TBL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TBL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Mart 13

Ateşli Kambala!

Kaspars Kambala.33 yaşındaki Letonyalı yıldız Efes Pilsen'de olduğu dönemde özellikle Euroleague maçlarında baseline a dönerek bitirdiği post-up larıyla izleyenlere keyif verirdi.Döndüğü zaman büyük bir ihtimalle pozisyonun sayı,faul yada basket faul olacağını bilirdiniz.İmzasıydı bi nevi o hareket.

Amerika'da bir kolej takımından gelmişti Efes'e.Ayrıldı bir kaç başka takımda oynadı Avrupa'da sonra Fenerbahçe Ülker'e geldi.Kendisini 14ay uzak bırakacak doping olayı çıktı.Kokain bulunmuştu kanında.O da baktı basketboldan para kazanamayacak basketbol öncesinde de hobi olarak yaptığı boksa geri döndü.Maçlara bile çıktı 2.06 boyundaki Letonyalı.

Efes Pilsen'de oynadığı dönemde ben de altyapıdaydım.Halter idmanında çıktıktan sonra omuzlarının ebadını sizlere 'kafam kadar' tabiriyle anlatabilirim sadece.Kapı gibi adam derler ya aynen öyleydi.

Bu kapı gibi oluşunu bu hafta tekrar gösterdi Kambala.Kendisine yeteneklerine inanıp transfer eden Aliağa Belediye bugün Erdemir ile karşılaştı sahasında.Kambala hafta boyunca twitter'dan hasta olduğunu,ateşinin çıkıp çıkıp durduğunu,vücudunu susuz bırakmamak için 20 tane powerade stokladığını hatta ve hatta hastaneye serum taktırmaya gittiğini bile paylaştı.Maçtan 18 saat önce yani dün gece halen ateşinin 37.5 olduğunu yazdı twitterdan tıpkı maça 3 saat kala son kez serum yediğini paylaştığı gibi.Koca hafta hasta hasta evde yatan idmana bile çıkmayan bu adam bugün Erdemir'i 80-75 mağlup ettikleri maçta 21 sayı 9 ribaundla oynadı.

Bu dev Letonyalı takımının bir üst sıradaki ve düşme potasından uzak kalma amacında direk rakibi Erdemir ile oynadığı kritik maç için fedakarlık yapıp sahaya çıktı ve işini yaparak takımına belkide galibiyeti getirdi.Ülkemize gelen pek çok yabancı gibi hastayım deyip evinde yatabilir,umursamayabilirdi.Şu yaptığı Kambala'nın profesyonelliğinin derecesini gösteriyor ve en büyüğünden alkış ve takdirleri hakediyor bence.


Perşembe, Aralık 30

Galatasaray CC:67 - Fenerbahçe Ülker:56

Bu maça kadar Abdi İpekçi'de oynadığı 6sı Beko Basketbol Ligi 4ü Euro Cup 10 maçta yenilgi yüzü görmeyen Galatasaray 2010 yılınının son derbisinde kazanıp liderliği ezeli rakibinden almak üzere Fenerbahçe'yi konuk etti ve 67-56 kazanarak Beko Basketbol Ligi'nin yeni lideri oldu.

Aslında maça iyi başlayan taraf Fenerbahçe Ülker'di.Ömer Onan'ın dış şutları,Ukic'in ve Kaya'nın içerden oyunlarıyla 15-5 ile 10 sayılık bir farkı yada yakaladıysa da çeyrek sonunda Galatasaray'ın maç boyu en etkili ismi olan Tutku'nun gazıyla 7-0 lık bir Galatasaray serisi geldi.O dönemde Oktay Mahmuti'nin 5 kısaya dönüp tam saha pres uygulamasına Spahija'nın tepkisiz kalması da bir etken oldu.

