Marouane Fellaini..Everton'ın Standard'dan 12milyon pound a Eylül 2008'de transfer ettiği tipik box to box denebilecek orta saha oyuncusu.1.94 boyuyla hava toplarında da gayet etkili.Belçika'da oynadığı son sezonda Ligin en iyi afrikalı oyuncusu ödülünü almayı da başarmış.
Bugün Chelsea deplasmanında 3-3 beraberlikte bi hayli pay sahibiydi kendisi.Geçen sezon saçları örülüydü.Bu sezon böyle afro şekilli bonus kafalı bi hale büründü.Her gördüğümde merak ediyorum yav o saçlar hiç mı sıkıntı vermiyor arkadaş?
Uzun saç biz de seviyoruz uzatyıoruz ama bi yerden sorna sıkar adamı her gün yıka bilmem ne bakımı var e sıcak havada verceği sıkıntı var soğuk havada bere takarsın yapışır saçlar.Hele böyle bonus kullanmak böyle bi işin içindeyken,bilemiyorum[Onat bilir ;) ].Allah kolaylık versin diyorum kendisine
Tiger Woods..Tanımayanınız vardır illa ki.Hoş;son 1 hafta içinde haberleri heryerde döndü durdu yine de golf sporu ülkemizde pek popüler olmadığı için bilmeyenler olabilir.Bugüne kadar kazandığı 14 büyük turnuvanın yanısıra 70 i aşkın tour türündeki yarışmalardan profesyonel olarak popüler olmaya başladığı 97 senesinden bu yana Golf sporundan edindiği servetinin 750 milyon$'ı aştığı tahmin ediliyor.Forbes dergisi her yıl kazandığı ortalama değerleri hesap ederek 2007 yılında 115,2008 yılında da 100milyon$'ı aşan bir gelir elde eden sporcunun 2011 senesinde servetini 1Milyar$'a(yazıyla 1.000.000.000 $) çıkarmasını beklediğini açıklamıştı.
Hepimizin fifa,nba,sims,nfs gibi oyunlarını oynadığı üretivi ea sports tarafından adına çıkarılan Tiger Woods PGA Tour adlı oyunu bile var.Asıl postun konusuna gelmeden önce unutmadan ekliyim kendisinin yaptığı vuruşlardan bazılarını en alta ekledim izleyin derim.
2 hafta kadar önce,flaş haber olarak verilen gelişmede Woods'un evinin yakınında jipiyle kaza geçirdiğini,arabadan;kazanın sesini evden duyup gelen karısının yardımıyla çıktığı söylenmişti.
Ancak durum farklıydı.Woods ile karısı evde karısının Woods'u başka bir kadınla ilişkisi olması nedeniyle suçlamasıyla başlayan tartışmanın ardından evi aracıyla terketmek isteyen Woods'u karısı golf sopasıyla takip ediyor ve arac hareket ederken arka camını patlatıyor daha sonra bu patlama sesiyle olduğu iddaa edildiği üzere Woods aracın hakimiyetini kaybedip önce bir yangın direğine ardından ağaca çarpıp duruyor.
Olayın ardında Tiger Woods ile evlilik dışı ilişkisi olduğu iddia edilen Rachel Uchitel'in basın toplantısı düzenlemesine kısa bir süre kala bu toplantıyı iptal etmesi üzerine Tiger Woods'un kendisine sus payı olarak 1 milyon$ verdiği iddiaları atılmıştı ortaya.
Kazadan 2 hafta sonrasında Woods yaptığı açıklamada golfe ne kadar olacağı belirsiz bir süre zarfında ara verdiğini açıkladı ve şunları ekledi:Uzun süren bir vicdan muhasebesinden sonra profesyonel golfe belirsiz bir süre ara verme kararı aldım. Daha iyi bir eş, baba ve insan olmaya odaklanmam gerekiyor.Sadakatsizliğimin başta eşim ve çocuklarım olmak üzere birçok kişiyi hayalkırıklığına uğrattığının ve incittiğinin fazlasıyla farkındayım. Herkese son derece üzgün olduğumu ve af dilediğimi yeniden söylemek isterim. Verdiğim hasarı gidermek mümkün olmayabilir ama elimden gelenin en iyisini yapmak istiyorum.
Bu ara ailesi ve kendisi adına umarız iyi gelir.Son pişmanlık fayda edecek mi yoksa magazin basınının istediği mi olacak bunu ilerleyen dönemde göreceğiz.
Bu kez haberimiz pistlerden.Haber de değil Formula patronu Ecclestone'ın da dediği gibi ''görünüşe göre insanlar Schumi 70 yaşına gelene kadar onun pistlere dönmesini bekleyecek'' açıklamasında bahsettiği konuyla ilgili iddalar.Kasım ayında Brawn Gp takımını satın alan Mercedes,Formula 1'in 7 şampiyonluk ve 91 brinciliğiyle Formula 1 tarihinin efsane ismi haline gelmiş Alman Michael Schuamcher'i yeniden pistlere döndürme amacında.
