Mehmet Topal'ı takdir etmemek elde değil.2006 yılında geldiği Galatasaray'da Ayhan'ın formsuzluğu Linderoth'un sakatlığı derken bir anda Liverpool maçında ilk 11 başlarken bulmuştu kendisini.Zamanla hep üstüne koyduğunu görebiliyordunuz.Sırt numarasındaki 14 numaranın işaret ettiği idolü Patrick Viera gibi Van Bommel gibi bir adamdı Topal.Top kesmedeki başarısının yanısıra hava toplarında da fiziğini kullanmayı iyi beceriyordu.Topu oyuna sokma ve dağıtma kısmındaki yetenekleri kısıtlıydı ancak hızlı aşama katetti.Galatasaray'ın ligde de öyle ancak benim izlediğim pek çok avrupa kupası maçında çok iyi performansları vardı.Sonra milli takıma da çağrıldı.Hatta hikayesi Uefa'nın sitesinde manşet olmuştu o ara.Galatasaray'da ki 4 sezonun ardından zamanında kendisine 9m€ öneren Everton'ın teklifini kabul etmeyen yönetim Valencia'nın 5m€ luk teklifine varım dedi ve Topal artık Valencia'da 'örümcek' lakabıyla karşılanmıştı.Dün akşam zorlu geçmesi beklenen ve hatta Valencia'nın puan kaybedebileceği bir deplasman olarak gözüken Sporting Gijon karşısında maçın henüz 4. dakikasında kornerden gelen topa kafasıyla yön vererek takımını öne geçiren golü attı Topal.Valencia maçı 2-0 kazandı.Takımı için bu önemli deplasmanda önemli bir gol atmasının yanında kendi gelişimi adına da epey olumlu bir adım atmış oldu.Bu gol özgüven açısından da bir artış sağlayacak ve bundan sonraki gelişimi için de moral olacaktır şüphesiz.
La Liga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
La Liga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumartesi, Eylül 25
Pazar, Nisan 11
Los(t) Galacticos!
Real Madrid bu sezon ne çektiyse '10' lardan çekti..Önce 10 Kasım 2009'da İspanya 3.lig takımlarından Alcorcon ile 4-0'lık yenilginin rövanşında karşılaştılar ve 1-0 galip gelmelerine karşın o gün Kral Kupası'na veda eden taraf oldular.Tarihler 1 ay öncesini gösterdiğinde Bernebau'da konuk 1-0 lık yenilginin rövanşında Lyon'du.10 Mart'ta oynanan bu maçta Madrid Lyon karşısında bir türlü istediğini oyunu sahaya koyamamış ve 1-1 lik sonuçla turu kaybeden taraf olmuştu.
Dün akşam yine ayın 10'unda kazananın bir nevi dün için küçük ama şampiyonluk için büyük bir adım atacağı karşılaşmada Barcelona'yı ağırladılar.Barcelona o önlenemez gidişini devam ettirdi Xavi'nin iki harika asistini Messi ve Pedro'nun gole çevirmesiyle maçı kazanan taraf oldu.

Guardiola'nın İniesta,Henry ve Bojan'ın 3ünü de yanında oturtması,yerine Puyol'u koyduğu Alves'i sağ açık olarak kullanması kimilerine göre Pep korkmuş sanki olarak yorumlansa da kazanan her zaman haklıdır kuralını hatırlatmak doğru olur sanırım.Real Madrid Barcelona'nın bu taktiğine karşı maç boyu bir çözüm üretemedi açıkçası.
Bunda en önemli etkenlerden biri Van der Vaart'ın etkisizliğiydi.Belki Diarra tercihi hem agresiflik yönünden farklılık yaratabilirdi ama Van der Vaart'ın da son dönemdeki çıkışına bakıldığında yanlış tercih demek pek mümkün de değil o yüzden.