2.çeyrek kafa kafaya geçti devreyi Oğuz'un basketiyle 29-27 önde kapadı Fenerbahçe.3.çeyrekte dönem dönem gidip gelen oyun çeyrek 5 sayı farkla Fenerbahçe'nin lehine bitecekken Tutku'nun attığı son saniye 3lüğüyle Galatasaray lehine döndü.Aslında çeyrek için pek çok kez şans Galatasaray'ın yanında oldu diyebiliriz.Şimdi kim olduğunu hatırlamadığım uzun bir oyuncunun top elinde patlarken fırlattığı 3lük panyalık olarak girdi ki bu tam Fenerbahçe'nin fark açmak üzere olduğu zamanlardaydı.Bu ve bunun gibi şans faktörünün son kez Galatasaray'ın yanında olduğu an Tutku'nun farkı 2 de tutmasını ve son çeyreğe öyle girilmesini sağlayan 3lüğü oldu.

4.çeyrek başında da Spahija'nın Ömer Onan'a yapılan ve çalınmayan bir faul üzerine itiraz ederek teknik faul almasıyla ibre tamamen GS lehine dönmeye başladı.Maçın o dakikasına kadar Efes Pilsen döneminde sakinliğiyle dikkat çeken Oktay Mahmuti'nin kendini parçalarcasına itiraz eden hallerine sırtını sıvazlayarak karşılık veren hakemler Spahija'ya anında teknik faulu çalınca işler değişti.

Sonrasında Fenerbahçe'nin savunmayı sertleştirmesine rağmen hücumda Tomas başta olmak üzere Ukic'in de sessiz kalmasıyla sayı bulmakta zorlandı.Fenerbahçe taraftarının ''ah Mrsic olsaydı!'' diye iç çektikleri anlardı o anlar.

Sonuç olarak kaybedilen normal bir sezon maçı.Galatasaray Mahmuti ile birlikte iyi bir takım olmuş.Ancak Fenerbahçe'nin Vidmar ve Engin'in de dönüşü ile birlikte şampiyonluk adına yine en iddialı takım olacağı bir gerçek.


Cuma, Kasım 20

ÇEVİR KAZI YANMASIN!



2 gündür ortalık GS basketbol şubesinin yaptığı hatayla çalkalanıyor.Konuyu tam bilmeyenlere yardımcı olalım; GS basketbol takımının 16 Eylül 2009 tarihinde Cibona Zagreb ile yaptığı hazırlık maçında GS'lı oyuncu Cemal Nalga,Zagrebli oyuncuya attığı yumruk sonrası diskalifiye edilmişti.Bu maçtan sonra GS-Erdemir maçında oynamayan Nalga'nın,Türkiye Basketbol Federasyonunun kararını açıklamasından önceki gün takımın Almanya'da katıldığı hazırlık turnuvasında henüz cezası açıklanmamış olduğu için yasal olarak sahada olmasına engel yoktu ve forma giydi.Maçtan bir sonraki gün 24 Eylül'de TBF Disiplin Kurulu Cemal Nalga'ya 5 maç ceza verdi.


Aynı gün cezanın açıklanmasının ardından GS'ın rakibi Murat Didin'in koçluğunu yaptığı Deutsche Bank Skyliners takımıydı.Cemal Nalga kalan 4 maçlık cezasını bu maç ile çekmeye başlaması gerekirken sahadaydı.


Ancak resmi kayıtlarda sahada yoktu çünkü sezon boyunca 15 numaralı formayı giyen Cemal sahaya 7 numaralı Tufan Ersöz'ün formasıyla çıkmıştı.Maçta herhangi bi gözlemci olmadığı için resmi kayıtlarda Cemal oynamamış gözüktü.26 Eylül günü Tolga Öngören'in koçluk yaptığı Ludwigsburg takımıyla olan maçta yine aynı şekilde resmi kayıtlarda Tufan Ersöz'ün yerinde 7 numaralı forma ile sahadaydı ve 5maçlık cezasının 3.maçında yine resmi olarak oynamamış gözüktü..





Taa ki Oyak Renault'lu yöneticiler Cemal'in oynadığına dair istihbarat elde edene kadar.Almanya'da ki ajanslardan elde edilen fotoğraf ve görüntülerde olay ortadaydı.Görüntülerin nette yayınlanmasının ardından NTVSPOR'un da son dakika olarak yayında yer vermesi üzerine GS yönetimi düzenlediği toplantıyla tüm teknik heyetin görevine son verdi.

