında penaltıyı gole çeviremeyen Azar'ı kaçırma amacıyla araya attıkları toplarda da Yobo-Lugano ikilisi yerinde durarak bu pozisyonların oluşmasını engellediler.

İkinci yarıda Dia'nın Niang ile ceza sahası içindeki verkaçı Kasımpaşa'nın ligin son sırada olmasının resmiydi sanki.Kaçan penaltı ve ardından gelen gol Kasımpaşa'yı mental olarak da düşürdü.


Trabzon-Kayseri,lig sona erdikten sonra bile hatırlanacak kadar keyifli bir maç oldu.Trabzon'un henüz maçın başında golü bir geri pası sonrası kalecinin topu uzaklaştıramaması sonucu bulması 2 hafta evvel aynı şekilde aynı zamanlarda Fenerbahçe'nin bulduğu gole 'şaibe' imaları yapan Trabzonspor başkanı Sadri Şener'e Allah'tan gelen bir tokat gibiydi.

Kayseri'de Kujovic-Amrabat-Ziani üçlüsü çok etkili.Deplasmanlarda etkili olamıyorlar,Trabzon süpürür vs öngörüleri vardı maç öncesi gel gelelim bence maç boyunca Trabzon'dan daha oturaklı bir düzende olduklarını söylesek yanlış olmaz.Selçuk'un yokluğunda sahada yer bulan Alanzinho yetenekli bir oyuncu fakat iş yapmadığı apaçık.Saha içi liderleri kuşkusuz Jaja.Colman formsuz,arkadan Cale etliye sütlüye karışmayan tipte bir isim.Serkan varıyla yoğuyla mücadele ediyor.Olduğu zamanlarda Egemen öyle.Jaja'nın aklı sahadaysa,konsantre olursa muazzam işler yapıyor gerçekten izlerken zevk veriyor.Trabzon'un Yattara'dan hala birşeyler beklemesini anlayamıyorum açıkçası.Çalım çalım çalım nereye kadar?Bitirici vuruş 10 pozisyonda belki 1 kez geliyor,asist niteliğinde pas neredeyse hiç yok.Burak son haftalarda oyunundan çok ikili mücadelelerde sürekli kendisini yere bırakmasıyla gündemde.Dün de ceza sahasına girerken rakibinin ayağına basmasına rağmen kendini yere atması cabası.Ne zaman son bulacak bu halleri bilemiyorum.Keşke sene başında 'Burak adam oldu' dedirten halinde olsa da o iyi fiziğini oyunuyla birleştirse.Hem takımı için hem milli takım için faydalı olabilecek bir isim sonuçta.

3-2 olduktan sonra Trabzon seyircisinin susması takıma güven sorunun işareti midir,beklentiler çok mu yüksek bilmiyorum ama doğru değil.Maçın skoru 3-3 oldu ama Kayseri'nin Mehmet Eren'in girdiği pozisyonda bariz penaltısının verilmemesi gözden kaçmamalı.

Lider değişti.Trabzonspor evet belki ligin ilk yarısında puan farkını açtığı fikstüre giriyor ama bu kez deplasmanda oynayacağı zorlu maçlar var.Fenerbahçe'nin önümüzdeki hafta uzun bir süre sonra Pazartesi oynayacağı maçta iyi bir form yakalayan Gençlerbirliği maçı çok önemli oradan sağ çıkılıp sonrasında İnönü'de gösterdiği performansı TT Arena'da gösterirse önünün çok açık olduğunu düşünüyorum.Uzun süredir beklenen liderlik geri geldi ve Kasımpaşa maçında oyundaki düşüşün farkında olan oyuncular bu liderliği geri bırakmak istemeyeceklerdir.

Salı, Şubat 15

Fenerbahçe:2 - Kayseri:0


Trabzon'a,Galatasaray'a Beşiktaş'a Bursa'ya daha bi farklı motive olursunuz,istediklerinizi de biraz o hırsla birleştirirseniz sonuç almanız daha kolay olabilir.

Fakat Kayseri gibi her nekadar kadro kalitesi lig ortalamasının üstünde olsa da kulüp olarak elit sayılmayacak bir takıma ve diğer anadolu ekiplerine karşı böylesine mücadele gösterip,istekli oyun oynamanız takdir edilecek birşeydir.