Başta bahsettiğim '10' muhabbetinin son halkası Leo Messi yine golünü attı.2 tane daha fırsatı vardı ancak birinde defans diğerinde de Casillas onu önledi.Ronaldo ise bana sanki Messi golü attıktan sonra bundan psikolojik olarak etkilenmiş gibi gözüktü.Ibrahimoviç'in olmadığı 2.önemli maçta Messi yine üstüne düşeni fazlasıyla yaptı.
Tabi sadece Ronaldo'nun oyunu değil takım olarak Madrid'i kendi sahasında kontra atağa oynamaya mahkum bıraktı Barcelona.Bahis şirketleri bile maç sonunda topla oynama yüzdesinin Barca yönüne olacağına 1.25 oran veriyorlardı varın orasını siz düşünün.İşin defans kısmında da 2-3 yarım pozisyonda dikkatli olunca şampiyonluk adına son 7 maça girilirken en önemli virajı dönmüş oldu Barca.
Real Madrid'li oyuncuların maç sonu açıklama yapan hemen hepsi Barcelona'nın oyun ve taktik olarak bugün için ve genel olarak bu dönemde kendilerinden üstün olduklarını kabul etmişler.Bir tek Ronaldo'nun ''başımızı öne eğmemeli,önümüzdeki maçlara bakmamız gerekiyor henüz halen şampiyonluk elden gitmiş değil'' sözlerine denk gelmek mümkündü.
Fikstüre baktığımızda Barcelona'nın Villareal ve ligin son haftasındaki Sevilla deplasmanları harici zorlanacağı maç yok gibi.Ki bu form grafiğiyle şampiyonluk son maça dahi kalsa Sevilla'yı deplasmanda da yeneceklerine şüphe var demek mümkün değil artık.Real Madrid'in ise en zorlu olarak gözüken içeride oynayacağı Valencia maçı var.7 maç kaldı evet ama Barcelona'nın önlenemez pas trafiği ve halen devam ettirdiği formu ile burdan şampiyonluğu vermesi mucizenin tanım olarak karşılığı olsa gerek.
Oynanmadan önce okadar çok yazıldı çizildi ki açıkçası baktım baktım aynı şeyleri yazmaktansa maç sonunda değerlendirme yapmanın daha mantıklı olacağına karar verdim ki bir nebze mantıklı olduğunu maçtan önce konuşulduğu kadar seyir zevki yüksek bir maç olmamasıyla anladım.Lyon'a elendiğinde Pellegrini gidiyor naraları atılıyordu ancak o bakımdan şimdilik ses yok.Sezon sonu şampiyonluğun kaçtığı resmileşirse gelecek sezon Mourinho'yu Bernebau'da izlemek pek de süpriz olmaz gibi.
Çarşamba, Mart 24
Sevilla'da hoca değişikliği
Sevilla'da son bir kaç haftadır devam eden istikrarsız gidişat dün akşam ligin 27 maçta 17 puan toplayabilen son sıradaki ekibi Xerez ile kendi evinde 1-1 berabere kalmasının ardından 2008 yılında Juande Ramos'un ayrılmasından sonra paf takımının başından A takımın başına getirilen Manolo Jimenez'in kovulmasıyla sonuçlandı.Jimenez'e Şampiyonlar Ligi'nde karşılaştığımız 2.tur maçlarında sinir olmuştum açıkçası.Gollerde ve pozisyonlardaki abartılı hareketleri pek çok taraftarın tepkisini de çekmişti.

Gelelim işin ilginç tarafına.Jimenez'in yerine düşünülen isim ise geçen sezon bize saç baş yolduran, ki bence bir zamanlar Vicente del Bosque'ye uydurulan 'yeniköy kasabı' sıfatını daha çok hakeden Luis Aragones'in günün ilerleyen saatlerinde imza atması bekleniyor. Hani normalde takımın başına yenibir hoca geçtiğinde takımdan bir reaksiyon beklersiniz ki Sevilla yöneticileri de bu kararı alırken zorlandıklarını ama takımda bişeyleri değiştirmek gerektiğini ve bu karar sonucunda pozitif yönde bir reaksiyon beklediklerini ifade etmişler ancak Aragones takıma nasıl bir etki yapabilir,bu yöneticilerin aklı bu düşünecyi nasıl alıyor anlamak mümkün değil cidden.Allah akıl fikir versin.