Olayın ardından GS basketbol şube sorumlusu Yiğit Şardan'da bugün istifasını verdi.Veyahut vermek zorunda kaldı.Zira maçın 4.çeyreğinin bitmesinin ardından yaşanan olaylarla ilgili ''Fenerbahçe'nin geçen yıl Efes Pilsen ile oynadığı final serisinde de şunlar şunlar olmuştu'' tarzında açıklamalar yapan bi insanın istifasını sunduğu açıklamasında olaylardan haberinin olmadığını söylemesi,insana bu nasıl sorumluluk dedirtir.Sorumluluk kazanılan maçlardan sonra çıkıp ''yendik işte,siz de bu maçta şunu yaptınız bize ne?'' tarzında açıklamalar yapmayı değil şubenin herşeyinden haberdar olmaktır.Sonra sorarlar adama: 20 aydır sürdürdüğün o görevinde takımın bir adım ilerlemesi için ne yaptın? Neyse ki böyle skandal denilebilcek olayın ardından istifasını vermeyi bilip son sorumluluğunu yerine getirmiştir.

Olay ortaya çıkar çıkmaz yapılan jet toplantı sonrası görevine son verilen Okan Çevik'in bugün yaptığı basın açıklamasında ki sözleri ise dikkat çekici :''Ceza verildiği tarihte Deutsche Bank Skyliners ve EnBW Ludwigsburg takımlarıyla hazırlık maçları yapmak üzere Almanya;daydık. Yurt dışında yaşayan gurbetçilerimizin yoğun ilgisi ve sevgisi ile karşılandık. Diğer kulüplerin taraftarları olan gurbetçilerimiz dahi üzerlerinde kendi takımlarının formaları ile gelip sevgilerini gösterdiler. Aynı şekilde, orada yaşayan Türklerden olduğu kadar Galatasaray adından dolayı Almanlardan ve diğer yabancılardan da büyük ilgi gördük. Avrupa'da adeta Türk olmanın bir markası haline gelmiş Galatasaray Kulübü'nün takımı olarak hem Türklerden, hem de yabancılardan gördüğümüz yoğun ilgi ve sevgi hepimizi derinden etkiledi. Öyle ki oynayacağımız müsabakalar, aslında sezon öncesi yapılan sıradan hazırlık maçları olmasına rağmen, oyuncularımız ve teknik heyet olarak bizde adeta Avrupa'da oynayacağımız bir kupa maçı, hatta milli maç baskısı oluşturdu''
Sana da sorarlar ey Okan Çevik; ya başında olduğun takım gerçekten bir euroleague maçında yer alıyor olsaydı? Ozaman napardın? Açıkçası ben Adnan Polat'ın görevine son verilen teknik heyetin herhangi bi açıklama yapmasına izin vermeyeceğini sanıyordum..Keşke düşündüğüm gibi olsaymış şu açıklama arkadaşlar ''biz ...tık şimdi sıvıyoruz'' tarzında..Hayır nedir yani Cemal Nalga'da bizim göremediğimiz bi potansiyel mi var.2005-2006 sezonundan bu yana gösterdiği performans ortada:

2005-2006 20 maçta 3.15 sayı 2 ribaund
2006-2007 32 maçta 3.84 sayı 4.1 ribaund
2007-2008 18 maçta 2.06 sayı 2 ribaund
2008-2009 29 maçta 4.55 sayı 3 ribaund.
Bu yılki ortalamaları da 5 maçta 8.4 sayı 4.5 ribaund..

Ne amaçla böyle bi işe gerek duydunuz içinizden hiçbiri bile mi buna karşı çıkmadı hepiniz mi göz göre göre yaptınız bu hatayı merak ediyorum gerçekten.