Jenson Button'ın müthiş performansı sayesinde mükemmel bir sezon geçiren Brawn Gp'yi satın almasının ardından Mercedes'in sözcüsü ve Formula patronu Bernie Ecclestone'un Schumi dönmeyecek tarzı açıklamlarına karşın iddalar bu aralar tekrar alevlenmiş durumda.
Nba'de Çarşamba akşamı oynanan maçta Philadelphia Detroit'i ağırladı ve Detroit sahadan aşağıda gördüğünüz Rodney Stuckey'nin maçı psikolojik olarak Phlila adına sonlandıran basketiyle kazandı.Iverson 5.maçında ortalamalarına yakın değerlerle(11.8 sayı 4asist)33 dakikada 11 sayı 3 asistle oynarken,maçta savunma görevini üstlendiği! Rodney Stuckey 27 sayı 8 asistle oynayarak galibiyete büyük katkı sağlamakla kalmadı,üstte örneklerinden birini gördüğünüz pek çok pozisyonda Iverson'ı yaptığı cross-over'larla ekarte etmesini bildi.
Iverson'ın bu hali bana Jordan'ın son zamanlarında Iverson'ın cross-over'larına nasıl yenik düştüğünü hatırlattı.Eh insan yaşlanınca reflexler zayıflar derler ya.Yalan da değil hani.
Bu sezon cuma günü oynadığı ikinci maçında deplasmanda Antalya'yı 3-2 mağlup ederek ilk galibiyetini aldı Galatasaray.İlk maç 27 Kasım'da Bayram'ın ilk günü deplasmanda alınan 1-0'lık Bursa mağlubiyetiydi o maç hakkında da bişeyler karalamıştım.Bugün maçı izlemedim ancak Antalya'nın 3 topunun direkten dönmesi Gs için bugün şanslı bi günmüş dedirtiyor bana,oyun için bişey demeyeceğim ancak Elano'nun futbolunu merak ediyorum aslında keza lig sonuna gelinirken gol atması belki kaybettiği özgüvenini kazanması açısından ve devreye moralli girmesi açısından faydalı olabilir.
Benim bu akşam maçtan sonra kafamda şöyle bi teori oluştu.Bu sezon Trabzon'u da dahil edersek 4 büyük takımın da kazandığı bi hafta olmadı şu ana kadar.2.haftada Trabzon evinde kurt hoca Ziya Doğan'a 3 puanı vermesi haricinde BJK,GS ve FB 3 puanı alırken 12.haftada da yine Trabzon Beşiktaş'a 3 puanı verirken 3 büyükler galip gelmişti.Ancak dediğim gibi hiçbir hafta bu 4 takım da aynı hafta içinde galip gelemedi.Ben bu hafta bunun olacağına inanıyorum.GS yine söylüyorum izlemediğim maçta şansın yardımıyla kazandı,Trabzon Şenol Güneş'le çıkışına devam edecektir bence yine Fenerbahçe ikinci kez seyircisiz oynayacağı maçta Hikmet Karaman'la yaşadığı sıkıntılarla gündeme gelen Ankaragücü karşısında bir kez daha aynı şeyin yaşanmasına izin vermeyecektir diyorum son olarak da Beşiktaş'ın belki de bu 4lü'nün en zor sayılabilcek maçında Manisa deplasmanında 1-0 gibi bi skorla da olsa galip gelerek bu tezimi doğrulayacağı görüşündeyim.
Fotoğraftaki oyuncuyu siz de Kezman'a benzettiniz mi?Çevre Kimyası dersinde FourFourTwo'yu okumakla kalmadım can sıkıntısından şu adama saç yapsak nası olur dedik ve yaptım..Nası olmuş?Hala kim olduğunu bulamadıysanız cevabı şurda!
Salı günü oynanan maçlar içinde belki de sürprizi en az tahmin edilen maç buydu.Bayern'de ki Van Gaal-Toni gerginliği,Robben'in sakatlığı sebebiyle düzenli oynamayışı,Ribery'nin sakatlıkları beraberliğin de Juve'ye yetmesi ve Juve'nin Inter'i hafta sonu 2-1 mağlup etmiş olması ibrelerin Juve tarafına kaydığını gösteriyordu zira maç öyle başladı Trezeguet'in golü ile öne geçmişlerdi.
Golden 10 dakika sonra Caceres'in Olic'i düşürmesi sonucu kazanılan penaltıyı kaleci Butt gole çevirirken kariyerinde Juve'ye attığı 3.gol oluyordu bu(Daha önce Hamburg ve Leverkusen forması ile atmıştı).Golden sonra Juve 1-1'in şaşkınlığıyla olsa gerek skoru koruma tarzı bi anlayışa büründü hatta devre arasında Del Piero(sakatlığı yoktu sanırım) oyundan çıkarken Poulsen girdi.Ancak Bayern aksine Juve'nin ısrarla üstüne gidiyordu.2.yarı Olic'le 2-1 i yakalayan Bayern golden sonra da Robben'i oyuna aldı ve atak oyunundan vazgeçmedi.Gomez ile Tymoschuk'un golleriyle maçtan 4-1 galip ayrılan taraf olurken bana ''nerde o eski Juve?'' dedirtti.