Ekleme:Luis Aragones ile Sevilla anlaşmaya varamamış.Ülkemizde bazı kimseler Fenerbahçe'den aldığı parayı istiyor anlaşma olmaz diyorlardı ancak anlaşmanın gerçekleşmeme sebebi Aragones'in bu sezondan sonraki sezonda da takımın başında olmak istemesiymiş.Sevilla kulübü Aragones'i sadece bu sezonu tamamlamak üzere masaya çağırmış.
Pazar, Mart 14
Benim adım Messi,ne istersem onu yaparım!
''Para vos valen.'' 'Siz değerli olanlar için' gibi bir anlam ifade ediyor sanırım.Hafta içi Stutgart'ı ağırlayacak olan Barcelona David Villa'nın son dakikaya kadar oynayıp oynamayacağının belli olmadığı ve nihayetinde forma giymediği maçta Valencia ile karşılaştı.
İlk yarıda gollük pozisyonlar Barcelona ağırlıklı olmak üzere her iki takım adına da vardı.Hatta gidişattan memnun olan taraf Valencia'ydı.David Albelda takımı sürükleyen isimdi ta ki ilk yarının sonunda sakatlanıp çıkmak zorunda kalana kadar.
İlk yarıda Valencia duvarını aşamayan takımını sıkıntıdan alıp çıkaran biri vardı.'Benim adım Messi,ben ne istersem yaparım' diyordu adeta.Attığı gollere akıl erdirmek çok zor cidden.Pes oynarken atılan gollere benziyor.Herkesi ipe dize dize istediği köşeye bırakıveriyor topu.
Henüz 22 yaşındaki Messi'yi oyundan çıkarken Nou Camp'ta ki 90.000 kişi ayakta alkışlıyordu.Bu yaştaki bi insan için daha büyük bir gurur olabilir mi varın orasını siz düşünün.

Pazar, Mart 7
Real Madrid:3-Sevilla:2

'Bugün Bernebau'da ki herkes Sevilla'nın bu sezon Real Madrid'in karşılaştığı en zorlu takım olduğunu kabul ediyordur sanırım'
Sevilla teknik direktörü Manolo Jimenez'in maç sonundaki açıklamalarında haklılık payı sonuna kadar olsa da maçı izleyen herkes 'of ne maç oluyor beh!' demiştir içinden.Öyle ki maç sırasında messengerdan,maçı izlediğimi bildikleri halde bu cümleyi kullanan arkadaşlarım vardı.
Açıkçası ben Sevilla'nın oynadığı hangi maçla ilgilensem evvela Luis Fabiano'nun oynayıp oynamadığına bakan bir insandım son döneme kadar.Kanoute'yi de en az onun kadar beğenirim,maç sırasında da dile getirdiğim gibi ülkemize geleceği yönünde haberler çıktığında sevinmiştim de açıkçası.Ama sanki Fabiano'nun olduğu Sevilla daha bi tehlikeli gelir bana.Negredo'nun da bu yıl kritik anlarda attığı goller ile yaptığı çıkışı zaten milli takıma seçilerek resmiyete dökmüş olmasını da görmezden gelmemek ayıp olur.

Madrid özellikle Pellegrini'nin gelişinden sonra inanılmaz toparlandı ve son haftalarda bence Barcelona'dan çok daha iyi top oynuyorlar.En sondan örnek vermek ne kadar doğru bilmiyorum ama Van der Vaart'ın galibiyeti getiren golünden sonra Higuain'in sevinci keza Van der Vaart'ın hırs dolu ifadesi Barcelona'nın 2 puan bıraktığı Almeria maçından sonra ayaklarına kadar gelen liderlik fırsatını ne kadar çok değerlendirmek istediklerinin bariz göstergelerinden sadece biriydi.