Olayın şimdilik masum gözüken tarafı Cemal Nalga.O da yaptığı açıklamada sadece kendisine söyleneni yaptığını dile getiriyor.Sana da sorarlar Cemal: Hiç mi düşünemedin bu olay ortaya çıkarsa ben de ceza alabilirim belki 1-2 yıl basketboldan men edilebilirim demedin mi kendi kendine?Bu hiç mi aklına gelmedi? Cemal 87 doğumlu..A takım seviyesine de yeni çıkmadı sonuçta anlıyorum basketbolu oynamış biri olarak yazıyorum bu satırları insan bıraksa bile oynamak ister,o deri topun parkede çıkardığı ses bambaşkadır herkes bunu anlayamaz fakat nolursa olsun yapılamaması gereken bi hatadır..Rezalettir..Fiyaskodur..Profesyonellikle asla bağdaşmamaktadır ve GS gibi bi kulübe yakışmamıştır..



Salı, Kasım 17

Galatasary C.C-Fenerbahçe Ülker TBL 5.hafta-Derbi'nin Ardından



8bin kişi..Galatasaray C.C takımının Abdi İpekçi de arkasında itici güç olarak kullanabileceği bukadar taraftarı yılın bir elin parmaklarını geçmeyecek günü toplayabileceğini basketbolla pek ilgilenmeyen,ilgisi spor haberlerinde duyduğu yada gazetelerin spor sayfalarını gezerken gözüne çarptığı kadarla sınırlı olan herkes bilebilir..
Salon dolmuş GS takımı motive maçın ilk üç çeyreğini de bence 13/29 luk üç sayı yüzdesinin yardımıyla önde kapatıyor..Peki maçın 4.çeyreğinde noluyor?GS takımı top Washington'un eline verip izliyor sadece..Son çeyrek 6-11 FB üstünlüğü ile bitiyor..Uzatmalarda FB nin Oğuz ve Greer ile kullandığı faul atışlarından yararlanamaması üzerine GS bu sezon FB karşısında futbol a ve a2 takımı erkek ve bayan voleybol takımlarına kaybettikten sonra ilk defa kazanıyor..
Maçın konuşulması gereken tarafı bunlar aslında..Ancak noluyorsa oluyor futbolun olmadığı bi haftasonunda kavgasız bi derbi geçemiyor..Karısını ve çocuğunu almış gelen ailelerin,Robert Enke'nin ölümünü anacak kadar duyarlı taraftarların da içinde olduğu 8bin kişinin içinden bir süperzekalı çıkıyor..Sahaya dalıyor atkısıyla akrobatik hareketler yapıyor,arkası geliyor tabi..Bir diğeri Kinsey'e vuruyor buna sinirlenen kinsey karşılık vermek için kovalıyor saldırganı ama oda hıncını soyunma odasına giderken belki küfreden belki el kol hareketi yapan belki de masum bir GS taraftarından alıyor..O taraftarın da hal ve hareketlerinden pek de sakin bi seyirci olmadığı kesin..Elbette sporcu ahlaklı olmalı Kinsey'in de yaptığı yanlıştır..Ama yazık günah be kardeşim tüm bu olayı bench ardındaki FB li olduğu iddia edilen bi bayana bağlamak ayıptır...Maçtan sonra sitelerde forumlarda 'siz yapıyoken iyiydi' tarzı yorumlar gırla..GS li yönetici çıkıyor Şekip Mosturoğlu da kimmiş diye açıklama yapıyor..Geçen sene FB Ülker-Efes Pilsen final serisinde çıkan olayları örnek gösteriyor..
Olay ezeli rekabetten çıkıp resmen iki kulüp arasında husumete dönüyor..Göz göre göre bunun gerçekleşmesine seyirci kalınıyor..
Bu ülkede tribünden sahaya inip benchte adam dövmek kahramanlık sayılıyor..Bu ülkede insanlar milli maçlarda arkasında durdukları oyunculara bir maçta ana avrat sövebiliyor,fiili müdahalede bulunabiliyor..Kinsey maçtan sonra açıklama yapıyor '' Bu sadece bir oyun..Böyle birşeyin NBA de olması imkansız..Ya bana yumruk atan kişinin elinde bi cisim olsaydı'' Adam hayatında böyle birşey yaşamamış..Dünyada bu tarz olayların yaşanabileceği başka bi ülke bilmiyorum..Utanıyorum ülkemden..

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...