Grubun diğer maçında grup lideri olarak çıkmayı garantileyen Bordeaux Jussie'nin golüyle deplasmanda Maccabi Haifa'yı mağlup ediyordu.Pazar günü Lyon deplasmanına çıkacak olan Bordeaux'nun yedek ağırlıklı bir kadro ile çıkacağını ve bir puan kaybının süpriz olmayacağını düşünüyordum ama Laurent Blanc belli ki işini sağlama alıyor.
*Bu gruptan ilginç iki not;A grubu 6 hafta sonunda en çok korner kullanılan ve 4 adet ile en çok kırmızının çıktığı ve 22 golle en az gol sayısına ulaşan grup olurken;Maccabi Haifa hiç gol atamayarak 0 puanla grubu tamamladı.
B GRUBU
Temsilcimiz Beşiktaş'ın da bulunduğu B grubunda tıpkı Old Trafford'da BJK karşısına genç ağırlıklı kadrosuyla çıktığı gibi Almanya'ya da pek çok asını götürmeyen ManU,Steven Gerrard'ın Goal dergisine verdiği röportajda ''O'nu rakip takımın kırmızı renkli forması altında görmek bana garip geliyor'' diye bahsettiği eski takım arkadaşı Michael Owen'ın hattrick'i ile galip geliyordu.
İnönü'de Cska'yı ağırlayan Beşiktaş mutlak galibiyet gereken maça 5 defans oyuncusuyla çıkıp umudunu Tello'nun kaçırdığı aşırtma pozisyonun kaçmasıyla yitiriyordu belki de.Cska Krasic'in klas oyunu sonrası turlarken,Wolfsburg'un yenilmesi Uefa Ligi adına Beşiktaş taraftarına ahlar vahlar dedirtmekten öteye gidemiyordu.
*B Grubu totalde çekilen 310(135 on goal) şutla gruplar arasında bu istatistikte ilk sırada yer alırken Beşiktaş 31 dakika topa sahip olma süresi ile Juve ve İnter'i bu alanda geride bıraktı.
C GRUBU
C grubunda Real Madrid deplasmanda Marsilya'yı sürklase ederken Ronaldo ManU günlerini anımsatan frikiğiyle bence haftanın en güzel golüne imzasını atarken 80. dakikada ki ikinci golüyle 6 golle gol krallığında zirveye oturuyordu.
Grubun diğer maçında Milan;Real'in Marsilya önünde galip olduğu haberini almasının ardından son dakikalarda yüklense de beraberlikle yetinerek,Ronaldinho'nun penaltı golü ile 1-1'e eyvallah dedi.
*C grubu 6 maç sonunda yapılan faul,atılan gol,ofsayt ve sarı kartlarda ilk sıraya yerleşirken Real 15 golle grupların en golcü takımı oldu.
D GRUBU
D Grubunun liderliği garanti takımı Chelsea kendi evinde Apoel Nicoisa karşısında 1-0 yenik duruma düştükten sonra Drogba ve Essien'in golleriyle öne geçmesine rağmen 87.dakikada John Obi Mikel'in Terry'e vermek istediği geri pası kaptırması sonucu 2-2 beraberliğe razı olurken grubun diğer maçında Vicente Calderon'da Atletico Madrid ile Porto karşılaşıyordu.Her iki takımın kaleyi bulan(8) ve bulmayan(7) eşit sayıdaki şutlarına rağmen 6 hafta sonunda 105 şutla grupların en çok şut çeken takımı olan Porto;31 şutla(16 on goal) grupların en çok şut çeken oyuncusuna(Diego Forlan) sahip Atletico karşısında ilk 10 dakikada skoru 2-0'a getirmekle kalmıyor maçı 3-0 kazanarak gecenin beklenmeyen sonuçlarından birine imza atıyordu.Atletico yoluna Uefa liginde devam edecek.
E GRUBU
E grubunda tıpkı D grubunda olduğu gibi gruptan çıkmayı garantilemiş iki takımı Fiorentina ve Lyon liderlik adına son maçlarına çıktılar.Lyon'un evinde Debrecen'i 4 golle rahat geçmesi liderlik için yetmeyecekti zira 90+2 de attığı golle Fiorentina'ya;grubu 3.tamamlayan Liverpool deplasmanında hem galibiyeti hem de liderliği getiren Gilardino gecenin adamıydı.