Üstelik bunu 0-2 geriye düşülmesine rağmen sabırla,ısrarla pas yaparak başarmaları olağanüstü.Tenerife'ye 5,Villareal'e 6 attılar bugünde attıkları 3 golün dışında benim saydığım 3 rivayetlere göre! 4 tane direkten dönen topları var onlar da girse seriye bağlayıp 7 yapacaklardı.
Şampiyonlar Ligi rövanş maçlarından önce gündüz Bayern Münih'in 1-1 le yetinmesi Fiorentina'nın sahasında ligin sonunu getirmekten başka bi amacı olmayan Juventus'a 2-1 mağlup olması,Lyon'un Boulogne deplasmanında 0-0 kalması oyuncuların akıllarının hafta içinde olduğunu gösteriyordu.Açıkçası bu maçtan önce de ben 'Real erken bi gol bulup maçı rölantide götürür Sevilla zaten Fabiano'suz Negredo tek forvet ile gol falan atamaz Real golü bulduktan sonra sıkmaz 2-0 falan alır' diye düşünüyordum.Bu maça bakarak hafta içi Lyon'u Bernebau'da perişan etmelerini bekliyorum.Şampiyonlar Ligi orası farklı olur falan denilebilir ancak bence Madrid Pellegrini'nin maç sonunda da vurguladığı gibi bu maçtan kazandığı motivasyonla çok daha farklı olacaktır rövanşta.
Hafta içi Ronaldo'nun twitter'dan şampiyonluğa takım olarak çok inandıklarını bunu istediklerini ve sabırla Barcelona'nın puan kaybetmesini bekleyip kendi maçlarını kazanmak istediklerini,zamanı gelince de Barca'yı yeneceklerini ifade etmişti.Bugün başta CR9 olmak üzere Higuain'in oyunu,Pellegrini'nin skor 0-2 iken Van der Vaart ve Guti değişiklikleri galibiyette en önemli etkenlerdi.
Ne denebilir ki? İspanyollar bugün Diyarbakır'da olan biteni haber yapıyor bizse adamların oynadığı futbola olan hayranlığımızı sabaha kadar ballandıra ballandıra anlatacak durumdayız.Bir gün bu devran döner mi?
Cuma, Mart 5
Goller ketçap gibidir!!
Real Madrid'in Fransız asıllı Arjantinlisi;bir zamanlar Beşiktaş'ta oynayan Frederico Higuain'in de kardeşi olan golcüsü Gonzalo Higuain bu sezon oldukça formda.22 yaşındaki Higuain'in 18 maçta 16 golü var bu sezon.Gollerinin sırrını ise Ruud Van Nistelrooy'dan aldığı bir öğüde bağlıyor.
Van Nistelrooy'un golleri ketçapa benzettiğini söyleyen Higuain,(bu arada ismi higuayn diye yazıldığı gibi okunuyor higen falan değil) RVN'nin Madrid'deyken kendisine ''Goller ketçap gibidir.Bazen nekadar çok denesen dene gelmezler ama sonra bir anda hepsi birden gelebilir.'' dediğini söylemiş.Hafta içi hazırlık maçında Almanya ile karşılaşan Arjantin'e attığı golle galibiyeti getiren Higuain bir hayli formda ve gol krallığında 17 golle ilk sırada bulunan David Villa'yı oldukça zorlayacak gibi duruyor.
Pazartesi, Ocak 25
Oysa herşey güzel başlamıştı..
Dün gece Madrid Malaga'yı ağırladı.Maçtan bahsetmeden önce yukarda gördüğümüz Ruud Van Nistelrooy'dan bahsedelim.Galatasaray için de adı geçmiş,kendisiyle ilgilenilmişti ancak o ülkemizi tercih etmedi.İngiltere'ye dönmesine sıcak bakılıyordu ama o herkesi yanıltarak Hamburg yolunu tuttu.Dün akşam son kez çıktı Bernebau'nun çimlerine.Taraftarlarla vedalaştı,kendisini uğurlayan taraftarları cep telefonunun kamerası ile kaydetti.Maç öncesi böyle duygu doluydu.

