Gençlerbirliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gençlerbirliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Mart 7

Gençlerbirliği:2 - Fenerbahçe:4 // Pes Etmek Yok!


2 hafta önce liderliği geri aldığımız İnönü'den Trabzon'un keyifli geçen maç sonrası 2-1 galibiyetle çıkarak maç fazlasıyla da olsa liderliğe geçmesi son haftalarda bir çıkış yakaladığı ortada olan Gençlerbirliği deplasmanını önemli hale getirdi Fenerbahçe için.

Alex'in 7 sezonda en çok golü attığı Gençlerbirliği deplasmanında genelde sıkıntılar yaşayan takım beklenenden daha rahat başladı maça.Ofsayt mı değil mi tartışmaları arasında kafalardan seken topu yumruğuyla az sonra kafasıyla onun üstünden aşıracak olan Lugano'ya doğru uzaklaştıran Serdar 2.golde de 'ucuz penaltı' eleştirilerine neden olacak pozisyonda Niang'a doğru tehlikeli girince bir anda 20 dakikada 2-0'ı yakaladık.

2-0 dan sonra ilk yarıda gördüğümüz umursamaz tavırlar tüm takımı etkisi altına aldı resmen.İlk golün şokuyla boğuşurken 2.golü de buldu Gençlerbirliği.Devre arasında hepimiz nasıl olacak nolacak telaşı içerisindeyken başlayan kar durumu iyice dramatik bi hale soktu.O sırada twitterda da yazmıştım ''şampiyonluğu getirecek olan onlar,isterlerse alırlar maçı,gençlerbirliği seri kontraya çıkıyo başka numaraları yok''.

Tüm bu telaşlara bir de yedekten girip oyuna etki edecek isim eksikliği çektiğimizi eklersek sıkıntı kapıdaydı.İkinci yarı daha hareketli başladı takım.15 dakika sonra karla bembeyaz olan zeminde biz topu tv de görmekte zorlanırken oyuncular nasıl görebiliyordu bilemiyorum.Dia-Baroni değişikliği geldi ve bundan kısa süre sonra Alex'in attığı milimetrik ara pasında Niang ağları bularak ikinci yarı tamamen tutuk bir görüntü sergileyen Gençlerbirliği'nin fişini çekti açıkçası.

Yine de bu takımda kendisine sövüldüğünden çok ihtiyaç olunduğu görüldü Selçuk'un.Yokluğunda da ilk tercih Özer değil kesinlikle Baroni olmalıdır.Keza Gökhan'ın da bir an önce yetişmesi iyi olur çünkü Bekir gibi taç kullanmayı dahi doğru yapamayan bi bek alternatifimiz var malesef.

Topu turuncusuyla değiştirmek gol olduktan sonra aklına geldi hakemin.Fenerbahçe kondsiyonları yok,60'tan sonra düşüyorlar eleştirilerine cevap verircesine diri ve güçlüydü.Santos'un önünü boşalttıktan sonra attığı şık gol maçın skorunu tayin ederken golden sonra kendisi ve Lugano da modaya uyarak sarı kart gördüler ve Galatasaray maçı öncesi cezalı durumdan kurtarmış oldular kendilerini.

Dün aldıkları zor galibiyet sonrası bugün Fenerbahçe'nin puan kaybını 4 gözle bekleyen Trabzon takımı ve taraftarı 2-0 sonrası hayal kırıklığı 2-2 sonrası da tekrar umutlu bekleyişi yaşadı.4-2 bitmesi eminim hele hele dünkü o zor galibiyetten sonra bi hayli koymuştur onlara.Belki 1 maçlık çok etkilenmeyeceklerdir ama lig sona yaklaştıkça umutla bekledikleri puan kaybı da gelmemeye devam ederse psikolojik olarak da bazı şeyleri kaybetmeye başlamaları pek muhtemel.

Yarış devam ediyor.Liderlik de öyle.Haftaya düşmemeye oynayan Konya ile içerde karşılacak Fenerbahçe Kasımpaşa karşısında yaşadığı konsantrasyon kaybı olarak adlandıracağım o düşüşü yaşamamlı.Yılmaz Vural Fenerbahçe'ye ters gelir çok puanını çalmıştır,geçen yıl Kasımpaşa ile Saracoğlu'ndan aldığı galibiyeti unutmayalım.Ama Konyaspor ile bunu yapmasının epey zor olduğunu düşünüyorum zira göreve geldiğinden beri Konya'da kötü giden takımda herhangi bir değişikliğe gitmediğini biliyorum.İlk 11'den sadece Erdinç'i ve rotasyon oyuncusu olan bir ismi kesmiş.Yine de Fenerbahçe'nin TT Arena öncesi riske atmayıp yüksek konsantre şekilde çıkması gerek maça.Geçmişte büyük takımlardan puanları toplayan ama Anadolu'ya kaybettiği puanlarla şampiyonluğu vermiştik bu yıl böyle olmasın.

Cumartesi, Mart 13

Gösterip de vermemek..