*E Grubunda Mor Menekşeler 14 golle gruplarda en çok gol atan ikinci takım olurken bu grup atılan 36 golle en çok gol atılan ikinci grup oluyordu.
F GRUBU
F Grubundan çıkmayı garantileyen Barcelona Kiev deplasmanında 1-0 geriden gelerek galibiyeti elde ederken;öne geçtiklerinde bir nebze de olsa Uefa Avrupa Ligi umutları yeşeren Kiev taraftarlarını üzüntüye boğuyordu.Messi alışık olmadığımız bir frikik golüyle skorü netleştirirken; grubun Gökdeniz'in 11 başladığı diğer maçında Rubin Guiseppe Meazza'da Inter'le 2.lik maçına çıkıyordu pek de baskın olmayan Inter 31. dakikada bu yıl ŞL'de ki ilk golünü atan Eto'nun golüyle öne geçiyordu.Football Manager oyununun 'wonderkid'lerinden Balotelli'nin frikiği,mesafe olarak Ronaldo'nunkini andırsada teknik açıdan burunvari bir vuruşla ağları bularak skoru tayin ediyordu.Rubin 3.lükle tamamladı bu grubu.
*Barcelona'nın 50 dakikalık toplama oynama süresi ile 8 grup içinde en yakın rakiplerine(Manu ve Arsenal 36dk) 14er dakika fark atması dikkat çekici.
G GRUBU
Ramon Sanchez Pizjuan'da Sevilla grubun hedefsiz takımı Rangers'ı konuk etti.Henüz maçın başında kazanılan penaltıyı Kanoute ağlara gönderdi ve Sevilla 20(11) şut çektiği maçta rakibine yalnız 3 defa kaleyi yoklama fırsatı verdiği maçta 1-0 kazanarak lider olarak çıktı.
Grubun diğer maçında Stutgart çiçeği burnunda hocası Christian Gross yönetiminde çıktığı maçta ilk 11 dakikada skoru 3-0 a taşıyarak maçı kopartırken,grup lideri Sevilla'yı yenme başarısı gösteren bu yılın flaş takımlarından Unirea'yı 3-1 mağlup ederek 3.lükte bırakarak gruptan 2.olarak çıkıyordu.
*G grubu ilk 6 haftanın en az kaleyi bulan şutunun atıldığı,en az korner kullanılan ve en az ofsayta düşülen,kırmızı kartın görülmediği tek grubu olarak istatistiklere geçti.
H GRUBU
Artık şu belli oldu ki.Gruptan çıkma yolunda büyük adım atmış yada çıkmayı garantilemiş özellikle İngiliz kulüpleri kadrolarında genç oyunculara yer verdikleri maçları genelde kaybetme gibi bir istatistik edindiler.Bu fırsatı eline geçiren kulüpler de biraz dikkatli davranıp herhangi bir basit hata ile gol yemedikleri takdirde genelde ihtiyaçları olan galibiyeti alıyorlar.Tıpkı 2004'te Fener'in ManU'yu yenmesi,Bjk'nin henüz 2 hafta önce Old Trafford'da bir seriyi sonlandırması vb. gibi.
İşte dün akşam yukardaki sevincini ülkemizde,yakın geçmişte sıklıkla gördüğümüz Zico'nun başında olduğu Olympiakos;Arsenal'i 1-0 mağlup etmeyi başardı ve grupta 10 puanla 2.olarak ŞL de son 16 takım arasına adını yazdırdı.Zico bu maçla birlikte ŞL kariyerinde yönettiği takımlarla çıktığı 7. iç saha maçından da galibiyetle ayrıldı.Sadece 4 gol atarak bu başarıyı elde eden Olympiakos bir rekora imza atmış olabilir.
Grubun diğer maçı tam bir dramaya sahne oldu.
Standar Liege evinde Alkmaar'ı ağırlıyordu Alkmaar 42.dakikada attığı golle edindiği üstünlüğü 90+5 e kadar korumayı başarmış ve bu skor onları Uefa Ligi'ne taşıyordu.Ancak maçın son topunda 90+5. dakikada kullanılan bu frikikte 21 yaşındaki Kayseri doğumlu Sinan Bolat kafayla topu ağlara göndererek Standard'ı mucizevi şekilde Uefa Ligi'ne taşıyan golü atıyordu.Sinan'ın adı sıklıkla önceki transfer dönemlerinde Fenerbahçe ve Trabzon başta olmak üzere büyük kulüplerimizle anılmış,Fatih Terim tarafından da son dönemde 2010 DK eleme maçları kadrosuna alınmıştı.
Uefa Avrupa Ligi'nde temsilcilerimiz Galatasaray ve Fenerbahçe'nin ŞL'den gelebilecek muhtemel rakipleri Atletico Madrid,Liverpool,Rubin Kazan ve Standard Liege oldu.
Dünya ahiret herkes Ayhan Şahenk'in çemberlerinin sertliğinden haberdar.Geçmişte bu salonda dışa yönelik oynayıp da kazandığın maç oldu mu?Bu konuda tecrübe de edinmiş olmalısın.