Maç başladı Madrid golü bulmak için 35 dakika bekledi.Ronaldo 5 dakikada Beşiktaş misali 2 golü 35 ve 39. dakikalara sığdırdı.Herşey güzel gidiyorken 69.dakikada Ronaldo kaybettiği topun ardından koşan Malaga'lı Mtiliga'ya dirseğiyle vurdu.Ve hakemin 2 metre önünde meydana gelen bu olayın ardından kırmızıyı da gördü.

Hernekadar maçtan sonra özür dilemek için gittiğinde Mtiliga'nın : ''Özür dilemene gerek yok istemeden yaptığını biliyorum'' dediğini söylese de Mtiliga'nın yukardaki hali ve aşağıdaki video pek te öyle 'istemeden oldu' vakası gibi gözükmüyor.Bir bahanesi de Mtiliga'nın boyunun kısa olması imiş.Boyu uzun olsa burnu kırılmazmış.Öyle demiş Ronaldo.
Salı, Ocak 19
Eduardo Salvio

Haftasonu Atletico Madrid'in 3-2 kazandığı Gijon maçında dizinden sakatlandığı haberi ile Gs taraftarlarının uefa maçlarında oynamayacağı hevesine kapıldığı Diego Forlan'ın durumu belli oldu.Önce postun asıl konusuna değinelim..
Eduardo Salvio..Özellikle geçtiğimiz yaz Fiorenta'nın 5 yıllık imza attırdığı,Ferguson'ın özellikle istediği,Juventus'un da takibinde olduğu haberlerini sıklıkla gördüğümüz 90 doğumlu Arjantin'in yeni Maradona'sı diye tabir edilen bir başka oyuncu.
Henüz 24 Ağustos 2008 gibi yakın bir tarihte Lanus forması altında Boca Juniors maçıyla ilk kez sahaya çıkan Salvio çok geçmeden ülkede herkesin dikkatini çekmiş.Tarz olarak 1.72 lik boyuyla Messi ve Lavezzi'ye benzetilen oyuncu finishing özelliğinin güçlü olmasının getirisi olarak forvet olarak da sağ açıkta da oynayabiliyor.Özellikle geçtiğimiz yaz Copa Sudanamerica 2.turunda ilk maçta sahasında River Plate'e 1-0 yenik durumda iken takımı Lanus adına son 10 dakikada iki gol atması epey dikkat çekmiş ve yukarda saydığımız takımların haricinde Cska,Napoli,İnter,Sevilla,Arsenal,Bayern gibi takımlar henüz geçen yıl bu dönemlerde ilgilenmişler.Lanus başkanı Alejandro Maron genç oyuncularn en az 1 yıl oynaması gerektiğine inandığını söylemiş ve satmamış..Sonra Juve zaten Diego'yu alınca vazgeçti transferden.
Temmuz 2009 da ciddi ilgilenen iki takım Atletico Madrid ve Manchester United'mış fakat nası olduysa Ronaldo'yu kaybeden ve şu anda Berbatov'un da sakatlığı ile tek kalan Rooney'nin yanında Tevez'i mumla arayan Ferguson bu taze wonderkidi transfer etmekten vazgeçmiş.
Salvio dün akşam Madrid'e indi.10 milyon € karşılığında gerçekleşti transferi.Kendisini şu şekilde özetliyor:''Her yerde oynayabilirim.Forvet yada orta saha farketmez kaleci ile karşı karşıya kalmak beni korkutmuyor.Benim aynadaki karşılığım sayılabilcek futbolcu ise başka bir pozisyonda oynuyor,o da Juan Roman Riquelme''
Ne diyelim Atletico Maxi Rodriguez'in boşluğunu kapatmışa benziyor.Galatasaray'ın hala forvet aradığı şu dönemde adamlar Juve'den getirdikleri Tiago'dan sonra bir de wonderkid kapıp getirdi bakalım Gs kendi eksiğini nasıl bir takviyeyle kapatabilecek.