Fenerbahçe dün akşam maça hızlı başladı ve karşılığını da maçı izlerken `erken bi gol rahatlatır` dediğimiz anda bulunca işler kolayladı.Niang golü attı fakat özellikle ikinci yarıda 2-0 dan sonra Kayseri açıklar verdiği sıralarda topu ayaklarına dolaştırdı,çoğunlukla Alex'in kendisine attığı iyi ara paslarını değerlendiremedi.Fenerbahçe taraftarı Guiza'dan sonra Niang'dan şüphesiz memnunlar 12 gole ulaştı şu ana kadar başarılı da fakat 20 golü bulması işten bile değildi.bazı pozisyonlarda akıl sır erdiremediğim,vasat bir topçu gibi beceriksizlikler yapıyor buna üretebildiğim tek mantıklı sebep yaşının ilerlemiş olması.

Mehmet topuz sezonun ikinci yarısı öncesi `futbola giriş 101` dersi almış gibi oynuyor.biraz daha futbol zekasını geliştirebilirse kendisine ödenen paranın karşılığını hepten vermeye başlayacak gibi duruyor.

Santos sol beke iyi oturdu son maçlarda.Selçuk'a her zaman burun kıvrılıyor,ben de çok küfür etmişimdir ama bugün Emre'yi aratmadı desek yeridir.Gökhan Gönül ilk yarıda Kayserinin Amrabat'la yakaladığı şansı yine çizgide bulunarak önledi ve `hızır` özelliğini gösterdi bu maçta da.Lugano-Yobo hatasız oynadı desek yeri,Lugano'nun golüne diyecek söz yok.Türkiye ligine gelmiş bukadar verimli başka stoper oyuncusu bir elin parmaklarını geçmez.

Dia çok yetenekli,soldan haldır haldır yardırıyor ama ondan beklenen asist ve gol istatistiklerine etki etmesi artık.Aykut hoca 2.yarı Baroni yerine düşmüş Kayseri defansı karşısında Stoch'u tercih etse,yükselen takım grafiği içerisinde Stoch'un da bireysel olarak kalkınması manasında faydalı olabilirdi.Bir de ben artık Baroni'dense orta sahaya sonradan girecek bi adam yada eksik biri olduğunda oynayacak bi adam varsa bunun gökay olması gerektiğini savunuyorum.O çocukta o cevher var,devamlı oynamaya başladığında çok daha faydalı olacak.

Santana'nın oyun dışı kalması,Serdar Kesimal'ın maç başında sarı görmesi,Kayseri'nin beraberliği ararken duran toptan golü yemesi gibi etkenler de Fenerbahçe'nin avantajına gelişmeler oldu tabi ama sonuç olarak Beşiktaş maçı öncesi önemli bir virajı daha kayıpsız ve 2.sıraya yükselmenin moraliyle ve iyi bi oyunla atladı Fenerbahçe.Beşiktaş'ın kaybedilen Ankaragücü sonrası derbiye daha bi asılacağı daha derli toplu olacağı kesindir ancak bugün `İbrahim Üzülmez`in sözleşme feshine neden olan olaylar olduğuna göre halen takım içinde sıkıntı var demektir ve bu da derbi öncesi Beşiktaş için negatif işaret


görsel:ortegablog

Çarşamba, Nisan 14

Kayseri bunu hep yapıyor

Henüz bu sezon başında İlhan Cavcav'ın Newcastle alt yapısından bulup getirdiği 21 yaşındaki James Troisi'nin transferinde bir takım usulsüzlükler yaşandığı öne sürülmüştü.

Gençlerbirliği kulübü Kayserispor'un oyuncuyu sözleşmesi sona ermeden ayarttığını öne sürerken Kayserispor transfer hakkında konuşmama kararı almış sonrasında işe Troisi'nin menejer olan babasının,Gençlerbirliği ile yapılan ön protokolde geçerli olan 'anlaşmazlık durumunda 1milyon$ ı verip serbest kalır' maddesini yürürlüğe koyduğu açıklanmış ve konu kapanmıştı.

Bu sezon sonunda sözleşmesi sona erecek bir diğer Kayserisporlu futbolcu Ali Turan'ın sözleşme yenilememe kararı alması ve kulübün de oyuncunun Galatasaray ile anlaştığını bildirmiş olması sonrası oyuncuyu saçma sapan bir şekilde kadro dışı bırakan,dışlayan ve hatta hala kendi sözleşmeli oyuncularıyken Galatasaray'ın maçlarını takımın bir oyuncusuymuş gibi Ali Sami Yen'de izlemesine neden oldular.

Sırf bu hareketleri bile ne kadar profesyonel! bir idarecilik anlayışına ve idarecilere sahip olduklarını gösterirken şimdi de yeni bir transfer vakasıyla gündeme girmiş durumdalar.