Peki nasıl oluyor da maçtan sonra ''Hücum da iyi değildik,16 top kaybı yaptık,üçlükler girmedi'' gibi bi açıklama yapıyorsun? Asvel takımı da 12 top kaybı yaptı atla deve değil ayrıca sende 2 ü hücum 4 fazla ribaund almışsın.Üçlükler o salonda ne zaman girmiş ki? Kaç maç üçlüklerle kazanılmış orda da 4/20 gibi bi yüzdeyi bugün girmedi gibi bi bahaneyle açıklıyorsun.Mrsic 1/7,Greer 1/5..Girmiyorsa zorlamak niye?
Takımda ağzındaki dişliği çıkarıp çıkarıp oynamaktan başka bişey yapmayan Greer diye bi adam var.Fenerbahçe'nin oyun kurucusu böyle mi olmalı?Elinde imkan var borcun harcın belli gelirin belli neden doğru dürüst şu takıma yakışan en azından şöyle maçlarda takımı tek başına sürükleyecek bi oyun kurucu almıyorsun?Ben napayım 8 sene evvel ülkemizde yapılan Avrupa Şampiyonası'nda parlayan,şimdi sende emeklilik günlerine yatırım yapan Giricek'i? Aydın Örs gitti gideli takım çöktü,Tanjevic günden güne batıyor hala sabır gösteriliyo ne bekleniyor anlamıyorum.
Taraftarın maç sonunda aynen başlıkta yazdığım gibi 'GO HOME TANJEVİC' tepkisi vardı.Katılmamak ne mümkün?Taraftar maça gitmiyor diye konuşur yönetim sonra;niye gitsinler ki?Örs zamanında böyle miydi tribünler?
Manchester'ın aslardan Scholes,Carrick gibi iki oyuncu harici yedek ağırlıklı takımla çıktığı Wolfsburg deplasmanında belki de Beşiktaş'a kaybetmenin verdiği hırsla bir kez daha kaybetmek istememenin verdiği hırsla,istekle kazanmasının ardından Beşiktaşlıların şu mağlubiyete bi kat daha üzüleceği şüphesiz.
Daha ilk yarıda Tello'nun aşırtması gol olsa belki 2,3 gelecekti ancak o ilk 30 dakikadaki baskı gol getirmeyince Cska cesaretlendi ve golü de dün Avrupa'nın büyüklerine transferinin pek yakın olduğunu ekleyerek kendi uefa yılın 11'imde yer verdiğimi söylediğim Krasic ile buldular.İkinci yarıda da o ilk yarıdaki baskıyı hiç göremedik açıkcası.
Ignasevich ile Berezutski'nin Sudafed gibi,çoğumuzun üst solunum yolu rahatsızlıklarında kullandığı bi ilaçla dopingli çıkması Beşiktaş için hem bir motivasyon hem de Cska için bir eksiklik olur diye bekliyorduk ancak Denizli'nin de maçtan sonra söylediği gibi '' 1-0'ı düşünmedik 1-0'ı bulsak zaten 2'ye 3'e giderdi'' sözü o ilk yarım saatte gol olmayınca olmadı.Krasic attığı golün dışında da çok çalıştı bugün henüz 24 yaşında olması oyununu daha da geliştirebileceği umudunu veriyor insana.Ki şu oyunuyla bile büyük liglerde rahat oynar bence.Süratiye tekniğini birleştirebilen ender yeteneklerden bence.Maçtan hemen önce kadrolar açıklandığında bi arkadaşıma tek dikkat edilmesi gereken adamın o olduğunu söylemiştim.Artık bi adamı da tutamadınız mı denir ne denir buna bilmiyorum ancak Beşikta bence genel olarak kötü oynamadı bugün.Zaten taraftar maç sonunda yenilgiye rağmen desteğini gösterdi.
19 şut çekmiş Beşiktaş bu maçta 7 si tutmuş;ŞL'de 1.-2. torba takımlardan değilseniz başarılı olmak istiyorsanız girdiğiniz az sayıda pozisyonu değerlendirmeniz lazım.Beşiktaş İnönü'de ki ilk ve tek golünü ancak bugün atabildi.
Sonuç olarak Cska 5. denemesinde gruplardan ilk kez çıkmış oldu.Bize de Uefa Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe ve Galatasarayı izlemek kaldı.