Postun başında bahsettiğimiz konuya dönecek olursak ordan da pek iç açıcı haberler gelmedi zira dizinden sakatlandı diye taraftarları galeyana getirenler yanıldı çünkü sakatlık Forlan'ın bileğindeydi.1.-2. derece bir bilek burkulması olarak açıkladı Atletico.
Atletico Huelva'ya kaybettiği maçın ardından aksayan defansına rağmen hücum hattında hayli formda gözüküyor şu sıralar,şimdi Salvio ile daha da tehlikeli oldukları kesin,Neill transferi Gs için turu geçmesi halinde bu açıdan çok faydalı olacak.
Pazar, Ocak 17
Venganza* vol.2
12 gün içinde 3.kez karşılaştılar Sevilla ile.Kral Kupası'nda Nou Camp'ta 1-2 kaybedilen ilk ayağın ardından Sanchez Pizjuan'da 1-0 galip gelmeyi bilmişler ancak bu skor tur için yetmiyordu ve geçen yıl kupa bırakmayan Barcelona 2010'da erken bir şekilde kupaya veda ediyordu.Bu akşam hem Nou Camp'ta kaybedilen ilk maç hem de kaybedilen turun intikamını almaları bekleniyordu.Hızlı başladı Barca ama aradığı golü ilk yarıda bulamadı.İlk yarı 30. dakikalara kadar tek kale oynadılar desek yanlış olmaz.İkinci yarı aynı tempoyla başladılar golü de erken bulunca zaten Afrika Uluslar Kupası'na gönderdikleri oyuncularından sonra pek bişey yapmaya takatı olmayan Sevilla'nın 1-2 kontrası bir de ikinci yarının hemen başında Kone'nin soldan yatırıp yatırıp kaldırarak girdiği pozisyon haricinde pozisyonu olmayan Sevilla karşısında 2-0'ı bulduktan sonra taraftarların oleyleri arasında sona doğru yaklaşıyordu ki ikini yarıyı izlerken Onat'a Messi gol atar oynayacaktım iyi ki oynamamışım lafımı bana yedirircesine Messi önce 85'te Barca forması altındaki 100. , maç 3-0 oldu nasılsa diyerek kanalı değiştirdiğimden sonra 91.dk da 101. golüne imza attı.
İntikam soğuk yenen yemek esprisini yapmak istemiyorum ancak bu adamlar gerçekten uzaydan gelmiş gibi top oynuyorlar,sanırım Messi'nin;İbrahimoviç'in attığı ancak ofsayt diye verilmeyen goldeki ortası,paslar,şutlar herşeyiyle fazla bu takım..Çok fazla...
(*):intikam
Perşembe, Ocak 7
Ceza idmanı

Atletico Madrid hafta arası Recreativo Huelva ile oynadığı Kral Kupası maçından 3-0 gibi bi skorla mağlubiyetle ayrıldı.Antrenör Quique Sanchez Flores Cumartesi günkü Valladolid maçı hazırlıklarına başlamak için toplanan takımıyla önce kısa bi görüşme yaptı ardından takımı kar yağışı ve soğuk havaya rağmen Cerro del Espino ormanında kros yapmaya gönderdi.Görünüşe bakılırsa takımın bu yılki kötü gidişatı bu tarz yöntemlere itmiş Flores'i.
Cumartesi, Aralık 26
Kazım'a Benzema !
Karim Benzema kulbün kendisine tahsis ettiği Q7 ile henüz birkaç hafta önce kendi evinin otoparkında geçirdiği kazadan sonra şimdi de kiralık Lamborghinisiyle Reunion Island'dan Fransız rapçi Rohff'un başı çektiği doğum günü kutlamasından dönerken kaza geçirmiş.Neyse ki sakatlık falan yok.Ancak Benzema'nın bir porsche ile yarıştığı gibi söylentiler var..Ne diyelim bizim Kazım'a Benzememiş neyse ki ucuz atlatmış..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)