Kasımpaşa'nın bu sezon en dikkat çeken oyuncusu Andre Moritz ile anlaştıkları konuşulmuştu.Bugün bir radyoya bağlanan Kasımpaşa futbol şube sorumlusu Mehmet Süha Sidal'ın yaptığı açıklamaya göre Moritz bir ön protokole imza dahi atmış Kayserispor ile.

Kasımpaşa takımı küme düşmeme mücadelesi verirken Kayserispor'un,takımın en önemli oyuncusunun kulüple hiç görüşmeden direk oyuncuyla anlaşarak aklını çelmesi,hiçbir sakatlığı,sıkıntısı yokken maçlara sakat olduğunu bahane ederek çıkmamasına neden olması yine yukarda saydığımız anlayışın devamı niteliğinde.

Gençlerbirliği kulübü Troisi transferinden sonra başta Cavcav olmak üzere epey sesini yükseltmiş ancak Troisi'nin protokollere uyarak ayrılmış olması sonucu resmi bir problem gözükmemişti.Şimdi Kasımpaşa da ''sağolsun oyuncularımız Moritz'in eksikliğini hissettirmediler''--''Moritz Kayseri'ye hayırlı olsun'' modundalar.Onlar haklarını başka yollarda aramıyorlar.

Gerçi Fifa'nın;oyuncunun sözleşmesinin sona ermesine 6 ay kala ilgilenen kulüpler oyuncuyla görüşebilirler şeklinde bana göre saçma bir kuralı var.Saçma çünkü sonuçta bu tarz takım için önemi olan oyuncular özellikle daha küçük takımlardayken büyük bütçeli takımların ilgisini görünce bulunduğu takımı o güne kadar verdiği vereceği tüm destekten mahrum bırakıyor.Oyuncunun sözleşmesi bitecek,sözleşmesi yenilenmeyecek dahi olsa transfer görüşmesi yapacak olan kulübün,bu durumu,sözleşmesi bulunan kulüp yönetimini en azından haberdar etse daha doğru olmaz mı?

Pazartesi, Nisan 5

Artık onlar da inanıyor..

Galatasaray derbisi sonrası, bay geçilecek hafta ve ertesinde Beşiktaş ile bence galip gelindiğinde şampiyonluk yolunda en ciddi adımın atılacağı maç öncesinde; derbi galibiyetinin ve son haftalardaki bu 'yemeyen ve istediğini alan' takım hüviyetinin devam ettirilmesi adına önemli bir maçtı Kayseri maçı.

Kayseri'nin son haftalarda Trabzon maçında aldığı galibiyete rağmen istikrarsız gidişatı,Tolunay Kafkas'ın sezon sonu bırakacak oluşunun takım üzerindeki etkisi de olsa gerek ben şu ligin iyi takımlarından da olsalar,bize zorluk çıkarmış da olsalar bu akşam bir sürpriz beklemiyordum.

Hele Tolunay hoca Cangele'yi de 70 dakika yanında oturtunca Kayseri'nin yegane gol umudu Makukula olmuştu.O da Lugano ve Bilica arasında tost oldu maç boyunca.Takımın maça başlangıcı belki ikinci yarıda hiç görmediğimiz şekilde arzu doluydu.Guiza'nın sakatlanıp çıkmasının ardından Gökhan Ünal'ın golüyle öne geçen takım hem stadda hem de ekranları başında izleyen milyonların heyecanlı beklentisine karşılık oluyordu.

Bireysel olarak tek bir şeye değinmek istiyorum.İkinci yarının başından beri ısrarla sol kanatta Santos-Wederson oynadığı takdirde hem Santos'un hücumda daha faydalı olabildiğini hem de takımın en azından bir kanatının işlediğini tekrarladım.Bugün Özer tercihi yine ve yine gösterdi ki Özer asla kanatta oynayabilecek bi adam değil.Evet mücadele ediyor evet sakatlığı var ancak karşısında rakip oyuncu belirdiği anda korkuyormuş gibi bir hali var.Nerde o çalım deneyen verkaça giren Özer.

Onun dışında takımın geri kalanının oyunu eksiksizdi.Selçuk-Emre ikilisi görevlerini harfiyen yerine getirdiler.Alex yine fazla ortalıklarda gözükmeden 2 asistini yaptı.Beşiktaş maçında şu istek olursa sıkıntı yaşamadan galip gelineceğine inanıyorum.

Bu arada devre arası ve maç öncesinde tüm tribünlerin koridorlara doluşup Cannes'da ki sarı meleklerin mücadelesini izlemesi,binlerce taraftarın aynı duyguyu o derece yoğun yaşadığının göstergesi inanılmazdı cidden.Herşeye rağmen bir kez daha teşekkürler sarı melekler!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...