(Uefa Cska ile ilgili kararınıu açıklayacak kimi ihraç edilecek diyor kimi de Sudafed yasaklı madde değil ancak kullanılmadan önce Uefa'ya bildirilmesi gerekiyor diyor.Eğer Cska ihraç olursa Beşiktaş'ın 3.lüğe yükselme gibi bi durumu olur mu? Bunun aksi bir kural yoksa bence Federasyon ve Beşiktaş olayın üstünde durmalı)
Gwen Renée Stefani..Çoğumuzun son 4-5 yıldaki 'What you waiting for?,Rich Girl,Hollaback Girl'singleları ile hatırlayacağı Amerika'lı şarkıcının halen üyesi olduğu,86 yılında Kaliforniya'da kurulan 2004-2008 yıllarında ara veren ve şu an halen birlikteliğini sürdüren No Doubt grubunun 96 yılında çıkardığı ve ''Billboard Hot 100 Airplay'' listesinde tam 16 hafta 1.sırada kalmayı başarmış single çalışması..Dinlendiği zaman ve ruh haline göre acıtabilen,melankoliye tavan yaptıran bi şarkıdır..
You and me We used to be together Everyday together always I really feel That I'm losing my best friend I can't believe This could be the end It looks as though you're letting go And if it's real Well I don't want to know
Don't speak I know just what you're saying So please stop explaining Don't tell me cause it hurts Don't speak I know what you're thinking I don't need your reasons Don't tell me cause it hurts
Our memories Well, they can be inviting But some are altogether Mighty frightening As we die, both you and I With my head in my hands I sit and cry
Don't speak I know just what you're saying So please stop explaining Don't tell me cause it hurts (no, no, no) Don't speak I know what you're thinking I don't need your reasons Don't tell me cause it hurts
It's all ending I gotta stop pretending who we are... You and me I can see us dying...are we?
Don't speak I know just what you're saying So please stop explaining Don't tell me cause it hurts (no, no, no) Don't speak I know what you're thinking I don't need your reasons
Don't tell me cause it hurts Don't tell me cause it hurts! I know what you're saying So please stop explaining
Don't speak, don't speak, don't speak, oh I know what you're thinking And I don't need your reasons I know you're good, I know you're good, I know you're real good Oh, la la la la la la La la la la la la Don't, Don't, uh-huh Hush, hush darlin' Hush, hush darlin' Hush, hush don't tell me tell me cause it hurts Hush, hush darlin' Hush, hush darlin' Hush, hush don't tell me tell me cause it hurts
Uefa her yıl olduğu gibi bu yıl da yılın 11 ini oylama fırsatını futbolseverlere sunuyor..
Benim 11imde ne Ronaldo ne Messi var..Uçta iki Wolfsburg'luya yer verdim bence çok iyi bi ikili oldular şampiyonluklarının en önemli pay sahipleriydiler..Misimovic seçimim biraz milliyetçi oluşumdan olabilir,ha keza Dzeko da öyle ancak gollerini görmezden gelemem..Ronaldo'yla Messi arasında bir tercih yapsam Messi'yi koyardım ancak biraz değişik olsun istedim..Krasic ocak ayında olmasa da sezon sonunda bence mutlaka Premier Lig yada La liga yolunu tutar..
Siz de kendi takımınızı oylamak istiyorsanız burdan buyrun..
Tony Pulis..Tuncay'ın takımı Stoke City'nin antrenörü..James Beattie Stoke City forveti..
Hatırlanabileceği üzere bundan yaklaşık 1 ay önce Hull City ile yapılan maçta Tuncay; 81. dakikada oyuna girmiş sonrasında görülen bir kırmızı kart sonrasında 86.dakikada oyundan çıkarılmıştı hocası tarafından.O günlerde polemik konusu olan Pulis,şimdi yeni bir olayla tekrar gündemde..
Zira önceden verilen iznin nedeni;planlanmış bir Christmas kutlaması imiş.Bunun iptal edilmesinin yersiz olduğunu düşünen James Beattie tepkisini dile getirince antrenörü Tony Pulis ile yumruk yumruğa kavgaya tutuşmuşlar.Takımın masörünün araya girmesiyle kavga son bulmuş.
Şimdi James Beattie'nin takımdaki geleceğinin soru işaretleri ile dolu olduğu konuşuluyor.Bence tartışılacak bişey varsa oda bunun aksine Tuncay olayının ardından,oyuncusuyla tüm takım önünde maç sonrasında yumruk yumruğa dalaşan bi antrenörün geleceği olmalı..
Ne yapmış Galatasaray son haftalarda? O birilerinin başkan olduğu takım Fenerbahçe Beşiktaş'a yenilmiş Galatasaray gel al demiş GS napmış Manisa ile bu stadda aynı skorla berabere kalmış,sonraki hafta nolmuş? Kasımpaşa'ya yenilmiş içerde Fener hadi demiş bak geçen sefer almadın bu sefer kaçırma bu fırsatı..GS napmış..Olmaz ayıp olur demiş,hem bak Bursa iyi oynuyo onlar yensin bu hafta da demiş..Bu hafta nolmuş? ES-ES'e eksik kadrosu olmasına rağmen 3 puanı vermiş..Ben sonra ne demişim? Fener kaybetti GS bu kez de kaybeder mi hiç sanmıyorum..GS napmış 1-1..