Sözün özü,Fenerbahçe'de vaziyet budur..Hayır olmayacaksa bilelim.Ama bu heveslendirip,umutlandırıp da zaten kırıkları anca yapıştırılmış hayalleri tekrardan bozmanın manası,mantığı nedir?Küçük çocukken hayatınız oyundur.Vitrini oyuncak dolu bir dükkanın önünde yere çöküp kıyameti koparan ve o oyuncak alınana kadar susmayan çocukları düşünün.Eve gelinir,oyuncakla oynarsınız ama yetmez.Sokağa çıkıp göstermek istersiniz arkadaşlarınıza.Herkes görmeli sokaktaki.Havası atılmalı onun.Evden çıkarken muhtemelen anne tembihler: 'yavrum göster ama elletme,kimselere de verme oyuncağını bak alırlar sonra kaybedersen hiç ağlama bana gelipte'

7 maçlık mahkumiyete zor da olsa son verilmiş.Zaten artık kimsenin 10 haftadan az kaldığı bir ortamda oyun falan beklediği yok.Ne yapıp edip bir şekilde 3 puan alınmalı.Geçen hafta o galibiyet alınmış önündeki rakibine koca bir adım yaklaşmıssın.Tüm taraftarın oh oh iyi oldu galip geldikten sonra rakip de kaybetti artık daha da motive olurlar haftaya' demiş.1 hafta umutla beklemiş maçı.İnanmış herkes.

Maçtan önce kadroyu görünce inanç bir kat artmış.'Tamam çabalıyor ediyor,defansı koşularıyla sağa sola çekiyor,hücum pres yapıyor ama güçsüz be arkadaş,takatı yok her daim' sözlerinin ortak görüş haline geldiği Guiza yok neden alındı bu adam neden 3.5 M€ verildi yedek otursun diye mi denilen Gökhan Ünal sahada.Üstelik orta saha kağıt üstünde güzel.Deivid,Emre,Christian,Wederson,Mehmet.Bakınca diyorsun ki ya bu orta saha ısırır.Bu orta saha üstünlüğü elinde tutar.

İşte o heyecanla kalktık gittik Çerkez'in kahvesine.10 dakika gecikme olunca yolda radyoda takip etmek icab etti,Deivid de pozisyonu kaçırınca dedik tamam oldu bu iş.Gel gelelim o pozisyondan sonra Bilica'nın vuramadığı top dışında pozisyon yok maçta.Gençlerbirliği hiç te öyle maç sonu Doll'un dediği gibi ofansif falan çıkmamış(Kahe 80lerde girmedi mi?) geride karşılıyor bizimkileri,gel gelelim bizimkiler 1 ileri 2 geri pas olayına girişmiş.Ne tempo var ne bişey.Deivid bişeyler yapmak istiyor ama ısrarla formsuzluğundan kurtulamıyor.Topuz sezonun en kötü,en isteksiz görüntüsünü sergiliyor.Cristian bildiğimiz 20 metrekarede gezinen stilinde ilk yarı tatsız tuzsuz tamamlanıyor.Neyse diyoruz Gençlerbirliği'ni ceza sahasına sokmadık en azından bu iyiydi.

İkinci yarı Gençler öyle bir başlıyor ki sağlı sollu geliyorlar.Öyle ki bizim gruptan bi arkadaş 'Gençler atsa da bizimkiler uyansa' bile diyor.Takım uyuyor resmen.Taraftarlar 'Fener gol gol gol,şampiyonluk gidiyor' diyor ama neye fayda.Kaybedilen maçlardaki taraftarlın üzgün görüntülerini oyunculara motivasyon diye izleten Herr Daum yedek kulübesinin kenarına yaslanmış izliyor maçı.Bir çık be hoca! Bir çizgiye kadar gel bir bağır çağır iki el kol yap takıma! Yok!!

Gökhan Ünal'a şans vermesi güzel.Zira ben Gökhan bir kaç maç ardarda şans bulursa kendisini gösterebileceğine inanıyorum.Bugün de Semih girene kadar bir kaç topu indirip tutmasını bildi.E n azından Guiza'nın yapamadığı bişey bu.Semih girdikten sonra özellikle Emre'nin mücadelesi bir işe yarıyor takım ilerisiyle daha rahat temas sağlıyor.Semih,Emre,Gökhan arasında tek paslarla pozisyonlar yaratılmaya çalışılıyor.Bunlardan birinde Gökhan'ın kafası biraz da şanssızlıkla direği buluyor.

Bunun dışında dikkat çeken başka birşey.Takım 65-70 ten sonra ayakta durmakta zorlanıyor.Başta Santos olmak üzere pasları bile zar zor verir hale geliyorlar.Emre'nin mücadelesi azmi çabası iyi güzel tamam ama abartmamak lazım.Sonuçta olması gereken bu.Şampiyonluğa oynuyorsak herkes bu çabayı gösterecek.3tane frikik kazanıldı.Topuz,Wederson ve Santos birer olmak üzere hepsi üstten aut.Yahu arkadaş bukadar idman yapıyorsunuz.Paslı kullanılmaz mı hiç?Ne bileyim arka direğe ortalamak gibi atraksiyonlar denenemez mi?

Şunu merak ediyorum.Yönetim de transfer yapılmadığından dolayı rahatsız olmayan tek bir kişi var mıdır acaba? Kazım gibi bir adam dahi aranır hale geldi bu takımda.Wederson yine Santos'la idare ediyordu solu.Bugün Santos da 2.yarı Wederson'a hiç destek olmayınca ordan da atak gelmedi.Sağ tarafta zaten Mehmet Topuz'dan bir kanat oyuncusu gibi oynamasını beklemenin mantıksızlığı üzerine konuşmaya gerek yok her maç ispat ediyor adam bunu.

Yazın ne tür hamleler yapılacak bilmiyorum ama,şu sezonun bu şekilde kaybedilmesi çok yazık olacak.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...