El insaf derler adama..Sevgili Mustafa Sarp Premier Lig'e bakıp utanıyomuş.Utanmazsan ayıp zaten.Utanmazsan ayıp..Hangi ligde şu an lider olan bir takımın ilk 4 için çekişen ve senin de deplasmanında puansız döndüğün,bugün kim yenerse ligin lideri olacağı bir maçın bileti 1tl olabiliyor? Kayseri-Bursa maçından bahsediyorum.Biletleri yalnız 1 liraydı bugün.Kazanan lider olcaktı.Kayseri oldu.
Ben maçı izlemedim radyodan dinledim 30.dakikadan itibaren.80.dakikaya kadar Büyükşehir'in doğru dürüst atağı yok.Sen o dakikaya kadar neden skoru arttırmıyorsun?Nerdesin o dakikaya kadar?Ey Riijkard 75-80 den sonra tempoyu kaybedince takım Elano'yu çıkarıp Ayhan'ı alıyosun,ondan önce de forvetini çıkarıp Keita'yı alıyosun..Forvetsiz,o bikaç hafta önce bahsettiğim total futbol zımbırtısı mı adı herneyse ona dönüyorsun.Takımını kendi elinle geriye çekiyorsun işte.Büyükşehir takımı tahrik ediyorsun buyur gel oyna sahamda diye.
Sen ey parmağını uzatan taraftar..3haftadır kaybettiğin puanlara yanmadın,80.dakikaya kadar kalene gelmekten aciz büyükşehir takımına 2.golü atamadığına sövmedin,forvetini çıkarıp takımını geride tutan hocana söylenmedin de hangi kafayla herşeyi hakeme yıkıyosun?
Büyükşehir takımının ilk puan çalışı değil büyüklerden.Daha etkili oldukları maçları olmuştu karambol bi pozisyonla attılar golü,ona sözüm yok ama aldılar puanı tebrikler.
Mustafa Sarp utanıyormuş.Bende utanıyorum.Güya büyüklerimiz dediğimiz takımların yönetimlerinin,teknik kadrolarının acizliğinden.Yapmacıklığından.
Denizli iyi giden takıma çomak sokuyor gidiyo Bobo'yu yedek soyundurup sezon başından beri formsuz Yusuf-Nobre-Nihat la başlıyo maça,Daum desen ayrı hikaye dün bahsetmiştik.Aziz Yıldırım çıkıyor istifa ediyo bu hakemlerle olmazmış,Federasyon aklını başına alcakmış bilmem ne.Ama dönüp bakmıyor yaptığı rezil transferlere.Şu takımın Appiah'tan bu yana elle tutulur yabancı transferi var mı?Lugano..başka? Santos,Guiza,Baroni,Kezman vs vs daha sayalım mı? Niye önce bunları sorgulamıyosun başkan?Neden ya kardeş biz hata yaptık bunlarda demiyosun?
Herkes suçu başkasında arasın ne güzel memleket ya.Utanıyorum kardeşim.Bu ligdeki futboldan,yöneticilerden,taraftarının şiddetinden herşeyden utanıyorum!!
Maçtan önce eksiklere baktığımızda Eskişehir'in orta sahasının önemli ismi Doğa'nın ve forvet hattındaki Ümit Karan ile Mehmet Yılmaz gibi oyuncularından yoksun olması ileride Youla gibi seri bi oyuncuyla iyi kapanıp kontratak arayacağını öngörmek çok zor değildi.Fenerbahçe de sakat Kazım'ın yerine Topuz,Önder'in yerinde de Bilica'yla başlayacaktı.Guiza'nın yerine Semih tercihi vardı Daum'un.
Beklenildiği gibi de oldu ilk yarı ortasahada bol top kayıplarıyla geçti.20. dakikaya kadar ortada geçen maçta bu dakikalardan sonra FB baskısı artsada golü getirecek pozisyonu bulamadılar.Üretkenlik sıfır.Çok bilinmeyenli bi denklem değil bu.FB'den evinde puan alan tüm Anadolu takımları gibi Alex'i adam adama marke ettiler iyi kapandılar,kanatları iyi kapatıp zaten FB'nin nadir yapmayı aklına getirdiği ortaların gelmesini engellediler.
Daum'u anlamak mümkün değil.Tamam oyun ikini yarının başlarında da FB ağırlıklı gidiyor ama şunu görmek bukadar mı zor:Bu takımın bi organizasyonu yok.Bol pas yapmak paslarınızın yarısından fazlası geri yada yan passa ne işe yarar?Alex'in marke halde bişeyler üretemediği kendisine gelen topları baskıdan direk geri vermek zorunda kaldığı bi oyunda neden Alex'i değiştirmek yada onun,markajını üstlenen oyuncuyu sürüklemesinden yararlanıp o boşluklardan bişeyler üretmek düşünülmez,çalışılmıyor mu bunlar anlamıyorum.Kanatları kullanmak zaten hak getire.
Oyuncu değişikleri neden gol yendikten sonra yapılıyor bu nasıl bi takıntıdır nasıl bi taktiktir?Beşiktaş maçında sözde sakatlık yüzünden kadroya almadığın,galip geldiğin Twente maçında oyundan çıkarken yardımcını itip kakan,oyuna giren Semih'e el uzatmayan hayırsız bi adama sen ceza vermez bir de onu oyuna alarak medet umarsan onun da oyunda kaldığı 24 dakika içinde sana verdiği tek şey 25-30 metreden vurduğu kaleyle alakasız şekilde dışarı çıkan şut olur.
Yada haftalardır kenarda unuttuğun şu yorgun,formsuz Santos'un yerine bir kere dahi direk başlatmayı düşünmediğin Uğur Boral'dan medet umarsan sekerek yükselen topu kontrol etmek için bir kez daha sekmesini bekleyen ve defansın araya girmesine izin veren bi oyuncuyu oyuna almaktan başka bi iş yapmazsın.
Bir söz de Gökhan Gönül için..Evet berbat geçen önceki sezonda taraftarın alkışladığı bi futbolcuydun.Milli takımın önümüzdeki yıllardaki değişilmez sağ beki olarak gösteriliyorsun.İyi de mücadele ediyorsun.Ama arkadaş ne zaman yaptığın ortaların bari yarısına yakınını kendi takım arkadaşına postalamayı öğreneceksin?Hiç mi idman dışında çalışmıyorsun anlamıyorum..Eskişehir kalecisi Ivesa 2 küsür metre bi adam sen sağdan ceza sahasına girip altı pasa topu şişiriyorsun adam zıplamıyor bile elini uzatıp alıyo topu.
Kornerden gelen topu takip etmeden önce adamını kontrol etmek gerekir sanırsam.Gökhan napıyor topu izliyor yetişmeye çalışırken Adem Inter maçındaki Deivid'in golü misali çakıyor voleyi ve gol.Aynı şekilde kullanılan taç atışında Adem'i şarj etmesi gerekirken önünde topu bekliyor,Adem topu alıyor Bilica'nın hantallığından da yararlanıp seriliğini de kullanıyor ve golü yazıyor.
Gollerden sonra 3 oyuncu birden de değiştirsen,zaten belli bir A planın olmadığı gibi B planın doldur boşalt ve şuursuzca saldırmak oluyor,bunun sonucunda duran toptan gelip seken,Twente maçının golcüsü Lugano'nun ayağından gelen şansa bi gol buluyorsun anca.Youla allahtan formsuz yoksa o kontralardan maç değil 2 , 3-4 ü de bulabilirdi.
Sonuç olarak noluyor..17 sene sonra ilk kez 3 maçı ardarda kaybediyorsun ve deplasmanlardaki 4.maçını da kaybediyorsun..Önder Turacı ile ilgili postumda bu maçın ligin ilk yarı tablosunun kaderini belirleyeceğini söylemiştim.Aynen öyle oldu.Fenerbahçe yönetimi bi icraat yapmazsa Daum'dan gelecek bi hareketle bişeylerin yola koyulması hayal.
Beşiktaşlı futbolcular ve Beşiktaş'ın en formsuz üç uç adamını 11'e koyan Mustafa Denizli eminim çok pişmandır şimdi.
Beşiktaş,Fener kaybetti.Galatasaray bu hafta da uyacak mı büyüklere!..Bu kez sanmıyorum..
Evet yanlış okumadınız..Nba başkanı David Stern CNN muhabirinin sorusuna verdiği yanıtta bunun önümüzdeki 10 yıllık süreç sonunda gerçekleşme ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu söylüyor.
Bu açıklamanın yankılarının ardından yorumlar arka arkaya gelmeye başladı Nba'de.Boston koçu Doc Rivers,Nets menejeri Kiki Wandewehge,Nets başkanı Rod Thorn eğer doğru oyuncu seçilir ve eğer seçilen oyuncu kenarda oturmaktansa oynarsa bunun basketbolseverleri heyecanlandıracak ve oyuna olan ilgiyi arttıracak bir şey olacağı şeklinde ortak görüşte bulundular.
Nba'de etliye sütlüye pek karışmayan oyunları şut atmaktan ibaret bir dolu oyuncu varken ve WNBA'in gelişimiyle birlikte özellikle guard mevkiindeki çabukluk,şut,pas gibi yeteneklerle dolu bir çok yıldız oyuncu olması neden olmasın dedirtiyor cidden?
İlla ki kadınların erkek işine ne işi var sakatlanırlar yaralanırlar gibi klişe deyişleri kullananlar illa ki olacaktır.Şu yaşadığımız dünyada her alanda bir sürü gelişmeler oluyor.Böyle bişeyi 10-15 sene sonra görmek ömrümüz eğer yeterse pek de şaşırtmaz beni..